Boston’ın gücü yetmedi / İSMAİL DURLANIK
02.05.2022 - 17:25

Boston Celtics-Milwauklee Bucks serisi beklediğim gibi fizik fiziğe mücadeleye sahne oldu. Her iki takımın boyalı alanı çok iyi savunması dış atışlara yönelmelerine yol açtı. Celtics, Giannis Antetokounmpo’yu perimetrede Marcus Smart’la boyalı alana yöneldiğinde ise Al Horford’la ve yardım getirerek savundu. Özellikle 36 yaşındaki Al Horford’un Antetokounmpo’yla vücut vücuda mücadelede geri adım atmaması etkileyiciydi. Yunan basketbolcu sert savunma karşısında % 36 gerçek şut yüzdesinde kalmasına rağmen 24 sayı, 13 ribaunt ve 12 asist yaparak ne yaparsanız yapın oyuna etki etmeme engel olamazsınız mesajı verdi.  % 60’la üç tane üç sayı isabeti bulan Jrue Holiday’ın ortam mesafeden % 33’le atması pota altının ne derece iyi savunulduğunun göstergesi oldu.   

Top kayıpları maçın dikkat çekici bir diğer özelliği oldu. Milwaukee, Boston’ı top kaybına zorlayarak ve ribaunlarda kurduğu üstünlükle maçın kazananı oldu ve saha avantajını ele geçirdi. Khris Middleton gibi kritik anların etkili skorerinden mahrum elde edilen galibiyete rağmen Bucks bir an bile gevşememeli. Boston Celtics hafife alınacak bir takım olmadığını Nets serisinde gösterdi.   

Savaşçılar pivotsuz kazandı   

Memphis Grizzlies-Golden State Warriors belki Bucks-Celtics maçı kadar savunma şovuna sahne olmadı ama son ana kadar kimin kazanacağının belli olmadığı büyük bir mücadeleye sahne oldu. Golden State bir dizi olumsuzluk yaşamasına rağmen Grizzlies deplasmanında kazanmayı başardı. İlk yarının sonunda Draymond Green’in saçma bir faulle oyundan atılmasıyla boyalı alanda alternatifsiz kalan savaşçılar bu yetmezmiş gibi en büyük silahı olan üç sayılarda da istediği sayıda isabet bulamadı. Buna rağmen geri adım atmayan Warriors hücum ribauntları ve Poole, Curry ikilisiyle maçta kalmayı başardı. Koç Steve Kerr’ün dış atışları riske etme taktiği galibiyeti getiren bir başka faktör oldu. Boz ayılar dış atışlara yönelince maçın son dakikaları hariç en iyi yaptıkları iş olan potaya yönelmeyi unuttular. Buna rağmen son saniyede Ja Morant pota altında bitirebilse maçın galibi Grizzlies olacaktı. O kadar yakın geçti maç.   

Golden State değerli bir galibiyet elde etti ama boyalı alandaki zaafı bir kez daha ortaya çıktı. Takımın tek pivotu Kevin Looney tüm çabasına rağmen hücumda etkisiz eleman olduğu için 15 dakikadan fazla oyunda kalamıyor. Koç Kerr haliyle beşe dört hücum etmeyi tercih etmiyor. Draymond Green boyalı alanı savunabiliyor ama Grizzlies gibi kısaların potaya penetre ettiği bir takım karşısında nereye yetişeceğini şaşırıyor. Warriors bu defa kazandı ama boyalı alan diğer maçlarda sorun olmaya devam edecek.   

Grizzlies ise Jaren Jackson JR ve Ja Morant dışında ofansif katkı alamayınca tüm avantajına rağmen maçı kaybetti. Desmond Bane etkili olamadı. Dillon Brooks ise % 25 gerçek şut yüzdesi ve üç airbolla hayal kırıklığı yarattı. Memphis ilk maçtan gerekli dersi çıkarır ve rakibin istediği gibi değil kendi oyununu oynarsa tur için şansı olur. Bakalım diğer maçlar neler getirecek. Her iki takımın da çözmesi gereken sorunlar var. Ancak tecrübe faktörü Golden State’ten yana.        


Kim bu Jose Alvarado?  




New Orleans Pelicans ilk turda Phoenix Suns’a 4-2 yenilerek elendi ama sergilediği mücadele alkış aldı. Ligin en çok kazanan ve şampiyonluğun en büyük adayını sistem dışına itmeyi başardılar. Sezona 14 mağlubiyet 3 galibiyetle başlayan bir takım için böylesi bir final inanılır gibi değil. Koç Willie Green başta olmak üzere tüm Pelicans oyuncularının sergilediği karakter saygıyı hak etti. Aralarındaki yeni bir isim ise yaptıklarıyla ‘kim bu?’ dedirtti. Gelin o ismi yakından tanıyalım. Porto Riko asıllı Jose Alvarado, Georgia Tech üniversitesinden mezun olduktan sonra bu sene drafta katıldı ama seçilemedi. NBA standartlarına göre kısa sayılan 1.83 boyu ve şut atamıyor oluşuyla tercih edilmemesi normal. Alvarado her istenilmeyen oyuncunun yaptığını yaptı ve kapısından giremediği NBA’in bacasına yöneldi. Önce yaz ligine katıldı. Ardından onlarca deneme antrenmanı sonrası enerjisi ve mücadele azmiyle Pelicans stafının dikkatini çekti ve çift taraflı kontratla kadroya dahil oldu. Kadrosunun büyük bölümü savunma yapmayan/yapamayan Pelicans için savunmacı bir gard çölde vaha gibi kıymetli. Haliyle bu özelliği Alvarado’nun Koç Green’den 54 maçta 15.4 dakika ortalamayla süre kapmasını sağladı. 23 yaşındaki oyun kurucu aldığı sürenin karşılığını vererek koçunun güvenini kazandı. Savunma konsantrasyonu ve rakip gardlara yaptığı baskıyla önemli bir açığı kapattı. İşin hücum kısmında Alvarado için iyimser olmak zor. Hızlı hücumlarda iyi delici ama sete sette şutu için epey yol kat etmeli. Öte yandan Pelicans teknik ekibinde ligin en iyi şut koçlarından biri olan Fred Vinson’un bulunması Alvarado için büyük nimet. Eminim şutunda belli seviyeye gelecektir.   

Alvarado’yu ilgi çekici kılan yaptıkları kadar yapış şekli. Maç başına 1.2 top çalıyor ki aldığı süreyi göz önüne aldığımızda bu konuda bayağı iyi diyebiliriz. Top çalma biçimini ‘kendini unutturarak’ şeklinde tanımlamak mümkün. Bir köşede saklanıyor ve top elinde olan oyuncunun arkasından hızlıca yaklaşarak topunu çalıyor. Olay o kadar hızlı gelişiyor ki topu kaybeden oyuncu adeta ne olup bittiğini bile anlayamıyor. Tam bir sinsi ????Bu numaraları sezon içinde yapmasını normal karşılıyorum da Chris Paul’e karşı üstelik play’off’ta yapması ve başarılı olması beni şaşırttı. Alvarado, Chris Paul’ün sadece toplarını çalmakla kalmadı yaptığı tuhaf hareketlerle konsantrasyonunu bozdu. Adeta kafasının içine girdi. Paul serinin genelinde çok iyi oynadı hatta bana göre turu Phoenix’e getiren isim oldu. Ancak Alvarado’ya maruz kaldığı dakikaları hatırlamak bile istemediğine eminim. Porto Rikolu basketbolcu bir çaylak basketbolcuya göre çok cesur, çok cüretkâr ve başarılı.  

Top çalmadaki başarısı Alvarado’ya bir de lakap kazandırdı. New York doğumlu oyuncu bir bilgisayar oyunundan esinlenilerek “Grand theft Alvarado” olarak anılıyor. Bana göre biraz tuhaf olsa da lakabı sahada yaptıklarını yansıtıyor. Alvarado’nun sergilediği performans büyük olasılıkla üç sene daha onu NBA’de izlememizi sağlayacak. 1.83’lük oyun kurucunun uzatma hakkı Pelicans’ta olmak kaydıyla üç sene daha kontratı var. Play-off performansının ardından Pelicans’ın kontratı uzatmaması çılgınlık olur. Bardağın boş tarafı ise Jose Alvarado NBA standartlarına göre asgari ücretlik bir maaşa talim etmek zorunda olması. Alvarado 2024-25 sezonuna kadar sırasıyla 1.5, 1.6 ve 2 milyon dolar kazanacak. Devir topa baskı yapan savunmacı gardların devri ve Alvarado bu konuda çok iyi. Bu performansını sürdürmesi halinde 10 milyon dolardan başlayan teklifler almasını bekliyorum. 1.83’lük oyuncu hakkındaki en endişem tarzının Patrick Beverley’e benzemesi. Şimdilik onun kadar antipatik değil ve kişiselleştirmeden yapıyor savunmayı. Umarım bu sınırda kalır. Beverley renkli bir karakter ama sevimsiz kişiliği yeterince saygı görmesine engel oluyor. Alvarado işin halkla ilişkiler kısmına özen gösterirse Alex Caruso gibi sevilen bir basketbolcu olabilir.


İsmail DURLANIK

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz