3 sezon Konyaspor’u çalıştıran deneyimli antrenör Aziz Bekir, Konya’da basketbolu ayağa kaldırma adına yeni projeleri hayata geçiriyor. Boşnak çalıştırıcı, Konya’da altyapı destekli bir basketbol kulübü ve buna bağlı basketbol okulları açacak
Röportaj: Fatih ŞEKER / Anadolu’da Bugün Gazetesi
Hocam 4 aydır basketbola mola verdiniz, neler söyleyeceksiniz?
Uzun süre işsiz değildim. 2 aylık bir tatil sürem oldu ailemle. Ama artık biraz sıkılmaya başladım. Çalışmayı özlüyorum açıkçası.
Bazı takımlarla görüştüğünüz basına yansıdı, neden anlaşamadınız?
Sezon öncesi Türk Telekom ve Spor Toto Basketbol Ligi’nde oynayan Yeşilgiresun Belediyespor ile görüştük. Başka kulüplerde vardı. Ama şartlarda anlaşamadık. Farklı sebeplerden ötürü olmadı.
Konya’da bir spor kulübü ve spor okulları projeniz var, bunu açar mısınız biraz?
Konya’daki basketbol kulüpleri sürekli kapanıyor. Belediyeler ve iş adamlarına çok bağlı kaldı bu. Devamlılığı olan bir basketbol kulübü yok şehirde. Oysa basketbol potansiyel ve sevgisi var bu şehirde. Ben bir basketbol kulübü kurmak istiyorum. Kulübün adı da ‘Konya Basketbol Severler Kulübü’ olacak. Renklerini de yeşil-beyaz yapmak istiyoruz. Bu dernek çatısı altında olacak. Bunun için 7 kişiye ihtiyaç var. Konya’da basketbolu seven 7 kişi ile bu yola çıkacağız. Profesyonel olarak antrenörlüğü 7-8 yıl daha yapacağım ve sonra Konya’ya çekileceğim. En iyi olacağım çağlarda da kuracağım basketbol kulübünün başına geçeceğim tamamen. Bu kulüp maddi ve manevi anlamda bağımsız olacak. Maddi açıdan bağımsız olması için basketbol okulları olacak ve gelir oradan gelecek. Manevi açıdan ise basketbol seven insanlar bu kulübün bir parçası olacak. Ben gerekirse yurt içi ve yurt dışında bir takım çalıştıracağım ve Konya’dan ayrılacağım. Ama kulüp devam edecek. Altyapıyı ve hocalarımızı kendimiz yetiştireceğiz.
Belli bir süre sonra altyapı oyuncularımız hazır olacak, bütçemiz ve hocalarımız olacak. Bu kulüp 2.Lig’de oynayabilecek bir kulüp olacak. Sürekli oyuncu yetiştiren bir sistem. Bizim bütçemiz çok büyük olmayacak ve Konya’da altyapıdan yetişen oyuncular bu kulüpte forma giyecek. Oyuncular için ‘bir gün kulübüm var, bir gün kulübüm yok’ sorunu olmayacak. Bir gün gelir bir şirket size sponsor olup desteklemek istiyoruz ve yukarılara çıkalım derse, bu işe gireriz ama biz prensiplerimizden kesinlikle taviz vermeyeceğiz.
Altyapıdan çıkan oyuncuların her zaman bir kulübü olacak. Bu kadar büyük bir şehirde kulüpler kapanıyor. Yakışmıyor açıkçası. Biz çocuklarımızla Konya’ya yerleştik ve kendimizi artık Konyalı görüyoruz. Konya basketbolu içinde hizmet etmeye devam etmek istiyoruz.
Uzun vadede başka projeleriniz var mı?
Uzun vadede projelerimiz arasında bir arsa temin edip salon yapmak var. Kendi salonumuz olacak. Bizim kulüp vakıf amacında olacak. Biz öldükten sonra da bu salon ve kulüp Konya’ya hizmet etmeye devam edecek. Benim hayalim bir basketbol kampusu yapmak. İçerisinde salon ve diğer basketbol faaliyetlerin olabileceği bir yer.
