31 Aralık 2025, Çarşamba
spot_img
Ana SayfaDİĞERARŞİVÜmit Milli Takım'a bakış / İSMET BADEM

Ümit Milli Takım'a bakış / İSMET BADEM

Yazın kollarına atılmış bedenimiz, geçmiş kışın ayazını içinden silkelemeye çalışıyor! “Geçmiş aylarda, öyle soğuk yedim ki, yazın asla çok sıcak diye vıdı vıdı yapmayacağım” diye söz verdim kendime! Tam işte bugün tüm hücrelerim sıcağa teslim derken, gök gubbe ayağa kalkıp: “Yok o kadar değil, gümgür gümbür bulutları ve yağmuru sel olup üstümüze salıyor!” Ortalık sudan geçilmiyor! “Berekettir” diyerek geçiştiriyoruz!

Umutlar “Ümitlere yol alıyor” Uzun zamandır böylesine yapışmamıştım ekrana! Bu yetmezmiş gibi gece yarısı tekrarlarda yine kaçırdığım bir şey var mı? Diyerek ekran başına bağdaş kurdum. Ankara’da 2010 Dünya Şampiyonası için test edilen salonu büyük beğeni ile izlerken, Ümitlerimiz rakipleri karşısında iyi oynayarak önemli bir sınavı başarı ile verirken yeni salonun her zaman böyle uğurlu gelmesini dilerim. Salon ekranlardan mükemmel göründü. Tam Avrupai. Hayırlı olsun. Dilerim 12 DEV ADAMIMIZ’da Ümitlerimiz gibi yenilgisiz ayrılır.

Oyuncularımızı, beğendim, hoşuma gitti. Keyif aldım. Ama Murat Murathanoğlu ile birlikte radyo başında söylediklerimiz yine gündemin başında yer aldı. Her takımı ama öyle ama böyle yendik. Sonunda 15. Turgut Atakol Turnuvası'nda yenilgisiz şampiyon olduk. Kupamızı gururla aldık. Ödüllerin önemli bölümü evimizde kaldı. Ancak tek tek aklıma takılan bazı oyuncularla sohbet etmek istiyorum. Bu oyuncularımızda gördüğüm eksik taraflarını yazarken, takımlarında oynamamaları, büyük handikap, mutlaka bu oyuncular oynayabildikleri takımlarda yer almaları gerekli diyerek tek tek oyuncular ile ilgili yazıma başlıyorum:

İBRAHİM YILDIRIM: Top ile ilk tanıştığı Banvit’in en iyi ürünlerinden. Milyon dolarlık transferin kapısından döndü. Sakatlığı kalıcı dediler, İbo’nun moralini bozdular. Ancak o milyon doları birkaç metre ötede kaybetmenin derdine düşmek yerine basketbola sarıldı. Bana göre şu an Türkiye’nin her takımında ilk beş oynar. Belli ki, Orhun Ene ile sınıf atlamış. A Milli Takıma çağrılır ve birilerini keserse şaşırmam! Eh biraz elinde fazla top tutmasa daha iyi oynayacak! Ya da, bazen şut seçimlerinde hata yapıyor. Sahi o bahsedilen, sakatlığından eser kalmamış!

İZZET TÜRKYILMAZ: Gelecekte çok şeyler beklediğim bir oyuncu. Yürümüyor, koşuyor. Zıplaması çok iyi ama bireysel topla oynaması çok kötü. Hala şutu nasıl atacağını beceremiyor! Pozisyonu 3 mü, 4 mü belli değil, savunması yetersiz. Şimdilik sadece koşuyor! Gece gündüz bire bir çalışması gerekir. Kısaca eksiği çok fazla yıldız adayı!

MELİH MAHMUTOĞLU: Basketbola Efes’te ilk başladığı günden itibaren takip ettiğim bir oyuncu. Yeni bir Ufuk Sarıca olarak gördüğüm Melih’in iki handikabı var. Biri, Fizik olarak Ufuk Sarıca’yı yakalayamadı. İkincisi eksiklerini gidermek için Allah vergisi kabiliyetlerini geliştirmek için çok çalışmadı. Ancak bu halinle bile senelerce basketbol sayesinde ekmek yer. Yıldız olmak! Eh o zaman kolları sıvayıp çok çalışması, durarak şut atmak yerine hareketli şut atmayı başarmalı.

