12 Dev Adam, Almanya karşısında ilk yarıda yavaş yavaş toparlanma sürecine geçtiğini kanıtlasa da ikinci yarıdaki görüntüsüyle hala direnç, süreklilik, organizasyon ve en önemlisi isabet yüzdesi açısından hedeflenen düzeyin gerisinde olduğunu yüzümüze vurdu.
İlk yarıda çoğunlukla topu pota altına indirip, Ömer ve Enes’i beslediğimizde verimli olduk. Savunma direnci açısından yine sadece ilk yarıyı baz alırsak yavaş yavaş kıvama geldiğimizi görmek de sevindiriciydi. Ama ne zaman devre bitti ve ikinci yarı başladı, fiziksel düşüşle birlikte foyalar da ortaya çıktı.
ALANA HÜCUM EDEMEDİK
Fiziksel direnç kaybına rakibin alan savunması eklenince resmen çuvalladık. İçeriden etkili olan ancak şutlarda, hatta serbest atışlarda bile (13/26) isabette zorlanan Millilerimiz’in bu zaafını iyi değerlendiren Almanya, 25. dakikadan itibaren Devler’i “kilitleyen” bu hamle ile maçı aldı, götürdü. Üst üste boş üçlüklerde çemberi döven Millilerimiz, geriye koşmayınca ve bireysellik baş gösterince fark da bir çırpıda açıldı. Sonuçta da 3/19 3 sayı (% 15.8), 13/26 (% 50) serbest atış gibi son derece düşük yüzdelerle hücum ettiğimiz maçı kazanmamız zaten çok zordu, olmadı.
Almanya karşısında, oyuncuların bir kısmının rollerin paylaşımı adına hala kafalarında “soru işaretleri” taşıdıklarına şahit olduk. Kalan 2 hazırlık maçında oyuncuların “iskeletin içinde” mi, yoksa sakatlık halinde görev düşecek “yardımcı oyuncu” mu olduğuna dair net bir fikre sahip olmaları gerekiyor.
ORHUN ENE’YE GÜVENMELİ
12 Dev Adam’ın, geçtiğimiz yılki Dünya Şampiyonası öncesi de benzeri bir sancılı süreçten geçtiğini ancak turnuvada fırtına gibi estiğini unutmayalım. Kalan 1 haftada aktif dinlenme, oyuncuların hem kafalarını, hem de vücutlarını rahatlatacaktır.
Hazırlık sürecinde belki de en yoğun ve en bilimsel çalışan ülkenin Türkiye olduğu gerçeği de birçoğunun gözünden kaçıyor. 3 haftaya yayılan Avrupa Şampiyonası gibi zor bir süreci göğüsleyecek enerji ancak bu derece yoğun bir kondisyon yüklemesiyle temin edilebilirdi. Yani bu geçici durumun sorumlusu coach Orhun Ene’nin taktik varyasyonları değil, hazırlık sürecinin doğal döngüsüdür.
Daha göreve başlamadan O’nu eleştiri yağmuruna tutanların, “tecrübesiz” yaftası yapıştıranların daha sabırlı olmaları gerekirdi. Ama “Nasıl olsa Dünya Şampiyonası’na da karalama kampanyası ile girip sonra tornistan yapmıştık, yine yaparız” diyorlarsa söyleyecek fazla birşey yok. Nasıl olsa pişkinlikte sınır yok!..




