Eğer benim bloğumu takip ediyorsanız orada vurgulamaya çalıştığım bir konuyu dün oynanan Galatasaray-Beşiktaş maçında görme imkanınız vardı.
Daha tecrübesiz ve daha atlet oyunculardan kurulu takımlar top sayısını artırarak avantaj yakalamaya çalışır. Tecrübeli oyunculardan kurulu takımlar ise daha kontrollü oynayarak yüksek yüzde yakalamaya çalışırlar.
Eğer top sayısını artıran atlet oyunculardan kurulu takım normal bir şut yüzdesi ile oynarsa tüm rakiplerini yenme imkanını yakalar.
Galatasaray rakip potaya 25 ikilik ve 26 üçlük atmış, yaklaşık 11 adet faulle kesilen atışı olmuş.
Beşiktaş ise rakip potaya 50 ikilik ve 22 üçlük atmış ve yaklaşık 9 adet faulle kesilen atışı olmuş.
GALATASARAY TOPLAM 62 ATIŞ YAPARKEN BEŞİKTAŞ TAM 81 ATIŞ YAPMIŞ. Bu çok çok önemli bir fark.
Bu durumda maçın sonucunu belirleyen Galatasaray'ın yüksek şut yüzdesi ve yaptığı savunma olmuş.
BEŞİKTAŞ'IN SORUNU
Ufuk Sarıca hızlı hücumda özgür oynayan oyuncularını biraz olsun disipline etmek için set hücumlarında çok paslı düzenleri tercih eder. Ancak Karşıyaka'da mükemmel hale getirdiği bu uygulama henüz Beşiktaş'da oturmamış.
Dünkü maçta Beşiktaş'ın set hücumlarında da bireysel hücumları gördük.
Galatasaray ise rotasyonu daraltarak oyuncuların gerçek performanslarına ulaşmasını sağlamış gözüküyor. Her şey Ergin Ataman'ın istediği gibi gelişti ve her hangi bir sürprize fırsat verilmedi.
Murat Didin'in programda söylediği gibi "Bir içeriye gireyim de bakalım neler olacak" diyen kısaların yerine, Sinan gibi orijini guard olmadığı için tüm maç baskı yiyen ancak tüm bunlara rağmen takımını mükemmel oynatan bir oyuncuya sahip olduğu için Galatasaray çok şanslı.
Kaynak: Basketfaul