DUŞAN CANTEKİN: Basketbolda en zor uzunlar gelişir. Hele az oynadıkları zaman! Duşan inanılmaz fiziği olmasına rağmen basketbol adına daha minik adımlarla yerinde sayıyor! Çooook çalışması gerekli. 2.18 lik bir boyun kıymetini bilmezse yazık olur.

CAN MUTAF: Ben Can’ı daha yeni yeni seyretmeye başladım. Çok beğendim. Keşke 1 numara oynamaya alışsaydı. Ama iyi savunma yapma gayreti, hücumda iyi seçilmiş şutları biçilmiş kaftan. Mesele oynamasına kalıyor.

GÖKSENİN KÖKSAL: Topa çok hakim, topla iyi oynuyor. Kafasına kaldırıp biraz daha hızlı olursa iyi patlama yapar. Şimdi Göksenin oynarsa çok önemli bir oyuncu olur, diye düşünüyorum. Savunmasını geliştirmeli, ayaklarını iyi çekmiyor.

SERTAÇ ŞANLI: Maç içinde kenardan gelip sahanın ortasına doğru yürüdüğünü gördüğümde, yüreğimin kabardığını hissettim. Aman Allah’ım ne güzel bizde de, böyle fizikli çocuklarda var diye gururlandım. Ama nedense topa çok yabancı duruyor! Maç sonlarında istatistikler facia! Bu yaşta üç kulüp değiştirmiş! Dilerim Faruk Akagün onu adam eder! Ya eder, ya eder! Yoksa işi çok zor! Yoksa genç yaşta “Basketbol emeklisi olur çıkar” Allah ona 2.12 lik bir boy vermiş. Ama hala o ortada dolaşıp duruyor! Savunma pozisyonlarını kaçırıyor! Hadi bakalım Sertaç seçim senin.

VOLKAN İNCEKARA: Çok beğendiğim bir oyuncu, tabii çok eksiği var. Ama top eline basketbol ona o basketbola çok yakışıyor. Gerisi kendine ve onu oynatacak koçuna kalmış! Her takımın önemli yıldızı olabilir.

BİRKAN BATUK: Hayranlıkla seyrettiğim oyunculardan. Basketbol onu seviyor. İnanıyorum o da basketbolu seviyor! Ama merak ediyorum. Basketbol’da daha yükselmek için yalnızken neler yapıyor? Teke tek saatlerce şut atıyor mu? Acaba çalışsa ve bol bol şut idmanı yapsa bu kadar istikrarsız şut atar mı? Gelecek onu bekliyor. Aman Birkan bunu pas geçme, sıradan oyuncu olmak sana yakışmıyor. Senin oynadığın pozisyonda oyuncumuz yetişmiyor. Baksana Milli Takımda oynatmak için Preldzic’i devşiriyoruz. Keşke şu an onun yerini seni önerebilseydim! Savunman bana göre yetersiz. Daha çok çalışmalısın. Ama zaten sen bunu benden iyi bilyorsun.

İLKAN KARAMAN: Ailemizin yaramaz çocuğu gibi! Oyunda olduğu zaman istediği pozisyonda, kafasına göre yer alıyor! Kafasına göre pas veriyor! Hatta zorda kalmadan teşebbüs bile etmiyor. Ama öyle bir fiziği var ki, kendi yaş guruplarını ezerken, A takımlarda çok zorlanıyor! En kızdığım hareketleri ise “kafasına göre attığı şutlar” o kadar kötü seçim oluyor ki! Ne zaman, nereden? Belli değil! Yüzde doksanı da girmediği, topun çemberi dövdüğü, zaman bizim potaya kolay basket olarak sayı oluyor! Şutlar dengesiz ve biçimsiz! Oysa atletizm olarak sahanın en iyisi. İyi bir fizik ve atletizm ile açık sahada rakiplerini yerle bir eder! Ama basketbol düşünmek yerine “şartlı refleks ile oynar gibi” Oysa biraz çalışkan, biraz gayretli olsa A Milli Takımın vaz geçilmezi olur. Aslında film yıldızı kadar yakışıklı ve iyi müthiş fizikli İlkan ve diğer oyuncularımız “Ülkemizde basketbolun yayılması, sevilmesi için mükemmel örnek teşkil ederler” Hadi be İlkan bu gençlik bir daha ele geçmez. Lütfen bunun kıymetini bil. Yıldız olmak için öyle az “darman” kaldı ki!

