Fenerbahçe'de işler yolunda /GÖKHAN TÜRE

F.Bahçe’de

işler yolunda

GÖKHAN TÜRE

Fenerbahçe BEKO, dün Kızılyıldız’ı bir ara kriz yaşasa da farklı yenerken, eldeki alternatifli kadronun ve en önemlisi de “kenardan ciddi katkı almaya devam etmenin” artısını yaşadı…

Calathes ve Wilbekin’in, geçmiş 6 haftaya kıyasla çok sönük kaldığı, Edwards’ın süre dahi almadığı, Booker’ın ise hiç sayı üretemediği gecede Motley “sigorta” vazifesini üstlenirken, bu kez kaptan Melih Mahmutoğlu benchten gelip krize noktayı koyan isimdi… Kızılyıldız’ın, Vildoza takviyesi ve Nedovic’in sakatlıktan dönmesiyle çehresinin değiştiğini Bentil ve Petrusev’in de Kuzmic’le birlikte rakiplere “sorun yaratan” bir takım haline dönüştüğünü son birkaç maçtır görüyoruz. Sezon başındaki “sıradan” takım görüntüsünden arınmalarında Ivanovic ve Lazic’in de yavaş yavaş forma girmesinin payı var… Ne varki Fenerbahçe BEKO’nun oyun içinde gelişen her türlü olumsuz senaryoya “panzehir” üretme konusundaki becerisi de herkesçe malum… 18-6’lık başlangıç sonrası Kızılyıldız’ın verdiği reaksiyona, devre sonuna kadar yanıt vermekte zorlandılar. Buna biraz da o sürede rakibin savunma tedbirlerine karşı oyunu açma konusunda Calathes ve Wilbekin’in “oyuna akıl koyma” konusunda etkisiz kalması da sebebiyet verdi… Kaybedilen Barcelona maçında galibiyete yetmese de, bu kez kenardan gelen Melih’in çizgi gerisinden 5/6 isabeti, Kızılyıldız’ın direncinin kırılmasına olanak sağladı. Savunmadaki kıpırdanışla senkronize gelen bu hamleye Sırp temsilcisi karşılık veremedi. Motley de iki cephede de bitiricilik ve yardım konusunda olağanüstü katkı vermeye devam edince Kanarya, beklentilerin üzerindeki başlangıç seviyesini koruyarak zirvede kalmaya devam etti.

GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ

Anadolu Efes’te işler yolunda gitmiyor ve eğer “müdahale” gelmezse de yokuş aşağı gidiş öyle devam edecek… Efes’in “kolay sayı yiyen” takım görüntüsü Real Madrid deplasmanında da değişmedi… Hem de öyle bir Real Madrid ki, evinde daha şimdiden 2 maç kaybeden, “coachu kovsak mı, kovmasak mı?” diye fal açan, krizdeki bir rakibe adeta “hayat öpücüğü” verdiler.

Eflatun-Beyazlılar, tıpkı Efes’in diğer rakipleri gibi boyalı alandaki “madeni” en verimli şekilde işledi.  Öyle ki, normalde hücumda normalde pota altı ve çevresinden kullandığı top adedi 3 sayılık atışların gerisinde kalabilen bir takım olmasına karşın Real, boyalı alan ve çevresinden 46 denemenin 27’sinde isabet buldu. 3 sayıda 7/20 isabetle oynadılar. Kısacası içeriden 2 katından fazlasını denediler. MBaye ve Polonara’nın 0 çektiği Efes’te Dunston da 8 dakikada bu kez “kurtarıcı” olmayı başaramadı. Pleiss de 10 dakikada 4 sayıda tıkanırken, “savunma özürlü” Zizic’in 17 sayı, 7 ribaundluk katkısı, boyalı alandaki felaket tabloyu örtüleyemedi.

Kısacası daha önce de söylediğimiz gibi Efes’te sorun, Larkin’in olmayışı değil… Efes’i son 2 sezonda şampiyonluğa taşıyan “takım kimyası” sekteye uğramış durumda… Bunun da en önemli sebebi, Singleton ve Moerman’ın yerini alan MBaye ve Polonara’nın o boşluğu dolduramaması… Ve öyle görülüyor ki bu sıkıntının, onların dahil olduğu her hangi bir formülle çözülmesi mümkün değil… Yani “değişim” şart…