14 yıllık profesyonel oyunculuk ve milli takım kariyerinin ardından basketbola antrenör ve altyapı direktörü olarak hizmet etmeyi sürdüren Hoop Devotion Kurucusu Hakan Demirel ile bir araya geldik.
Bireysel gelişim akademisinden resmî liglerde mücadele eden kapsamlı bir kulüp yapısına dönüşen Hoop Devotion’ın hedeflerini, vizyonunu ve sunduğu bütünsel gelişim modelini konuştuk.
- Öncelikle Hoop Devotion’ın hikâyesini bize anlatır mısınız?
Ben 14 yıl boyunca profesyonel seviyede basketbol oynadım ve milli takım formasını giydim. Basketbol bana disiplin, mücadele, takım olma, sorumluluk, kazanma isteği ve profesyonel çalışma kültürü gibi çok önemli değerler kattı.
Aktif sporculuk kariyerimin ardından da basketbolun içerisinde kalmaya devam ettim. Özellikle altyapı, oyuncu gelişimi ve sporcu yetiştirme süreçlerinde uzun yıllar görev aldım. Son yaklaşık 8 yıldır ise özellikle bireysel oyuncu gelişimine odaklandığımız bir çalışma sistemimiz var.
Bugün Hoop Devotion dediğimiz yapı aslında bütün bu tecrübenin bir sonucu. Ancak artık yalnızca bireysel gelişim akademisi değiliz. Bugün Hoop Devotion’ın kendi takımları olan, özel liglerde ve resmî müsabakalarda mücadele eden, oyuncunun bireysel gelişiminden takım basketboluna kadar bütün süreci yönetmeyi hedefleyen bir basketbol kulübüyüz.
- Yani Hoop Devotion artık bir akademiden daha fazlası mı?
Kesinlikle. Akademi tarafımız bizim en önemli temel taşlarımızdan biri; çünkü yıllardır oyuncu gelişimi üzerine çalışıyoruz.
Fakat bir oyuncunun bireysel olarak öğrendiği şeyleri gerçek takım ortamına taşıması gerekiyor. Bireysel antrenmanda öğrendiği şutu maç içerisinde kullanabilmeli, karar verme becerisini gerçek savunma karşısında gösterebilmeli, topla yaptığı çalışmayı takım hücumunda uygulayabilmeli ve savunma prensiplerini gerçek bir maçın içerisinde deneyimleyebilmeli.
İşte bu nedenle bireysel gelişim ile takım basketbolunu aynı çatı altında buluşturmak istedik. Hoop Devotion’da oyuncu önce kendisini geliştiriyor, ardından bu gelişimini takım içerisinde gerçek rekabet ortamına taşıyor.
- Kulüp yapılanmasını neden kurma ihtiyacı hissettiniz?
Çünkü yıllardır çalıştığımız oyuncularda aynı ihtiyacı görüyorduk. Bireysel olarak gelişen oyuncunun, bu gelişimini gösterebileceği doğru bir takım ortamına ihtiyacı var.
Biz de “Neden bunu kendi sistemimizin içerisinde oluşturmayalım?” diye düşündük ve Hoop Devotion’ın kulüp yapılanmasını hayata geçirdik. Artık oyuncularımıza yalnızca bireysel antrenman sunmuyoruz; takım antrenmanı, lig deneyimi, resmî maç tecrübesi, rekabet, takım kültürü ve oyuncunun gelişimini takip eden bütünsel bir yapı sunuyoruz. Bu bizim için çok önemli bir dönüşüm.

- Hoop Devotion’ın vizyonunu nasıl tanımlarsınız?
Vizyonumuz; Türkiye’de oyuncu gelişimi ve altyapı basketbolu denildiğinde güven duyulan, oyuncuların gelişim yolculuğunun her aşamasında yanında olan güçlü bir basketbol kulübü olmak. Biz sadece bugünün iyi oyuncularını değil, yarının daha iyi oyuncularını yetiştirmek istiyoruz. Bunun için de iki temel unsuru bir araya getiriyoruz: Bireysel gelişim + takım basketbolu.
Ama bizim için oyuncu gelişimi sadece basketbol sahasında gerçekleşmiyor. Teknik gelişimin yanında oyuncunun fiziksel, mental, akademik ve kariyer gelişimini de destekleyen bir yapı oluşturmak istiyoruz.
- Peki misyonunuz nedir?
Misyonumuz, her oyuncunun kendi potansiyelini keşfetmesine ve bu potansiyeli mümkün olan en üst seviyeye taşımasına yardımcı olmak. Bunu yaparken oyuncunun sadece teknik becerilerine değil; fiziksel gelişimine, oyun bilgisine, karar verme yeteneğine, mental dayanıklılığına ve karakter gelişimine de önem veriyoruz.
Bu nedenle Hoop Devotion içerisinde farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiriyoruz. Basketbol gelişimi, kuvvet ve kondisyon, hareket eğitimi, spor psikolojisi ve mental performans, yurt dışı danışmanlığı ve kariyer planlaması gibi alanlarda uzman ekiplerle çalışıyoruz. Amacımız oyuncunun ihtiyaç duyduğu farklı alanları birbirinden bağımsız değil, aynı gelişim sürecinin parçaları olarak görmek.

- Ekibinizin yapısından biraz bahseder misiniz?
Hoop Devotion’ın en güçlü taraflarından biri, farklı uzmanlıkları aynı yapı içerisinde bir araya getirmesi. Basketbol tarafında yıllardır oyuncu gelişimi üzerine çalışan deneyimli bir ekibimiz var. Bunun yanında kuvvet-kondisyon ve hareket eğitimi konusunda uzman ekibimizle oyuncuların fiziksel gelişimini destekliyoruz.
Mental tarafta ise spor psikoloğu Arda Coşkun ve Mentalist ekibiyle birlikte çalışıyoruz. Oyuncunun sahadaki performansının yanında baskıyla baş edebilmesi, özgüveni, odaklanması, motivasyonu, maç öncesi ve maç içi mental süreçleri gibi konular üzerinde de profesyonel destek sağlıyoruz.
Ayrıca oyuncuların gelecekteki eğitim ve basketbol kariyerleri için yurt dışı danışmanlığı hizmetimizi de yapımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz. Dolayısıyla biz oyuncunun sadece bugünkü antrenmanına bakmıyoruz; bugünkü oyuncudan, gelecekteki sporcuya kadar uzanan bir yolculuğu planlamaya çalışıyoruz.
- Spor psikolojisi ve mental performans neden Hoop Devotion için bu kadar önemli?
Çünkü üst seviyeye çıktıkça aradaki farkın sadece teknik becerilerle oluşmadığını çok iyi biliyorum. Aynı yetenek seviyesindeki iki oyuncudan birinin baskı altında karar verebilmesi, hata yaptıktan sonra oyuna dönebilmesi, özgüvenini koruyabilmesi veya kritik anlarda sorumluluk alabilmesi büyük fark yaratıyor.
Bu nedenle mental gelişimin de en az fiziksel ve teknik gelişim kadar önemli olduğuna inanıyoruz. Bu noktada Arda Coşkun ve Mentalist ekibiyle yaptığımız iş birliği bizim için çok değerli. Oyuncularımızın mental performansını profesyonel bir bakış açısıyla desteklemek ve bu alanı gelişim sistemimizin doğal bir parçası haline getirmek istiyoruz.

- Kuvvet, kondisyon ve hareket eğitiminin sisteminizdeki yeri nedir?
Çok önemli bir yeri var. Özellikle genç oyuncularda fiziksel gelişimi yalnızca “daha güçlü olmak” olarak görmüyoruz. Doğru hareket etmek, vücudunu tanımak, koordinasyonunu geliştirmek, denge ve mobilite kazanmak, kuvvetini doğru şekilde kullanabilmek ve yaşına uygun fiziksel gelişim göstermek bizim için çok önemli.
