Fenerbahçe BEKO, Euroleague’de dişiyle, tırnağıyla kazıyarak geldiği zirveden tepetaklak aşağıya doğru yuvarlanmaya devam ediyor…
Elbette zamanlama açısından çok kritik bir dönemece denk gelen sakatlıkların da bunda fazlaca payı var… Ancak üst üste 9 galibiyetin ve liderliğin geldiği dönemde, geçen yıl kendisini şampiyonluğa taşıyan ‘takım kimyasının’ getirisiyle sivrilmiş olsa da, üzerine fazlaca yük binen bazı oyuncuların yıpranması ile gelen ritm kaybı, ‘ana unsur’ olan savunma direncinin dibe vurması, aslında kadro yapısı itibarıyla Sarı-Lacivertli takımın ne kadar da ‘kırılgan’ bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne seriyor…
Üst üste 4 olmak üzere son 7 maçta gelen 6 yenilgi, Fenerbahçe BEKO’nun o en çok takdir edilen inatçı, yenilgiyi kabullenmeyen, kararlı ve dirençli karakterinden uzaklaştığını işaret ediyor bizlere…
Hapoel Tel Aviv ile Sofya’da oynanan seyircisiz maçta, önceki benzerlerinden çok da farklı olmayan bir senaryo ile kaybettiğini gördük Sarı Kanarya’nın… Oyuna yine motivasyon noktasında ‘sıfır’ noktasına yakın bir seviyede başladı Fenerbahçe… Ve yine tıpkı son birkaç maçta olduğu gibi kısa sürede çift haneli geriye düşüp, ’ayıkla pirincin taşını’ modunda geçirdi oyunun kalanını… Sakatlıktan dönen Melli’nin henüz hazır olmaması, Hall’un onca maça rağmen yine verimini yukarı çekememesi, Horton Tucker’ın, rakiplerin kendisine yönelik aldığı tedbirlerle etkisinin ‘yok’ denecek kadar azalması, Tarık’ın devreye girememesi ama tüm bunların ötesinde uzunlarda ‘ezilmesi’ en can alıcı detaylardı. Hapoel’in uzunu Dan Oturu, sadece 24 dakika sahada kalıp Fenerbahçe’nin tüm uzunlarının verimliliğinin toplamını 3’e katladı!.. İsrail ekibinin coachu Itoudis, 3 dakika süre alan Randolph’ü bir kenara koyacak olursak, maçı 8 oyuncu ile döndürdü. Fenerbahçe’de ise coach Jasikevicius, çaresizlik içinde 40 dakika boyunca doğru beşi bulabilmek için 12 oyuncusunu da sahaya sürerek arayışa devam etti ama bulamadı!..
Fenerbahçe BEKO, 9 maçlık seri sırasında da, öncesinde de farklı geriye düştüğü senaryolarda o geri dönüşün fitilini ateşleyip, maçı kazanma noktasına getirip, vurup gidebiliyordu. Ama dün de gördük ki, hele de kırılma maçlarının olduğu bir dönemde çift haneli geriye düşüp sonra geri gelmek için ‘tırmalayıp, durup’ o ateşi yaksanız da karşı taarruz gördüğünüzde, rakip de savunmada vites arttırdığında o ateşi canlı tutmak artık mümkün olmuyor. Üçüncü çeyrekte farkı 5 sayıya çektikten sonra yaşanan ve maçın da ne yazık ki ‘noktalanmasına’ neden olan o 14-0’lık Hapoel serisi de Fenerbahçe’nin bu anlamda yaşadığı direnç ve güç kaybının yeni bir dışa vurumuydu.
Tüm bu olumsuzluklara, son 7 maçta alınan 6 yenilgiye, takımın oyun kalitesindeki düşüşe, direnç kaybına karşın hala bu girdaptan kurtulup ‘ayağa kalkabilmek’ için fırsat var önünde Fenerbahçe BEKO’nun… Gerçek şu ki, sahip olduğu krediyi cömertçe tüketmiş olsalar da, hala, aşağıdaki birçok takımın ‘rüyalarını süsleyen’ ilk 4’ün içindeler!..
Bir ‘kıvılcım’ gerekiyor, üzerindeki ölü toprağını savurabilmek adına Sarı-Lacivertliler’e… İşte bu anlamda Real Madrid ile İstanbul’da oynanacak olan maç bu anlamda bir nevi ‘final’ niteliğinde… Elbette tüm bu olumsuzlukların, direnç kaybının, peformans düşüşünün, özgüven kaybının getirdiği sıkıntıların bir çırpıda yok olması mümkün değil… Ama ne olursa olsun 40 dakika mücadele edip, o savaşımı göstermek, ‘enerjisini savunmadan alan takım’ olarak yeniden yükselmenin yolunu açmaya yetebilir… Perşembe akşamı dolu tribünler önünde, o desteği gördüğünde eminim Fenerbahçeli oyuncular da buna en güzel şekilde reaksiyon göstereceklerdir.
Gökhan Türe






1- Elbette zamanlama açısından çok kritik bir dönemece denk gelen sakatlıkların da bunda fazlaca payı var…
2- ……..Sarı-Lacivertli takımın ne kadar da ‘kırılgan’ bir yapıya sahip olduğunu gözler önüne seriyor…
Yani Gökhan Bey şimdi bu ne perhiz bu ne lahana turşusu… 3 ay aralıksız arş-ı alâ’ya çıkaran siz değil misiniz bu takımı?!!!?! Sakatlık mı?!?! Pana iki yıldır hiçbir maça tam kadro çıkamadı, Oly sakatlıklar yüzünden 3 yılda 3 takım kurdu (20 oyuncu aldı) , İtalyanlar bu yıl iyi başladı “La yoksa o yıl bu yıl mı?” dediler sakatlıklar yüzünden yine başa döndüler, Kızılyıldız’da iki oyuncu sezonu kapadı, sakatlıklara girmiyorum, Efes be Efes!!! Aha Larkin yeni dönüyor 🤣🤣🤣 Geçen yıl FB’nin en büyük sorunu pota altıydı rakiplerinde sağlıklı uzun kalmadı finale gelene kadar🤣🤣🤣 Yazmıştım sık sık “FB için tüm kainat pozisyon aldı” deyu!!!
Kırılgan olduğu yorum tamamen felaket ona yorum bile yapamıyorum!!!