Peri Masalı / ÖMER BUHARALI
05.07.2019 - 16:40

BÜYÜK BRİTANYA – MACARİSTAN: 62 – 59

Dünya sıralamasında 26. sırada bulunan Büyük Britanya için Macaristan’ı elemesi sürpriz olmaz demiştik. Aslında maça iyi başlayan taraf, 7-0’lık seri ile Macaristan oldu. Büyük Britanya ilk saha içi isabetini 3 dakika sonra bulabildi. Bu dakikadan sonra savunma sertliğini arttıran Büyük Britanya, Temi Fagbenle önderliğinde oyunda dengeyi sağladı ve ilk çeyreği iki sayı önde bitirdi. Fagbenle’yi içeride durdurmakta güçlük çeken Macaristan, ikinci çeyreğin başında alan savunmasına döndü. Ancak Chantelle Handy’nin ark arkaya kaydettiği iki 3 sayı isabet savunmanın kilidini açtı. Bu çeyrekte Büyük Britanya, rakibine sadece 9 sayı şansı verdi ve devre sonunda 10 sayılık farkı yakaladı. Üçüncü çeyrekte, Macaristan kendi adına hücum ve savunma dengesini yakalamayı başardı. Yvonne Turner ve diğer kısa oyuncuları ile oynadıkları ikili oyunlarla skor üretmekte zorlanmadılar. Ancak Fagbenle’nin harika oyunu bu çeyrekte de devam etti ve Büyük Britanya son periyoda girilirken farkı korumayı başardı. Son dakikalarda oyunun momentumunu eline geçiren Macaristan, farkı iki sayıya düşürsede sahneye yine Fagbenle çıktı ve yarı final vizesini Britanya’ya getirdi.

Temi Fagbenle, takımının tarihi başarısında unutulmayacak bir performansa imza attı. 16/19 iki sayı isabeti ile maçı 29 sayı, 8 ribaunt ve 2 blokla tamamladı. Diğer yandan maç boyunca skor katkısı veremeyen Johannah Leedham ilk saha içi isabetini bitime 2:44 varken bulabildi. Ancak Leedham, 12 ribaunt ve 8 asist ile galibiyette çok önemli bir rol oynadı.

Büyük Britanya’nın bu başarısında hiç kuşkusuz en önemli paylardan biri İspanyol başantrenör Chema Buceta’ya ait. Koç Buceta’nın en önemli özelliği, The National Distance Education Ünivesitesi’nde psikoloji profesörü olması. Spor psikolojisi üzerine yayınları bulunan Buceta, rakibinin farkı 2 sayıya indirdiği son dakikada aldığı molada inanılmaz derecede sakin ve soğukkanlıydı. Buraları oynama tecrübesi olmayan takımının paniğe kapılmasını engelleyerek krizden çıkmasını sağladı.

 

Olimpiyat vizesi alan Büyük Britanya, Fransa karşısında peri masalına devam edebilecek mi göreceğiz. Ancak, Temi Fagbenle’nin turnuvanın en iyi beşine girmeyi hakkettiği bir gerçek. Bizim açımızdan ise, grubumuzdaki diğer takımların bir üst turda maç kazanamamış olması yaşadığımız hayal kırıklığının ne derece büyük olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

FRANSA – BELÇİKA: 84 – 80

Fransa maça tam anlamıyla fırtına gibi başladı. Çeyreğin bitimine 1:32 kala skor tabelası 24-9 idi. Ancak, kalan kısa sürede Belçika farkı 9 sayıya indirmeyi başardı. Bu geri dönüş ile Belçika, savunma sertliğini arttırarak devre sonunda farkı 3 sayıya (35-32) indirdi. Dengede geçen üçüncü çeyrekten sonra maçın sonları turnuvanın en heyecanlı mücadelesine sahne oldu. Son Dünya Şampiyonası’nda rakibini farklı eleyen Belçika, Fransa’nın son hücumunda savunma ribauntunu alabilse bu başarıyı tekrar edebilecekti. Bu hücumda, Fransa’yı ipten alan oyuncu bulduğu 3 sayılık isabet ile maçı uzatmaya götüren Bria Hartley oldu. Uzatmaya iyi başlayan yine Fransa’ydı. Sandrine Gruda önderliğindeki Fransa, Hartley’in beş faul ile kenara gelmesine karşın Belçika adına Emma Meesseman’ın da oyun dışı kalmasıyla maçı kazanmayı başardı.

Fransa’da Sandrine Gruda 33 sayı ve 10 ribaunt ile harika bir performans sergiledi. Savunmada çaldığı 5 topun yanı sıra 13 sayı, 9 ribaunt ve 5 asist ile Olivia Epoupa maçın kazanılmasında büyük katkı sağladı.

Bu maçta turnuvanın favorileri arasında gösterilen Fransa adına sorgulanması gereken bazı noktalar görüldü. İlki, skor gücü sınırlı olan Belçika karşısında Fransa, elindeki geniş rotasyona rağmen Emma Meesseman için herhangi bir özel önlem almamış olmasıydı. Meesseman oyundan çıkana kadar takımını hücumda çok iyi yönetti. Bulduğu 21 atış ile 24 sayı üretirken 4 de asist yaptı.