Bu nedenle bu alanda uzman ekibimizle oyuncunun yaşına ve gelişim seviyesine uygun çalışmalar planlıyoruz. Hedefimiz yalnızca bugünkü performansı artırmak değil, oyuncunun uzun vadeli atletik gelişimi için sağlam bir temel oluşturmak.
- Yurt dışı danışmanlığı hizmetinizden de bahsedebilir misiniz?
Basketbolun bugün geldiği noktada oyuncular için yurt dışında eğitim ve basketbol kariyeri çok önemli bir seçenek haline geldi. Ancak doğru ülkeyi, doğru okulu, doğru basketbol programını ve doğru zamanı seçmek ciddi bir uzmanlık gerektiriyor.
Biz burada da oyuncunun sadece basketbol tarafına değil, eğitim hayatına da bakıyoruz. Oyuncunun akademik durumu, basketbol seviyesi, hedefleri ve uzun vadeli planı doğrultusunda yurt dışındaki eğitim ve basketbol fırsatlarını değerlendirmesine yardımcı oluyoruz. Bizim için önemli olan oyuncuyu sadece yurt dışına göndermek değil; oyuncu için doğru yolu bulmak.
- Milli takım ve profesyonel basketbol geçmişiniz Hoop Devotion’a ne katıyor?
Benim için milli takım deneyimi çok değerli ama bunu yalnızca “milli takımda oyuncu ve antrenör olarak görev yaptım” şeklinde değerlendirmiyorum. Ben basketbolun hem oyuncu tarafında hem de koç tarafında, hem en üst seviyesinde hem de gelişimin daha erken aşamalarında bulunma fırsatı yaşadım.
Oyuncu olarak profesyonel seviyeyi ve milli takım seviyesini deneyimledim. Daha sonra koçluk kariyerimde de yine en üst seviyelerde çalıştım. Ama aynı zamanda altyapının ve gelişimin farklı basamaklarında, daha alt seviyelerde de görev yaptım. Bunun bana kazandırdığı en önemli şey şu oldu: Bir oyuncunun hangi noktadan başlayıp, doğru yolu izlediğinde nereye ulaşabileceğini yaşayarak gördüm.
En üst seviyedeki oyuncunun neye ihtiyaç duyduğunu biliyorum; ama aynı zamanda 10-12 yaşındaki bir oyuncunun bugün nerede olduğunu, hangi eksiklerinin zaman içerisinde nasıl geliştirilebileceğini ve o oyuncunun önünde nasıl bir yol olduğunu da biliyorum. Dolayısıyla basketbola sadece yukarıdan bakmıyorum, yolun tamamını gördüm.
Bizim oyunculara anlatmak istediğimiz şey sadece “çok çalışırsan iyi basketbolcu olursun” değil. Biz onlara hangi yoldan giderlerse nereye ulaşabileceklerini göstermek istiyoruz. Bir oyuncunun bugün yaptığı küçük bir çalışma, birkaç yıl sonra onu bambaşka bir seviyeye taşıyabilir. Ama bunun için doğru temel, doğru antrenman, doğru yönlendirme, doğru takım ortamı ve sabır gerekiyor. Ben hem oyuncu hem koç olarak bu yolculuğun farklı noktalarını yaşadığım için oyuncunun sadece bugününe değil, gelecekte dönüşebileceği oyuncuya bakabiliyorum. Biz oyuncuya yalnızca bir antrenman programı değil, bir yol haritası vermek istiyoruz.

- Takımlarınızın kurulmasıyla birlikte oyuncular için nasıl bir yol haritası oluştu?
Aslında Hoop Devotion’ın en güçlü taraflarından biri bu. Oyuncu basketbola başladığı andan itibaren gelişimini sürdürebileceği bir yapı oluşturmak istiyoruz.
