Kızılyıldız’ı da söndürdük / ÜNAL ÖZÜAK
09-01-2016

Oscar Wilde; ‘Eleştirisini yapacağım kitabı asla okumam; insan o kadar etkileniyor ki’der.

Maçı seyretmeden bende, ev sahibinin salonun coşkusuyla zaman zaman parlayacak saldırısının Fenerbahçe gücü karşısında saman alevine dönüp söneceğini biliyordum.

Nitekim Koç Obradovic, Pionir Arena cehennemine; Vesely, Datome, Dixon, Bogdanovic, Udoh ilk beşiyle tüm imkanlarını seferber ederek başlayınca kafalarını kaldıramadılar.

Rakibe bambaşka bir hava katan yeni transferleri bizim mahallenin çocuğu (!) Tarence Kinsey girip Kızılyıldız hücumunu toparlayınca geri dönme rüzgârı yakalar gibi oldularsa da sertleşen savunması eşliğinde F.Bahçe özgüvenini şık bloklarla pekiştirdi.

 

BLOKLAR GECESİ

 

Güvendikleri dağ, genelde çift haneli sayılarda oynayan, Zirbes pota altında ağırlık koyamayınca, Sloukas’ın olmadığı gecede sakatlığını tam atlatamamış Hickman peş peşe hatalar yapmasına rağmen, Vesely’nin ‘ayıp olmuyor mu’ bloklarıyla süslü savunmalarla momentumu kaptırmadan odaya gittik.

Kızılyıldız kenarının en büyük hatası Fenerbahçe’yle sete set oynamaya çabalaması oldu.

Yanlış seçimleri; usta, tavizsiz Obradovic koçluğunda katiyen gevşemeyen temsilcimizin ‘grubun en iyisi’ imajını iyice cilaladı.

Son çeyrekte rüzgar estirme, maç çevirme çabaları da, Datome, Antic ve Dixon’un sıcak ellerinde erirken, çemberde smaçlarla neticelenirken, bu salonda bizim takımlarla pek çok olumsuzluk yaşamış olduğumdan, yüreğimin yağları eridi.

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın