Devlere zaman gerek / İSMAİL DURLANIK
25.10.2021 - 12:08

NBA’de altı ay sürecek normal sezon başladı. İlk hafta inişli çıkışlı performanslar izledik. Sezonun açılış maçında şampiyonluktaki güçlü rakibi Brooklyn Nets’i yenen Milwaukee Bucks Jrue Holiday ve Brook Lopez’den yoksun çıktığı bir sonraki maçta Miami Heat’ten fark yedi. Lakers’ı deplasmanda üstün bir oyunla mağlup eden Phoenix Suns, Portland deplasmanında 29 sayıyla rakibine boyun eğdi. Bu dalgalanmaların bir süre daha devam etmesini bekliyorum. Çünkü hemen hiçbir takım hazır değil. Form tutacaklar, yeni kurulan kadrolar uyum sağlayacak. Daha sağlıklı bir değerlendirme için en az bir iki ay beklememiz gerek.  

Doğu’da Charlotte Hornets, Chicago Bulls ve Washington Wizards, Batı’da ise Golden State Warriors, Utah Jazz, Denver Nuggets ve Minnesota Timberwolves yenilgisiz devam ediyor. Ancak bunda kolay fikstürün etkisi büyük. Şampiyonluk adayları Los Angeles Lakers ve Brooklyn Nets 3 maçta sadece 1 galibiyet alarak beklentilerin altında kaldı. Yenilgiler kadar kötü savunma ve organize olamamak dikkat çekiciydi. Lakers yepyeni kurulmuş bir takım, Westbrook’la oynamaya çalışıyor, Nets ise Kyrie Irving’siz bir yapı oluşturmaya çalışıyor. Bir süre onlara kredi açmak gerek. Zamana ihtiyaçları var.

Sezonun ilk maçlarında bazı alışkın olmadığımız bazı görüntülere şahit olduk. Örneğin Grizzlies, Steven Adams’ı pas istasyonu olarak kullandı. Kariyer asist ortalaması 1.2 olan Avustralyalı basketbolcu ilk üç maç itibarıyla 4.7 asist ortalamasıyla oynadı. Özellikle Clippers ve Lakers maçlarında hand-offlar ve kat eden oyunculara verdiği paslarla bayağı etkili oldu. Denemeler yapmayı sevmesiyle tanıdığımız Clippers Koçu Ty Lue bu alışkanlığını sürdüreceğini gösterdi. Geçtiğimiz yıl play-offlarda Paul George’u ana hücum yönlendirici olarak kullanmış ve iyi sonuç almıştı. Bu sene o rolü Reggie Jackson’a verdiğini gördük. Bu durumun denemeden çok ihtiyaca yönelik bir hamle olduğunu düşünüyorum. Kawhi’nin yokluğunda takımın yükü Paul George’un omuzlarında. Bitirici olarak kullandığı ve verim aldığı Reggie Jackson’ı dönem dönem hücum yönlendirici olarak kullanarak George’un üzerindeki baskının en azıdan bir miktarını almak istediğini düşünüyorum. Bu rolde Nicolas Batum, Terance Mann ve Luke Kennard gibi farklı alternatiflere de yönelmesini bekliyorum. Cavaliers Koçu J. B. Bickerstaff ise en çok şaşırdığım hamleyi yaptı ve 2.11’lik Lauri Markkanen’i 3 numara oynattı.  Fin basketbolcu 2.13’lük Evan Mobley ve 2.11’lik Jarret Allen’la birlikte aynı anda sahada kalarak bir anlamda Cavaliers’in üçüz kulelerini oluşturdu. 97-98 sezonunda Gregg Popovich, Spurs’da Will Perdue, Tim Duncan ve David Robinson’la benzer bir deneme yapmış ancak ısrarcı olmamıştı. O yıllarda yarı saha basketbolu oynandığı için 2.11 üzeri üç oyuncuyla sahada kalmanın bir mantığı vardı. Günümüzün atletizm ve sürate dayalı basketbolunda bu denemeyi garipsedim. Bakalım Bickerstaff üç uzunla oynamaya ne kadar devam edecek?