Böyle bir proje Türkiye’de yok. Öldükten sonra Konya’da kalıcı bir eser bırakmak istiyorum. Sadece cami ve çeşmelerle vakıf eseri mi olacak, neden bir basketbol kulübü olmasın bu? Benim işim basketbol. Ben de bu işe yöneldim. İlk olarak salonu bulur bulmaz hemen bu projeye başlamak istiyoruz.
Bu projede asıl amacınız nedir?
Amacım bu proje ile basketbolun Konya’da kalıcı olmasını sağlamak. Konya’nın başka şansı yok. Konya’nın tarihine bakalım. Kombassan Konyaspor’dan bu yana kadar bir sürü kulüp kapandı. Ne vardıysa hep kapanıyor. Demek ki bu olmuyor bu şekilde. Sağlam bir altyapı ile bunun üstesinden gelmek istiyoruz. Konya’da basketbolu ayağa kaldırmak hedefindeyiz. Barış Özcan ile bu işe başladık.
Basketbol akademinizde nasıl bir eğitim anlayışınız olacak?
Çocuklar bir kere doğru basketbolu öğrenecek. İkincisi biz doğru insan olmaya çalışırken çocuklarında bu yolda olması yolunda çaba göstereceğiz. Üçüncüsü bizim programda tüm hafta hizmet vereceğiz basketbol akademimizde. 24 saat hizmet verebilecek bir proje. En pahalı ama aynı zamanda en kaliteli hizmeti sunacağız.
Konyaspor kapatıldı, bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?
Olmaması lazımdı. Yaşanan bu olaylar beni bu projeyi yapmaya sevk etti. Bu proje aklıma geldi. Kocaman Konya şehri için çok üzücü. 1.Lig’e düşsen ne olacak? Bir basketbol sevgisi varsa küme düşme fark etmez. Demek ki bunun basketbol sevgisiyle alakalı olmadığı bir durum. Demek ki başka bir amaç vardı. İnsan sevdiği bir şeyi hemen terk eder mi? Çünkü sevgi var. Ama iş çıkar amaçlı ise terk edersin tabii. Ama idari bir konu sonuçta. Keşke kapanmasaydı ama bu benim işim değil.
Konyaspor’un yanında Selçuklu Belediyesi’de profesyonel şubeyi kapattı, bu sizde nasıl bir etki yaptı?
Biz basketbol severler olarak çok üzüldük ama bu belediyenin işi. İşin içinde ne olduğunu bilemiyoruz. Bencil olmamak lazım. Kötü niyetleri yoktur. Ama bir gerçek var ki büyük bir yara oldu basketbol adına çekilmeleri. Ama belki de yapmak zorundalardı.
Takımdan gönderilmeniz nasıl oldu?
Ben istifa etmedim, gönderdiler beni. Ben aslında 8 hafta kala istifamı vermiştim. Ben 3 maaş vermemiz gerektiğini söyledim. Para yoktu. Ben dedim ki ‘en azından bir maaş verelim’. Diğer kalan maaşları idare ederiz dedim. Çünkü 8 maçta 2 maç alsak kümede kalacaktık. Bunlar vermediler sebebini söylemediler. Maaş vermeyince kulübün bir hareket yakalaması için gideyim dedim. Yok, sensiz yapamayız dediler. Ben de öleceksek beraber ölelim dedim. Oyuncular anladı paralarını alamayacaklarını ve bunu bana hissettirdiler. Kendi otoritemi kullanarak takımı zapt ediyordum. Ama bir yere kadar! Bağırıyordum adeta. Bir maaş verilse her şey rahatlayacaktı. Vermeyince gitmek istenmiştim. Kaldım ama çok ağrıma gitti bu. Takımın psikolojik olarak dağıldığı belliydi. Sonra 4 hafta kala gönderdiler mantıksız bir şekilde. Ama bu bana çok iyi geldi ve rahatladım. Son haftalarda yaşanan olayları kaldıramayabilirdim. Birisiyle mutlaka büyük tartışma yaşardım. Beni göndererek aslında bana istemeyerek de olsa büyük iyilik yaptılar. Aslında kuyruğu kurtaracak niyetiyle gönderdiler ama benim açımdan iyi oldu. Oyuncular para istiyor, ben yok diyorum. Para yoksa disiplinde yok tarzında yaklaşımlar vardı. Hoş bir durum olmadı.
Yönetime kırgın mısınız?
Ben kimseye kırılmam. Ben dünyaya insanlara kırılmak için gelmedim. Kırgınlık yok. Hata yapıldıysa hata yaptık demek lazım. Kızgın da değil, kırgın da değilim. Hayatın bir parçası bu. Fikstürümüz çok iyiydi aslında. Düşmüş Telekom ile deplasmanda, içeride İBB ve Beşiktaş ve son maç hedefsiz Trabzon maçı vardı. Bu maçlardan 3 maçı kazanabilirdik. Ama ben kimseyi bunu anlatamadım. Bunun farkında değillerdi. Kulübün kapanmasında değil de kulübün düşmesinde hepimizin payı var. Herkes kendi payını alır bundan.
Transferlere yönetim etkisi oldu mu?
Byron Mullens’ı ben istemedim. Dedim ki, ben bunu değil, başka bir adam istiyorum. Slovenya’dan gelecekti. Başkan geldi bu adam kötü, Mullens’ı alalım dedi. 3 sene sonra başkan benim üzerinde konuştu. Alın o zaman dedim. Mullens’a bizim ihtiyacımız yoktu. Adamlar şut sokuyor diye bu adamı aldı. Bize aslında Sean’ın yerine savaşçı bir adam lazımdı. Bana pense lazım, siz bana tornavida aldırıyorsunuz. Kötü de olsa pense lazımdı bana. Takım böyle yapılmaz. Üzüldüğüm nokta 3 sene sonra onlarla savaşmak zorunda kaldım. Bir işadamı bana gelip, 35 yıldır basketbolun içindeyim bu adam iyi, bu adam kötü dedi. Pes yani. İlk defa olsa anlardım ama 3 yıldır beraber çalışıyoruz. Ama hala benden daha iyi bildiğini söylüyor. Ama kızmıyorum hakkıdır bu. Sonuçta parayı veren onlar.
Yabancı transferinde hata yaptığınızı düşünüyor musunuz?
Ben paraya göre çok iyi yabancılar aldığımı düşünüyorum. Aldığım takım ilk yarıyı 8.bitirmek üzereydi. Trabzon’u yensek Türkiye kupasına girecektik. O parayla 3 katı iş yapacaktık. Trabzon maçına gelene kadar da hakem hatalarından maçlar kaybettik. Bunun yanında son anlarda kaybettiğimiz çok maç oldu. Şansla 1-2 maç olur ama ilk yarıda biz 6 maç kazandık. Bunlar içinde Fenerbahçe ve Karşıyaka da var. Bizden 3 kat bütçelerle kurulan Telekom’u 2 sayı farkla yendik. Demek ki bunda şans yoktu.
Sezonun ikinci yarısında sıfır çeken bir takım vardı, bunu nasıl açıklayacaksınız?
15 haftada 6 galibiyet, diğer 15 haftada 0 galibiyet. Bunların sebeplerini açıklayacak olursak, 5 maçı hakemler yüzünden kaybettik. Örneğin Gaziantep deplasmanında Tucker’a üst üstte 3 kere atış esnasında faul yapıldı. Tucker hakeme söylendi ama hakemler ses çıkaramadı. Biz sezon başında 3 ana iskeletle yola çıktık. Brazelton, Tucker ve Sean. İkinci yarıya başlarken, Brazelton yerine Reynolds’ı aldık. Sürekli sakatlandı. Sean da sakatlandı. Sonra da Tucker gönderildi. Ana omurgamız dağıldı.
