28 Şubat 2026, Cumartesi
spot_img
Ana SayfaEUROLEAGUEDerya Yannier: İlk kez sezonu zarar etmeden bitirebiliriz

Derya Yannier: İlk kez sezonu zarar etmeden bitirebiliriz

Fenerbahçe Beko Genel Menajeri Derya Yannier’in Dünya gazetesine verdiği röportajım tam metni yayımlandı.

Spor gazetecisi Alp Ulagay’a konuşan Yannier, Fenerbahçe’nin ekonomik durumu, gelir gider dengesi ve NBA Avrupa projesi hakkında önemli açıklamalar yaptı.

Biraz Fenerbahçe Beko’nun ekonomisini konuşalım. Nasıl bir odağınız var bu konuda?

– Burada en önemli önceliklerden biri sportif başarıyı yakalarken bir yandan da finansal dengeyi sağlayabilmekti. Sürekli bütçe toplantıları yapıyoruz. İş geliştirme kısmındaki arkadaşlarla gelir yarattığımız kısımları değerlendiriyoruz. Nereden daha fazla gelir yaratabileceğimizi düşünüyoruz. Biletleme departmanıyla hem taraftarımızı bir şekilde memnun edecek farklı projelere hem de ek gelir olanaklarına bakıyoruz. Bir yandan da işin gider kısmıyla ilgilenen sizi sürekli daha fazla harcamaya yönlendiren bir basketbol operasyonu var. Sürekli daha fazlasını talep eden bir taraftar, sizden beklenti halinde olan bir yönetim de var.

Buradan bütçeye geçelim. Altı aylık rakamlara göre Fenerbahçe Beko’nun 626 milyon TL geliri, 671 milyon TL gideri var. Yani 1 milyon euroyu geçmeyen bir zarar söz konusu. Gerçekten toplam bütçede aşağı yukarı neredesiniz?

– Açıkçası hep şunu söylemiştim: Fenerbahçe’yi sportif anlamda alışık olduğu yere geri getireceğiz. Fakat bunu yaparken bütçe dengesini de sağlamamız gerekiyor. Geldiğimiz noktada sportif kısmı herkesin değerlendirmesine bırakıyorum. Harcamayı azaltmadan hatta üzerine bir tık koyarak 4-5 sezon öncesindeki oyuncu bütçesinden şu an daha yukarıdayız. Fakat o dönemde 13-14 milyon euro zarar ediyorduk. Geçen sezonu 4 ila 5 milyon euro zararla kapattık. Bu sezon sonu geldiğinde bunu başa baş hale getirmeyi hedefliyoruz. Eğer başarabilirsek basketbol şubesi tarihinde ilk kez zarar etmeden bir sezonu bitirecek. En çok gururlandığım konulardan biri bu. Gerçekten gelirler çok ciddi düzeyde arttı ve bu organik bir şekilde oldu. Tabii bundan sonra bunu sürdürülebilir bir yapı haline getirmek lazım. Bunu yaparken Avrupa basketbol oyuncu piyasası da yükseliyor. Başarılı olduğunuzda bir şekilde elinizdeki oyuncular, antrenörler, hatta kondisyonerler ve masörler herkes değerleniyor. Geçen sene baş fizyoterapistimiz ve kondisyonerimizi kaybettik. İkisi de çok değerli kişilerdi. Çok ciddi teklifler aldılar. Bu bütçelere çıkmayı doğru bulmadık ve oyunculardan önce onlar transfer oldu.

Bu sezon gelir ve gider 28 ila 30 milyon euro mu olacak?

– Bu sezon 30 milyonun biraz üzerinde bütçemiz. Tabii ki vergi ve diğer her harcama dahil bütçeden bahsediyorum. Yani brüt bütçemiz 30 milyon euronun üzerinde. Ama gelirimiz de 30 milyonun üzerinde. Gelirin yaklaşık yüzde 30’luk kısmı gişeden yani bilet satışından geliyor. Hem dijital hem normal sponsorluk gelirlerinin toplam payı yüzde 50’nin üstünde. Bu arada organizasyonlardan, yani Euroleague ve TBF’den sağladığımız gelir yani medya geliri ve sponsorluktan gelen pay toplam bütçemizin yüzde 10’u kadardır. Euroleague’de sportif dereceye göre aldığımız bir miktar da var. Yani bütçemizdeki payı yüzde 10 ila 13’tür.

Bu medya gelirlerinin payının daha yüksek olması gerekmez mi?

– Fenerbahçe markasının bu organizasyonlardan daha fazla gelir elde etmesi lazım. Yaklaşık iki-üç senedir kavgasını verdiğim bir konu var: Euroleague’deki gelir dağıtımı modelinin çok adil olmadığını düşünüyorum. Şu anda tamamen yerel televizyon anlaşmaları üzerine kurulmuş bir dağıtım modeli var. Bu geliri sadece bir takımın alabiliyor. Kimi ülkede de iki-üç takımın bölüştüğü bir senaryo var. Kulübün geçmiş sportif başarısı, marka değeri, global izlenirliği, sosyal medya erişimi hiçbir şekilde baz alınmıyor. Bu, dünyadaki örnekleri baz alınca çok çağ dışı bir yöntem. Çünkü bu yerel televizyon kanalları bizim maçımızı da satarak para kazanıyor. Bu sistem değişirse otomatikman Euroleague’den daha fazla para alacak Fenerbahçe. Yakın gelecekte oradan bir ek gelir alacağız diye ümit ediyorum.

Peki ürün satışları Fenerium’a bağlı. Oradan basketbola aktarılan bir pay var mı hiç?

– Bu da diğer Avrupa ülkelerine göre aslında handikaplı olduğumuz bir nokta. Yani ürün satışı, forma satışı ve biraz önce bahsettiğim Yellow ürünleri gibi basketbolla ilgili satışların hepsi Fenerium bütçesinde gözüküyor.  Sonuçta bu satışlar Fenerbahçe’ye katkı sağlıyor ama bütçemizde gelir olarak gösteremiyoruz. Bazı basketbol kulüpleri bunu da gelir gösterebiliyor. Biz de bunu katsak belki bugün itibariyle kârda olacaktık.

Son olarak NBA Europe için 2027 hedefini gerçekçi buluyor musunuz? Ve Fenerbahçe’nin buradaki duruşu nedir?

– Öncelikle Fenerbahçe bu sürecin başından beri en kritik noktalardan birinde. Euroleague’de 20 senedir süren bir ortaklığımız var. Orada çok önemli bir rolümüz ve görevimiz var açıkçası. Bir yandan da yeni organizasyonlar kurulurken Fenerbahçe en önemli markalardan biri olduğu için herkes zaten kapımızı çalıyor. Bu anlamda en önemli öncelik tabii ki Fenerbahçe’nin menfaatini düşünmek. Ama bir yandan bu kadar kritik noktalardayken süreçlere yön verebilmek de önemli. Çünkü en önemli konulardan biri Avrupa basketbolunun sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlayabilmek. Ve bu anlamda da çok kişiyle görüş alışverişinde bulunuyoruz, çözüm üretmeye çalışıyoruz. NBA’in Avrupa basketbolunun kapısını çalmasını çok değerli buluyorum. En ideal senaryo Euroleague’in NBA’le ortaklaşa bir iş yapması olacaktır. Bunu bu noktaya getirebilmek kolay değil tabii ki. Çünkü FIBA da var işin içinde. Çok farklı önceliklerin bir araya gelip aynı masaya oturması gerekiyor. Bu anlamda herkesin ortak paydada buluştuğu, global anlamda NBA ile entegrasyonun biraz daha fazla sağlandığı, Avrupa’da oynayan yıldız sayısının arttırılmasıyla sonuçlanan ve gerçekten bir ticari atılım yakalanan bir çözüm üretilebilir diye umuyorum.

Röportajın tamamı için tıklayınız.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler