Ufuk Sarıca’ya güvenmek
03.02.2017 - 16:09

A Milli Basketbol Takımımız’ın başına Ufuk Sarıca geldi...

Elbette Ufuk Sarıca’yı tanıtmaya gerek yok...

Alt yapı seviyesinde geldiği Aydın Örs’lü Efes Pilsen’de büyük başarılara imza atan bir isim...

Özellikle Avrupa kupası maçlarında coşan, lig maçlarında da standartını hiç düşürmeyen iyi bir profesyonel.

Ufuk Sarıca deyince 1990’lı yıllarda, bir Atina deplasmanında orta saha çizgisinin de gerisinden atıp kazandığımız, sonra da kafamıza su şişelerini yediğimiz maçı anımsamaktan geri kalmıyorum.

Keza, antrenörlük ‘yüksek lisansı’nın son evresinde Pınar Karşıyaka ile elde ettiği büyük başarılar...

Geçenlerde Birgün gazetesindeki söyleşiyi okudum. “Hayallerim var” diyor Ufuk Hoca.

Zaten hayalleri olmasa Türkiye Basketbol Federasyonu’nun ‘coach’lık teklifini, “Başkan daha erken” diye geri çevirir, Beşiktaş Sonpo Japan ile keyfine bakardı...

Çünkü dar bütçe, alternatifsiz kadro ile Beşiktaş’ta gerçekten iyi işler yapıyor...

Ama o kabul etti.

Röportajını okuyoruz, lafı dönüş dolaştırıp, “kavgaların, dargınlıkların” olmadığı ortama getiriyor.

Haklı.

Çünkü Ufuk Sarıca, iyi bir sporcuydu; iyi bir hoca oldu...

Ama aynı zamanda iyi bir analist.

Geride kalan yıllarda dedi-kodu ortamının sahadaki başarının önüne nasıl geçtiğini çok iyi biliyor.

Ve satır aralarında mesajı veriyor: “Kavgayı dövüşü bırakın arkamda durun lütfen...”

Çünkü eğri oturup doğru konuşmamız gerekirse, Fenerbahçelisi Galatasaray’ı, Galatasaraylısı Fenerbahçe’yi, Beşiktaşlısı, hem Galatasaray’ı, hem Fenerbahçe’yi, Efeslisi Daçkalı’yı, Karşışaka ile Banvit hiç kimseyi sevmiyor...

Sevmiyor derken, mecazi ifade elbette. Kişi bazında herkes birbirini seveer ama işin içinde renk ve rekabet girince...

Neyse, konumuza dönersek, geçen dönemin hocası Ergin Ataman’ı bu sevgisizlik ortamı yedi. Belki rahat bırakılsa başarılı olurdu ama kimse bu alternatifi düşünmedi.

Eleştirilerin göbeğinde de Ataman’ın aynı zamanda kulüp takımını çalıştırması yatıyordu.

Gel gelelim Ufuk Sarıca da bir kulüp takımı çalıştırıyor.

Hem de büyük bir camianın hocası. Eğer, bu sene sürpriz yapıp zirveye yürür, seneye de ucuz maliyetli bir uzun, bir oyun kurucu bulursa seneye çarka çomak sokar...

Ve kafanızda hayal edin, bir final serisi.

Ufuk hocanın takımı, dişli bir rakiple didişiyor...

Kavga, dövüş, demeç savaşı...

Ne dersiniz?

Hirdayet Türkoğlu ve ekibi Ufuk Hoca’nın arkasında durabilecek mi?

Yoksa, Ataman gibi yıpratacak mıyız, ‘ufuktaki’ yiğit hocamızı... 

Yorumlar


ballokum A. Kızılyalın anlaşılan koyu Atamancı. Sevgisizlik ortamını Ataman'dan bağımısız görüyor. En büyük sevgisizliği onun yarattığını bilmezden geliyor. A. Kızılyalın keşke Cumhuriyet'çi olduğu kadar nesnel de olabilseydi. Ama gözleri diğer renkleri filtreleyip sadece sarı-kırmızı renkleri görüyor. Verdiği örnekte de Ufuk Sarıca'nın didiştiği dişli takımın FB olduğu ortada. GS'den böyle bir davranış beklemez zaten. Onların söylemleri ne kadar şiddetli olsa da kulağa müzik gibidir, onun için. Yalnız, Sarıca neden didişecek onu anlamadım. Yöneticiler verip veriştirsin ( çok istenmese de ) , koçlara ne oluyor ki? Mesela Obra hiç polemiğe giriyor mu? Veya başka takımların koçları, Ataman'dan gayri. Başka takımların veya kendi takımının bütçesindne hiç bahsediyor mu? Basın toplantıları düzenleyip, "halamın bıyığı olsaydı onları şöyle ezerdik, böyle ezerdik" diyor mu?
04-02-2017 19:15
rim Takım koçları "demeç savaşına" girmeyecek? Hele milli takım koçuysa hiç girmeyecek? İşi o değil? Siz Ataman'ın davranışlarını kanıksamışsınız, ama ben bunu norm olarak kabul etmemekte direneceğim. Çünkü Ergin Ataman'ı kişi olarak tanımam, herhangi bir iş ilişkim de yok, telefonda da görüşmüyoruz, ancak neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda sağlam bir eğitim temelimiz var çok şükür.
03-02-2017 22:19
rim Yahu demeç savaşına girmeyecek işte milli takımın koçu. Onun işi değil ki bu. Çok mu zor anlaması? Roket bilimi değil ki bu. Arif bey bir de bir koçun ağız dalaşına girmesini normal bir şey gibi sunup, TBF böyle bir durumda arkasında dursun diye akıl veriyor. Kendisi aynı zamanda SPOR müdürü. Spor memlekette ağızla yapıldığı için.
03-02-2017 21:42
winslow Yazının ana fikri iyi hoş, Sarıca çok mu sütten çıkmış ak kaşık, her maç sahanın içinde, her pozisyon hakemle muhabbette, Ergin Ataman'da bile olmayan bir lükse sahip bu konuda. Ergin Ataman ise sevgisizliği kendi üreten biri, girdiği polemikleri, kendi evinde aldığı "yendik mi"! molaları vs.
03-02-2017 17:12
beyaz golge Hamaset edebiyati bizim kulturun en sevdigi seydir ! Ayni sizin yazinizda oldugu gibi ! Yigit hoca ! Super koc ! vs,vs ! Sayet Sarica iyi kocsa kimseyle polemige girmeden alir takimi basariya goturur . Yok iyi koc degilse kotu alinacak sonucla ortaya cikar ! Gerisi laf ebeligidir !
03-02-2017 17:08

Yorum Yazın


Tweetlerimiz