Ana SayfaDİĞERARŞİVHandikaplı Maçlar!

Handikaplı Maçlar!

- Reklam -

Turgay Demirel’in uydurması olan ‘hendikaplı sistem play off’ serisi sorunlarla sürüp gidiyor. Biliyorsunuz: Galatasaray ‘arslanlar gibi oynamayarak’ yenildiği Antalya maçıyla Olin’den kaçmıştı. Bu yenilginin ‘etik’ yönü her zaman tartışılabilir ama işin ‘hesap’ yanı şimdilik tutmuş gözüküyor: Galatasaray ilk turda karşısına 1-0 hendikaplı olarak gelen Beşiktaş’ı kolaylıkla geçti ve Avrupa’yı garanti altına aldı…

Bakalım şimdi ne olacak? Sarı – Kırmızılıların ‘dün yediği hurmalar’, bu turda bir yerlerini tırmalayabilir çünkü Galatasaray, o yenilgiyle Olin’den kaçarken Banvit’e karşı elinde tuttuğu saha avantajını yitirmişti. Şimdi karşısına bu iki takımdan biri gelecek. Seç, beğen, al! Saha avantajlı Banvit’i mi istersin, yoksa seriye 1-0 geride başlayacağın Olin’i mi?

Galatasaray koçu Oktay Mahmuti “Hesabı temizlemek için Olin’i isterdim” diyor ama Banvit bir adım önde. Bekleyip göreceğiz…

Bizim esas konumuz, Avrupa’da yalnızca bizim ülkemizde uygulanan ‘alaturgay hendikaplı sistem’in yanlışlıkları. Bizim Turgay aklı sıra normal sezona heyecan katmak için demiş ki: “Ligde iki kez karşı karşıya gelecek olan takımlar eğer play-off’ta eşleşirlerse, ligde 2 maçı da kazanan takım play-off serisine 1-0 önde başlasın…” Eh! Buraya kadarı iyi. Sonra tutmuş bir ağırlık daha yüklemiş 2 kez kaybeden takıma: “Saha avantajını da yitirsin bunlar” diye bir racon kesmiş… O da yetmemiş. “Aşağıdan gelen takım üsttekini elerse Avrupa kupalarında onun yerine geçsin” diye de ferman buyurmuş.

Bu durumda siz Galatasaraylıların yerinde olsanız ne yapardınız? Hendikaplı bir yarış mı koşardınız yoksa rakip mi seçerdiniz?

Ah! Bilmeyenler için at yarışı dilinde ‘hendikap’ın ne anlama geldiğini yazalım da konu yanlış anlaşılmasın. Atlara yarış kazanma puanlarına göre yüklenilen ağırlıklara ‘hendikap’ deniliyormuş. Yani aynı koşuyu bazı atlar üzerlerinde 62 kiloluk bir ağırlıkla koşarlarken, diğer bazıları ise 54 kiloyla koşabilirlermiş falan filan… Detaylarını ben de bilmiyorum…

Konumuzla ilgili değil ama ‘hendikap’ deyince aklıma geldi. Anlatayım… Bir gün birkaç arkadaş oturmuş kadeh tokuşturuyorduk. Aramızda çok zeki ve çok başarılı işadamları da vardı. Şans bu ya! Masamıza müflis, dolandırıcı, kimse tarafından sevilmeyen bir işadamı bozuntusu da gelip oturdu. Tadımızı kaçırdığı yetmiyormuş gibi bir de kalkıp “Neden içki içiyorsunuz beyler” diye sormaz mı? Ölür müsün, öldürür müsün? Neyse ki aramızdan biri hak ettiği yanıtını verdi dangalak üçkâğıtçıya da, gece tatsızlaşmadan devam etti: “Biz” dedi cin gibi zeki o arkadaş, “Senin gibilerle aynı koşuyu koşmak için kendimize hendikap yüklüyoruz…” İşte ‘hendikap’ böyle bir şey dostlar. Ve biz… Basketbolumuzu bu sıkıntıdan kurtarmalıyız!

AHMET KURT

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
BENZER HABERLER

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

- Reklam -spot_img

Son Haberler