Bireysel çalışmalarla temel becerilerini geliştiriyor. Sonrasında takım antrenmanlarına dahil oluyor. Takım içerisinde rolünü öğreniyor, rekabet ediyor. Özel liglerde ve resmî müsabakalarda maç deneyimi kazanıyor. Fiziksel gelişimini destekliyor, mental performansını geliştiriyor. İhtiyaç duyduğunda yurt dışındaki eğitim ve basketbol fırsatlarını değerlendiriyor. Daha ileri seviyeye geldiğinde ise performansını bir üst seviyeye taşımaya çalışıyoruz. Yani oyuncunun önünde mümkün olduğunca net bir gelişim yolculuğu oluşturuyoruz.
- Her oyuncunun hedefi profesyonel basketbolcu olmak mı?
Hayır. Biz her oyuncuya profesyonel olacakmış gibi ciddi yaklaşabiliriz ama her oyuncunun profesyonel olması gerektiğini düşünmüyoruz.
Kimi oyuncu profesyonel seviyeye ulaşacak, kimi üniversite basketbolu oynayacak, kimi çok iyi bir amatör oyuncu olacak, kimi ise bir süre sonra basketbolu hayatının başka alanlarıyla birlikte sürdürecek. Ama bizim görevimiz, oyuncunun sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak. Nereye kadar gideceğine ise zaman, emek, yetenek ve oyuncunun kendi hedefleri karar verecek.

- Ailelere ne söylemek istersiniz?
Çocuklarının sadece bugünkü maç performansına bakmamalarını isterim. Altyapı basketbolunda bazen bir maçta 20 sayı atan oyuncu çok iyi, 5 sayı atan oyuncu kötü gibi değerlendirilebiliyor. Oysa oyuncu gelişimi böyle bir şey değil. Bizim baktığımız şey: “Bu oyuncu bugün nerede ve bir yıl sonra nerede olabilir?”
Biz çocukların gelişimini uzun vadeli düşünüyoruz. Bu nedenle ailelerle iletişimimizi de çok önemsiyoruz. Çünkü oyuncunun gelişimi sadece antrenörün, sadece kulübün veya sadece ailenin tek başına yürütebileceği bir süreç değil. Oyuncu, aile ve kulüp aynı hedef doğrultusunda ilerlediğinde gerçek gelişim ortaya çıkıyor.
- Hoop Devotion’ı gelecekte nerede görüyorsunuz?
Bugün attığımız adım bizim için başlangıç. İlerleyen dönemde daha fazla yaş kategorisinde takımımızın olması, daha fazla oyuncuya ulaşmamız, daha fazla resmî ve özel müsabakada yer almamız ve kendi oyuncu yetiştirme kültürümüzü oluşturmak istiyoruz. Ama bunu sadece takım sayısını artırmak olarak görmüyoruz. Bizim için önemli olan kaliteli ve sürdürülebilir bir sistem kurmak.
Oyuncu gelişimi konusunda oluşturduğumuz 8 yıllık tecrübeyi, profesyonel sporculuk ve koçluk geçmişimizi, güçlü basketbol ekibimizi; mental performans, kuvvet-kondisyon, hareket eğitimi ve yurt dışı danışmanlığı gibi uzmanlıklarla birleştirerek büyütmek istiyoruz. Uzun vadede Hoop Devotion denildiğinde insanların aklına şu gelmesini istiyoruz: “Burada oyuncuya gerçekten yatırım yapılıyor.”
- Son olarak Hoop Devotion’ı tek bir cümleyle nasıl anlatırsınız?
Hoop Devotion; 14 yıllık profesyonel ve milli takım tecrübesini, son 8 yılda oluşturduğumuz bireysel oyuncu gelişim kültürünü, özel liglerde ve resmî müsabakalarda mücadele eden kulüp yapımızı ve farklı alanlardaki uzman ekiplerimizi bir araya getirerek oyuncunun teknik, fiziksel, mental ve kariyer gelişimini bir bütün olarak ele alan yeni nesil bir basketbol kulübüdür.
Bizim için mesele sadece basketbolcu yetiştirmek değil; oyuncunun potansiyelini keşfetmek, geliştirmek ve o potansiyeli gerçek rekabet ortamında ortaya çıkarabilmek. Çünkü biz basketbola sadece bugün için değil, gelecek için bakıyoruz.