Bu sene bolca konuşacağımız Lakers’ın iyi başlamadığını belirtmiştim. Yeni kurulmuş bir takım olması, çok sayıda sakat oyuncusunun olması nedeniyle ilk iki maçı kaybetmeleri anlaşılabilir olsa da çok kötü savunma yaparak ve en ufak bir direniş göstermeden kaybettiler. Lebron James dışında olumlu katkı yapan oyuncu neredeyse yoktu. Lebron da şuta dayalı bir oyun sergiledi. Alıştığımız şekilde delici hücum etmedi. Yüksek yüzdeyle üç sayı atması bu alanda iyiden iyiye aşama kaydettiğini gösterdi. Lakers’ın uyum, savunma ve diğer sorunlar için zamana ve denemeye ihtiyacı var. Memphis maçını son periyottaki etkili oyunla kazandılar ama savunma gene rezaletti. Koç Vogel ilk üç maçta mümkün olduğunca Lebron ve Westbrook’u aynı anda sahada tutmamaya özen gösterdi. Bence de doğrusu bu. Lakers’ın kötü başlamasına rağmen düzeleceğini düşünüyorum. Ancak Anthony Davis’in sebebi her ne olursa olsun Dwight Howard’ın üstüne yürümesi takımdaşlık olgusunu ortadan kaldıracak bir hareket. Howard hiç de alışkın olmadığımız biçimde sakin kalmasa yumruklaşmaya kadar gidebilirdi olay. Anthony Davis takım arkadaşlarına atarlanma yerine rakipleri durdurmaya odaklansa daha iyi yapar.   

Türkler sezona iyi başladı

Temsilcilerimiz açısından sezonun bayağı parlak başladığını söyleyebilirim. Furkan Korkmaz 20 dakika ortalamayla oyunda kaldığı 3 maçta 13.7 sayı 3.3 asist ortalaması tutturdu. Bu yüzdeyi koruması zor ama % 46 yüzdeyle 3 sayı attı. Özellikle 11’de 7 isabet oranıyla 22 sayı 5 asist yaptığı Pelicans maçında çok iyi oynadı. Furkan Korkmaz’ın asist katkısı bir nokta şutörden fazlasını yapabilecek bir basketbolcu olduğunu göstermesi açısından olumlu. Arkasında Georges Niang gibi önemli bir rakibi varken oyunun diğer yönlerine katkı yapabileceğini daha sık göstermeli. Bir diğer tecrübeli temsilcimiz Cedi Osman 18 dakikada 9.5 sayı ortalaması tutturdu. Furkan’ın aksine diğer alanlara katkısı sınırlı kaldı Cedi’nin. 95 doğumlu oyuncumuz muhtemelen Koçu Bieckerstaff’ın isteğiyle üç sayı temelli oynuyor. Bu konuda fena da iş çıkarmıyor ama Cedi Osman çok yönlü bir oyuncu. Sayı kadar asist ve ribaunt katkısı da yapmalı. Yüksek yüzdeyle 9.5 sayı atması güzel ama maçta 2 ribaunt ve 1.7 asistte kalması onun adına eksi. Cedi istatistik kağıdının pek çok bölümünü dolduran bir oyuncu. Bu özelliğini daha sık hatırlamalı.

Gelelim çaylaklara; Alperen Şengün ilk üç NBA maçında 18 dakika ortalamayla 8 sayı, 4.7 ribaunt, 2.3 asist ve 2 top çalmayla beklentileri karşıladı. Şimdilik üç sayı çizgisinin gerisinden isabet bulamadı ama çok yönlü oyunuyla ileride daha iyi olacağının sinyalini verdi. Basketbol zekası üst düzey olan basketbolcumuz daha da gelişecektir. Süre buluyor ve karşılığını veriyor. Bu, başlangıç için kabul edilir ama yeterli değil. Çok daha iyisini yapacağını o da bizler de biliyoruz. Bir diğer çaylak oyuncumuz Ömer Faruk Yurtseven, Miami Heat’ın farklı kazandığı Milwaukee Bucks maçında 8 dakika süre buldu. 8 sayı ve 3 ribauntla az zamanda çok iş yaptı. Klasik pivot oyunuyla orta mesafeden skor bulan Ömer’in işi diğer temsilcilerimize oranla daha zor. Çünkü net rolü yok. Takımın 3. pivotu konumunda. Nitekim Heat’in bir sonraki Indiana Pacers maçında kadroda yer almasına karşın süre bulamadı. Daima oynamaya hazır ve konsantre olmalı.  Bucks maçı örneğindeki gibi süre bulduğunda en iyisini yapmaya çalışmalı. NBA’e kapağı atana kadar çok zorlu yollardan geçen 98 doğumlu pivotumuzun rotasyonda kendine bir yer kapacağına inanıyorum. Bugüne kadar yaptıkları bunu da yapacağının teminatı. 

 

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz