Kaldı bir adım / GÖKHAN GERMAN

Kaldı bir adım / GÖKHAN GERMAN

Bu tip maçları erken koparmak kolay olmuyor. İtalya'daki ilk iki maça çok benzer bir senaryo vardı yine parkede. Milano, Efes'i yenebilmek için ona önlem almak, rakibini düzenden çıkarmak zorunda. Bunu yaparken de çok yıpranıyor, çok efor sarfediyor. Efes de, rakibin değişmeli adam adama sonrası alan savunması gibi yerleşmesini bir şekilde geçmenin yolunu arıyor. 120 dakikadır bu basketbolu izliyoruz. Efes'in kısaları ile rakibin uzunu tepede baş başa kalıyor. Larkin ve Miçiç ya adamanı geçip alternatif pozisyon yaratmaya çalışıyor, ya da üçlük deneyip skor üretmeye, ya da ilk yarıda olduğu gibi uzunları ters eşleşmede değerlendirmeye... Efes savunması 3 maçtır neredeyse kusursuza yakın.. Dün iyi savunma sonrası hiç alışık olmadığımız şekilde rakibe çok fazla hücum ribaundu verilince, oyun biraz strese girdi ama son 4 dakikada gelen 11- 0'lık seri Lacivert-Beyazlılar'ı öne geçirdi. Beaubois ve Simon'un yokluğunda Efes ilk yarıda ihtiyaç duyduğu üçlükleri Pleiss ve Buğrahan ile buldu. Miçiç ve Larkin de ikinci yarıya nispeten çok yıpranmadan çıktı.

İlk yarıda çeyrekte hiç saha isabeti bulunmayan Larkin, ihtiyaç duyulan öyle bir anda sahne aldı ki, iki dakikada maçı bitirdi. Milano, geriden gelip 63-61 öne geçtikten sonra sorumluluğu alan Larkin, son bölümde 2'si üçlükten 8 sayı bulurken, bir de Miçiç'e üçlük attırdı, ayakta durmak için son enerjisini kullanan Milano'ya öldürücü yumruğu vurdu. Efes artık Final-Four'a çok yakın. Beaubois ve Simon olsa işler biraz daha rahatlayacak ama Milano'nun da eksikleri var. Sadece savunma yaparak, Efes'i ritm bulmamasını sağlayarak kazanmaya çalışıyorlar. Efes'i yarın yine sert bir maç bekliyor ama bu kadar zorlanmayabilirler...