İkinci ilginç nokta ise pota altında daha kuvvetli olmasına karşın Fransa boyalı alandan 36 sayı bulurken, Belçika’nın 50 sayı kaydetmesiydi.

Not edilmesi gereken son ayrıntı ise Fransa adına maça çok iyi başlayan bir ilk beş vardı. Ancak normal sürenin sonuna kadar bu beş oyuncu tekrar bir arada sahada yer almadı. Uzatmanın ilk dakikalarında tekrar beraber oynama şansı bulan beşli, rakibine yine üstünlük sağladı.

Bu ayrıntılardan yola çıkarak, Fransa’nın, teknik ekibin eksiklerine rağmen oyuncu kalitesi ile maçı kazandığını söylemek hiç yanlış olmaz.

İSPANYA – RUSYA: 78 – 54

İlk çeyrekte Rusya ortaya koyduğu basketbol ile herkesin aklında acaba bir sürprizi gerçekleştirebilecek mi sorusunu uyandırdı. Fakat, İspanya, ikinci çeyreğin başlaması ile parkeye farkını yansıttı. İspanya rakibine üç buçuk dakika boyunca sayı şansı vermeyerek savunmada üstünlüğünü kabul ettirdi. Çeyreğin bitimine 2:48 varken 6 sayı (31-25) önde olan İspanya, üç oyun kurucusu Sylvia Dominguez, Anna Cruz ve Christina Ouvina’dan bulduğu sayılarla farkı 16 sayıya çıkardı. Dengeli geçen üçüncü çeyreğin ardından, son periyotta sahneye bu sefer İspanya’nın uzunları Astou Ndour ve Laura Nicholls çıktı. Bu bölümde Rusya hücumda sayı bulmakta çok zorlandı ve sadece 9 sayı üretebildi.

Bu turnuvayla beraber eski günlerine geri dönüş sinyalleri veren Rusya, hiçbir oyuncusu çift haneli skor üretemese de bütün oyuncularından sayı katkısı aldı. Ancak bu durum, tecrübeli İspanya karşısında maçı kazanmak için yeterli olmadı.

İspanya ortaya koyduğu basketbol ile şampiyonluğun favorilerinden olduğunu tekrar gösterdi. Altı senedir tecrübeli koç Lucas Mondelo ile çalışan İspanya milli takımı bu süre zarfında bir iki değişiklik dışında mevcut kadrosunu korudu. Bunun sonucunda İspanya, neredeyse makine düzeninde basketbol oynuyor. İstikrar ve tecrübe İspanya’yı rakipleri karşısında bir adım önde tutuyor.

SIRBİSTAN – İSVEÇ: 87 – 49

Ev sahibi Sırbistan grup maçlarında kafalarda soru işareti oluşturacak bir basketbol ortaya koymuştu. Fakat, İsveç karşısında turnuvanın favorilerinden biri olduğunu gösterdi. Maça hem hücumda hem savunmada çok istekli ve dengeli başlayan taraf Sırbistan oldu. Daha ilk devre sonuçlandığında Sırbistan 22 sayılık farkla yarı final vizesini rahat alacağını ortaya koydu. İlk devrede yaptıkları sert savunmanın sonucu olarak Sırbistan 10 top çalmayı başardı. Koç Marina Maljkovic, Galatasaray’da oynattığı baskılı savunmasını İsveç’e karşı uygulayarak rakibini devrede 16, maç sonunda ise 25 top kaybına sürükledi. Maçın en ilginç istatistiği ise İsveç’te 3 dakika süre alan Josefin Vesterberg dışındaki bütün oyuncuların top kaybı yapması oldu. Bunun neticesinde Sırbistan, rakibinin top kayıplarından 29 sayı üretti. Sert savunma karşısında hücumda da iyi organize olamayan İsveç, 18/54 saha içi isabeti ile 50 sayının altında kaldı.

Diğer taraftan, Sırbistan 23 asist ile hücumda tam bir takım oyunu sergiledi. Maçın başından itibaren hızlı pas trafiğiyle oynayan Sırplar dış atışlarda %54’lük isabet oranı ile 14 üç sayı kaydetti.

Sırbistan, İsveç karşısında ortaya koyduğu basketbol ile favori İspanya’ya göz dağı verdi. İki takım arasında oynanacak yarı final mücadelesi şampiyonanın erken finali gibi gözüküyor.

 

Yorumlar


YELDEĞİRMENLİ Sayın Buharalı; Şu takımlar arasında neden yokuz ???. Bunun sebebini bulmak için özellikle siz koçlar !! çuvaldızla dolaşmayı bırakıp elinize iğneyi alın. Her başarısızlıkta hep aynı teraneyi söylüyorsunuz: Yok yabancı sayısı yok alt yapı yok idareciler v.b. Peki Kadın ve Erkek voleybolda neden dünya sıralamalarında yer alıyoruz??. Görünürde hiç bir oyun planı olmayan, saldım çayıra mantığı ile koçluk yapılırsa sonuçlar böyle olur. NOT: Bu eleştiri şahsınıza değildir. Gözlemlerimi anlatmaya çalıştım. Sevgilerimle.
06-07-2019 17:36
ihsan Buceta ile ilgili bilgiye teşekkürler. Bizim kenar şovmenleri görüp biraz ders almışlardır umarız
05-07-2019 18:11

Yorum Yazın


Tweetlerimiz