Beşiktaş, son şampiyon Olympiakos’la dar rotasyonla 35 dakika kora kor mücadele etse de son 5 dakika yoğun enerji kaybının etkisiyle sonunu getiremedi.
İki takımın da ciddi eksiklerle bu maça çıkması olağan… Ancak yine iki takım arasındaki kadro derinliğine bakıldığında Beşiktaş’ın bu durumdan fazlasıyla etkilendiğini söylemek mümkün…
Maça Nowell’ın üst üste 6 sayısıyla girdikten sonra Olympiakos’un 15-0’la karşılık vermesi, maçın erken kopacağı kaygısı yaratmıştı kafalarda… Ancak Siyah-Beyazlılar, ‘zayıf halka’ Zizic’i kenara alıp, Metecan’ı sahaya sürüp, Morgan, Omoruyi ve Gabriel ile beş numarayı ‘dönüşümlü’ kullanmayı tercih edince, savunmasına da çeki düzen vermeyi başardı. Yine oyuna girdikten sonra fark yaratan DeJulius ile birlikte Nowell’ın, zaman zaman da Brown’ın hücumda sorumluluk alması, Olympiakos’un da sertleşen Beşiktaş savunmasına karşı üretmekte zorlanmasıyla oyun dengelendi. Metecan&Morgan ikilisinin hücumda da eksik kalan uzun katkısını sağlaması, Beşiktaş’ın, zaman zaman gel-gitler yaşasa da 35. dakikaya kadar maçın içinde kalmasını sağladı. Ancak başta da dediğimiz gibi, rotasyonun sakatlıklarla iyice daralmış olması, Olympiakos açısından ‘üstesinden gelinebilecek bir detay’ olsa da Beşiktaş gibi zaten derinliği olmayan bir takım için büyük bir olumsuzluktu… Bunun da zararını, özellikle son 5 dakika içinde yaşanan enerji kaybı ve özellikle de boyalı alanda Jones ve Hall gibi etkili isimleri durdurma ve yine potaya yapılan atakları savuşturma anlamında yaşadılar.
Yine de bu kadar eksikken Olympiakos’a kolay teslim olmamak, 35 dakika maçı kazanma ihtimalini canlı tutmak önemliydi. Bu açıdan da canla başla mücadele eden oyuncular ve coach Alimpijevic’in hakkını vermeliyiz…
EFES’E, BOTEVGRAD’DA AĞIR DARBE
Anadolu Efes, Bulgaristan’ın Botevgrad kentindeki maçta İsrailli rakibi Hapoel Tel Aviv’e sadece 13 dakika direnebildi!.. 33-33 geçilen 13. dakikadan sonra, devre sonuna kadar Hapoel’e 30-8 gibi inanılmaz bir seri verdi Lacivert-Beyazlılar… Blakeney, Oturu, Bryant üçlüsü, savunması her yediği basketle düşen Efes’e karşı daha devrede 63 sayı üretirken, 22 sayılık farkı da yakaladı. Oyunun geri kalanında da bırakın geri gelmek için çabalamayı, çok erken havlu atmış bir takım görüntüsündeydi Lacivert-Beyazlılar… En kötüsü de buydu… Düzen dışına çıkmadan ve tabii müthiş bir yüzde ile oynamaya devam ederek 30 farkla kazanmayı başardı İsrail ekibi… Efes’in kırılgan yüzü yine ‘hortladı’ dün Hapoel karşısında… Lacivert-Beyazlılar’ın, kabus gibi bu 40 dakikada yenilen 118 sayıdan çıkarması gerek çok ders var… Coach Laso’nun maç sonunda dediğinin aksine, bunu sadece rakibin yüzdeli oyununa bağlamanın sağlıklı bir analiz olduğunu düşünmüyorum.




çok doğru, 2 maçta oyunla değil ortaya konan karakterle anlatılabilirdi. Bravo beşiktaş’a, efes için söylenecek kelime bulamıyorum adeta mide bulandırıcı