Galatasaray Liv Hospital, sezon başından beri baş ağrıtan maddi kriz, buna paralel olarak önce Furkan, ardından Aradori, Jawai ve Vougioukas'ın ayrılışı ve son olarak da “gitti gidiyor” denen Erceg'in sakatlığı derken Olympiakos'la yapacağı kader maçına “sorunlar yumağıyla” çıkmıştı.
THY Euroleague'de “tamam ya da devam” mücadelesi öncesi açıkçası Neptunas'ın Valencia'da kaybetmesi olasılığından öte Sarı-Kırmızılı takımın Olympiakos gibi bir rakibi “seyircisiz” Abdi İpekçi'de bu kadar olumsuzluğun arasında nasıl yeneceği merak konusuydu.
CARLOS'UN FENDİ, SPA'YI YENDİ!
Ama Aslan, bu “kaotik” ortamda adeta küllerinden doğarak, “biyonik” adam Arroyo'ya Erceg'in yokluğunda bu kez “nihayet” Pocius'un da ayak uydurması, Micov ve yeni transfer Young'ın da “2 kişilik” performansıyla küçük çaplı bir mucizeyi gerçeğe dönüştürdü.
11-0'lık seriyle girdiği oyunda eksikler nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşasa da kazanma inancını bir an olsun yitirmedi Sarı-Kırmızılılar… Arroyo-Spanoulis düellosunda bu kez mutlak galibiyete ihtiyacı olan Arroyo ağır bastı. Micov ile Young'a 2 kişilik efor sarfetti dedik. Sarı-Kırmızılı takımın sahadaki “herşeyi” Sinan ise 36 dakika arı gibi çalıştı sahada… 10 sayı, 4 ribaund, 5 asist, 2 top çalma ile sahaya yine yüreğini koydu. Kerem Gönlüm ve Ender Arslan da tecrübelerini konuşturup, kritik anlarda önemli katkı verince “7 kişilik ordu” son 3 yılda 2 kez şampiyonluk yaşayan Olympiakos'u devirip Eurocup'ı elinin tersiyle itip, THY Euroleague'e devam dedi, F.Bahçe Ülker ve Anadolu Efes'in ardından Top 16'ya yükselen 3. Türk takımı oldu.