VE FURKAN ALDEMİR: Benim gözdem. Daha karşılıklı bir bardak çay içmedik. Bir el sıkışmadık. Ama hayranlıkla izlediğim Furkan hem çok iyi bir insan, hem çok çok iyi bir basketbolcu. Sezon ortasında ona yapılan “Kocaman paralar dolusu transfer tekliflerini red edip, ben Karşıyaka’ya hizmet vermeliyim ve pişmeliyim” demesi hayranlığımı arttırdı. Onun hakkında yazdığım yazılar Karşıyaka semtinin duvarlarını süsledi. Sahada, mütebessim ama asla şımarmayan Furkan basketbolun daha şimdiden göz bebeği. Bana göre Enes Kanter’den çok daha iyi oyuncu. Ondan daha iyi atlet. Ama ondan tek eksiği, yüksek posttan, ya da boyalı alandan şut atmaması. Furkan inan bana şut çalıştığını ve iyi attığını biliyorum. Fauller bunun belirgin örneği. Çok isabetli atıyorsun. Lütfen şut atmaktan kaçınma. At, at ve at çünkü üç saniye içinde hep karşında yaş guruplarını bulmayacaksın. A Milli Takımın eksiği olan pozisyonda çok önemli işler yapacağına inanıyorum. Seni seviyorum ve bunları başararak aldığın MVP ödüllerinin yanına nicelerini katacağını biliyorum.

Ümit Milli Takım içinde alıcı gözle izlediğim oyuncular hakkında, gözüme çarpan özelliklerini, eksikliklerini yazdım. Onları yıpratmak, eleştiri yapmak için değil, bir ağabeyin onlara daha iyi olmaları için tavsiyelerimi sıraladım. Onlara çok ihtiyacımız var. Onlar geleceğimiz. Yıldız olarak basketbol takımlarımızda sahne alırlarsa, biz kelimelerimizle elçi olarak, basketbolun dili olup, basketbol sevgisini halka ve kendilerinden sonra gelecek nesillere ulaştıracağız.

Haydi: BirKAN, VolKAN,İlKAN; FurKAN gibi; isimleri ve forması için kanı ile oynayan ve onlara eşlik edecek arkadaşları:

Avrupa Şampiyonası'nda hepinize sonsuz başarılar diliyorum.

ÖNEMLİ NOT: Erman Kunter için Murat Murathanoğlu'nun Basketbol Severler sitesine yazdığı yazıyı okuduğum zaman çok gururlandım. Benim sadece birkaç küçük ilavem var. Gerçekten Türkiye için çok önemli bir koç. Cholet’ten aldığı 130 bin dolar yerine 4 misli parayı kabul etmeyerek Efes Pilsen’e gelmedi. “Neden gelmedin diye” sorduğumda: Paradan önemli şeylerin olduğunu bana detaylı anlattığı zaman ikna oldum. Ancak yaptıkları ve başardıkları ile tüm Yugoslav koçlarla yarışır hale geldi. Zaten hiçbir Yugo koç böyle az paralarla takım çalıştırmaz! Erman Kunter gerçekten NBA’ye layık bir koç. Onu kardeşim gibi severim. Ama onun başardıkları ile gurur duymak çok daha keyifli. Eline sağlık Erman hocam. Sen gerçek bir basketbol yıldızısın. Yıldız olmanın sırrı ruhunda saklı. Ve sen bunu çok iyi kullanmayı biliyor ve uyguluyorsun. Türkiye senin başarıların ile gurur duyuyor. NBA de seni görmek en büyük dileğimdir.

Murat Murathanoğlu’nun: Çok iyi tanıdığı Erman için yazdığı yazıyı okumadı iseniz, kaçırmayın. Hatta çıkış alıp, saklayın belge olarak geleceğe ışık tutacaktır.

BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler