İçimizden hangimiz, “Hata yapmadık” diyebiliriz? Bazen küçük hatalar yaparız, bazen ise hayatımızın akışını olumsuz şekilde etkileyebilecek büyük hatalar… Eğer hala telafi etmek için zaman varsa ve o hatamızı düzeltebilmişsek işlerimiz rayına girebilir… Ama hatamızı kabul etmez ve düzeltmeye çalışmazsak herşey daha kötüye gider…
Anadolu Efes çok büyük paralar harcayıp hem ligimiz, hem Euroleague için iddialı bir kadro kurdu. Dümenin başına da geçen sezonki hayalkırıklığı performansına rağmen Thomas Heurtel'i oturttu. Geçen sezondan hatırlatmalar yapalım… Heurtel bazı maçlarda oldukça iyi oynadı, kimsenin yapamayacağı asistleri yaptı, kendi skorunu üretti ancak Anadolu Efes savunması rakiplerinin onun üzerine oynaması ile büyük gedikler verdi. Sezon sonunda Anadolu Efes'in kaderini belirleyecek hemen hemen bütün maçlarda ise Thomas Heurtel'in yapmadığı savunmasına özellikle son toplardaki büyük hataları eklenince takım hedeften şaştı. Elbette faturayı tek başına Heurtel'e yüklemek doğru olmaz ama Anadolu Efes sonuçta oyun kurucusu kadar takım oldu.
Son Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Anadolu Efes açısından eğrisi doğrusuna geldi ve bir son salise tipiyle kupa Merter'e gitti. Thomas Heurtel'e rağmen… Son iki dakika içinde kaybettiği iki topu, Anadolu Efes'in pilot takımı Pertevniyal'deki oyun kurucular kaybetmezdi.
Herşeyi bir tarafa bırakıp Samsun'daki maçın matematiğine bakalım… Thomas Heurtel'in karşısında -17 yazılı. Yani o oyundayken Pınar Karşıyaka, Anadolu Efes'e 17 sayılık üstünlük sağlamış. Sizce bu bir tesadüf mü?
Yarın Heurtel çıkar, 25 sayı atar, 12 asist yapar… Hatta öyle asistler yapar ki biz de gençlere “Onu izleyin” deriz. Bunlar onun üretebileceği istatistikler ama hiçbir zaman güvenilir bir oyun kurucu olamaz. Anadolu Efes yatsın, kalksın, Jayson Granger'a dua etsin ve bizce Dusan Ivkovic 72 yılın deneyimine rağmen durumu yeniden gözden geçirsin.