Takım onun disiplinsizliklerini kaldıramadı. Daha önce Troy ya da Guinn fazla tınlamıyor, kendi işlerini yapıyordu. Ama Tucker bunu sorun etti. Sean ve Tucker arasında gizli bir savaş vardı. Disiplinsiz yoktu ama patron kim bu kulüpte? savaşı vardı. Sean Williams’ı göndermem lazımdı. Çanakkale kampında göndermiştim onu. Sonra geldi yanımda 1,5 saat ağladı. Dizlerime kapanarak sarıldı bana beni bırakma dedi. Ben ona ‘hata yapıyorum ve prensiplerimi çiğniyorum dedim. Ben öyle bir adam değildim. Birisi bana kapanıp ağlayacak ben de onu yapmayacağım. Hata yaptığımı ona söyledim. Üzüldüm. Sen babam gibisin dedi. Sonra 1,5 ay sonra gene gönderdim. Bu sefer tamamen bitmişti. Çantaları topladılar. Bana Bremer ve Plisnic geldi. Lütfen gönderme biz onu idare ederiz dediler. 1,5 saat toplantı yaptık. Ben istemiyorum dedim bu adamı. Bu benim hatamdır. Maçta disiplinsizliği yok. Öyle bir değişik hareketler yapıyordu ki çok göze batıyordu. Kötü niyetli değildi ama yaptıklarını takım kaldıramıyordu.
Bir süre sonra Brazelton, Tucker’ın kontrolü altına girdi. Maç boyunca ve antrenmanda sadece Tucker’a bakardı. Ona sen oyun kurucusun her tarafa bakıp herkese topu çevirmelisin dedim. Sonra Tucker surat astığında Brazelton’un da morali bozuluyordu. Bana gönderin dediler ilk başta ama ben düzeltiriz dedim. Sürekli kötü oynadı. Daha önce iyiydi ve ben hemen karar vermedin. Banvit maçında hem kötüydü hem moral olaral çökmüştü. Çağırdım ve konuştum. Takım kontrolümden çıktı her gün daha iyi oynamak istiyorum ama her geçen gün daha kötü oynuyorum. Tamamen kontrol dışına çıktım. O zaman kesiyorum dedim o da ben gitmek istiyorum ve teşekkür ediyorum dedi. Oyuncu bulamadık bu ara. O ara ona seni 2 numaraya çekiyim dedim. Ben artık soğudum ve gitmek istiyorum dedi. Biz takıma geri çağırmak istedik ama o gideceğim dedi ve gitti.
Tucker’ın gitmesi çok konuşuldu. O süreçte neler yaşandı?
En önemli oyuncumuzu gönderdik. Ben göndermeyin demiştim ama gönderdiler. Tucker için TED maçının sonrasında odama geldiler ve göndereceğiz. Ben onlara ben daha sinirliyim ama oturup konuşalım sonra karar berelim dedim. Sinirle karar vermeyelim dedim. Ben maç sonu röportaj verirken Tucker’ı göndermişler. Nasıl oldu anlamadım.
Konya’da çok şanssız dönemleriniz oldu. Bununla ilgili düşüncüleriniz nelerdir?
3 sene boyunca çok şanssızlıklar yaşadık. Geçen sene en zor dönemlerimizde birçok sakatlık yaşadık. Önceki sene Josh Mayo casus çıktı ülkeye alınmadı. Troy de Vries sakatlandı, yanlış tedavi ettiler. Bana 2-3 hafta sonra geri gelecek diler sonra hocam pardon bunun ayağında kırık varmış dediler. Sean Williams uyaksalı maddeden gitti. Bunları kim kontrol edebilir ki. Çok zorluklar yaşadık. Kimse bunları yaşamadı. Bunlara ek olarak birde parasızlıklar yaşadık.



