Yeni Fenerbahçe, Her Zamanki Real / ADNAN ONARAN
13.04.2016 - 22:06

Eurolig’in resmi sitesi bu eşleşme için çok güzel bir tanım bulmuş ‘Yeni Fenerbahçe vs. Her zamanki Real Madrid’. Evet o her zamanki Madrid geçen sene Fenerbahçe’yi Dörtlü Final’de domine eden Madrid’di. O akşamki maçta atılan 96 sayının 93’ü dün akşam sahadaki oyuncular atmıştı. Fenerbahçe’de ise o maçtan sahada olan sadece 1 isim vardı; Bogdan Bogdanoviç.

Yepyeni Fenerbahçe için sezon geride kalanı oldukça afilli geçti. Ancak akıllardaki soru sarı-lacivertlilerin, daha zorlu tarafta her maçını top 8 stresi ve çekişmesinde oynayan Real Madrid’e karşı nasıl bir mücadele ortaya koyacağıydı. Dün akşam bu oyunun ilk perdesini gördük...

Fenerbahçe asıl neyi kazandı dün? Basketbolda bir İspanya Milli Takımı ve Real Madrid klasiği olan kavgayı ve sinir harbini kazandı. Hem 12 sayı öne geçerken hem o fark kapanıp da 2 sayı geriye düştüğünde. Fenerbahçe skorda geriye düştüğünde dahi mental olarak hiç geriye düşmedi, fiziksel olarak da. Geçtiğimiz yılki Fenerbahçe ile bu sezonki takım arasındaki temel fark da bu.

Dünkü kadroda süre alan tek Türk oyuncu Barış Hersek oldu onun da 12 saniyelik oyunda kalma süresi katkısının potansiyelini kanıtlar durumda. Her sinir harbinde ayakta kaldı Fenerbahçe, hiç gerilmedi. Bogdanoviç, Sloukas, Udoh ayrı ayrı övgüyü hak etse de büyük alkışın gitmesi gereken isim Nikola Kalıniç’ti.

Daha 1 milyon Euro bonservis bedeliyle transfer edildiğinde eleştiri okları onun üstündeydi. Sezonun başı ve ortasındaki performansıyla da eleştirileri haklı çıkartacak seviyedeydi. Obradoviç ona, dahası o kendine rol bulmakta zorlandı. Yeri geldi rotasyonun en dibine hatta rotasyon dışına çıktı. Vesely’nin sakatlanmasıyla Obradoviç ona bir şans daha verdi. Aslında son 1 aydır oldukça verimli oynuyor Kaliniç.

Ve Fenerbahçe’de sezonun geri kalan bölümünde gördüğümüz ve eleştirildiği kadar yetenek fakiri bir oyuncu da değil. En büyük eksikliği kendine ait bir rol bulamaması ve özgüven oluşturamamasıydı. Çünkü öyle ya da böyle hep çablayan bir isimdi ama rolünün hatlarını belirginleştiremediği için ne o kendine ne de koç ona güvenebiliyordu. Vesely ile aynı pozisyonda olmamasına rağmen onun eksikliğini kendisine bir rol olarak belirledi. Dün 3, 4 ve 5 numarada oynadı. Ayon’la, Reyes’le, Taylor’la, Fernandez’le Nocioni’yle eşleşti .

Forvetlerle eşleştiğinde hem ayak çabukluğuyla onlara ayak uydurdu üstüne sertliğiyle de onları yıldırdı. Uzunlarla eşleşdiğinde ise o isimlere karşı çabukluğunun yanı sıra sertliğe sertlikle karşılık vermesi çok sakin bir ruh haliyle bunu gerçekleştirmesi, geri adım atmaması, ribaunt sezgisi ve pozisyon bilgisiyle avantaj sağladı. Ne Nocioni’nin ne Reyes’in ne de Fernandez’in tahriklerine hiç ama hiç agresiflikle karşılık vermedi. Hücumda ise kendine rol bulmasının ardından artık sezonun ger kalanındaki kadar atıl değil.

Seri kazanılmış değil. Ancak Fenerbahçe ortaya koyduğu ‘Beyefendi Kavga’ modu  Real Madrid’i hiç ummadığı bir alana çekti. İş eğer Madrid’e 2-0 taşınırsa üzülerek söylemek gerekse de gerçekten de  kavga görebiliriz.

Ancak sorunlardan da bahsetmek de fayda var. En büyük sıkıntı Fenerbahçe’nin maça başladığı 5. şu anda elindeki en ideal ya da en yaratıcı 5’i. Eğer bu 5 oyunun başında skora çözüm üretemezse, dengeyi kurmakta ya da üstünlüğü ele almakta zorlanırsa oyunun geri kalan kısmında Fenerbahçe’nin hamle şansı oldukça kısıtlı kalıyor.

Çözüm olaraksa Datome kenardan gelebilir. Çünkü Bogdanoviç ve Dixon’ın topa hükmettiği bölümde Datome ritim yakalayamadı  ve de maç boyunca o ritimden uzak kaldı. Hatta Fenerbahçe bu sezon ilk kez onun çift haneler altında kaldığı bir Eurolig maçını kazanmış oldu. Tabii Sloukas’ın Eurolig sayı rekorunu egale ettiği bir performansla 4. çeyrekteki geri dönüş geldi ve Datome’ye çok büyük ihtiyaç kalmadı.

Perşembe günkü maç çok kritik, iç saha galibiyet serisi devam ederse tüm yük Real Madrid’in üzerine binecek. Real Madrid bu kadar düşük üçlük yüzdesinde kalmayabilir ancak Fenerbahçe'nin aynı disiplinli mücadeleye devam etmesi gerek. Sinirlenmeden, kavga etmeden. Bir Aikido'cu felsefesiyle Real Madrid'in sinirini, hıncını ve gücünü kendisine avantaj sağlıyacak şekilde kullanarak.

ADNAN ONARAN

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın