Çok büyüksün Fenerbahçe / GÖKHAN TÜRE
21-04-2017

Fenerbahçe, iki gün önce Avrupa basketbolunda “yeni çağın” kapısını açtığı OAKA Arena’dan dün “altın değerinde” bir zafer daha çıkararak Final-Four’un kapısına dayandı.

Sarı-Lacivertliler, galibiyetin deveye hendek atlatmaktan zor olduğu bu büyülü atmosferde üst üste ikinci kez kazanırken, ortaya koyduğu basketbol kalitesiyle göz kamaştırdı.

Hangisinden başlasak, hangi birini saysak... İki maçtır takımın liderliğine soyunup, OAKA’daki 18 bin ateşli seyirciyi koltuğuna oturtan Bogdanovic’ten mi, yoksa rakip uzunları “ipe dizen”, çabukluğuyla kısalara dahi göz açtırmayıp iki potanın altında da fırtınalar estiren Udoh’tan mı?.. Kenardan gelip, üçlükleri arka arkaya sıralayan, bu yetmiyormuş gibi savunmada uzunlarla boğuşan Dixon’dan mı?.. Yoksa savunmada herkesin açığını kapayıp, rakip kısalara “duvar ören”, yeri geldiğinde de skora destek atan Kalinic’e mi?.. Dün sahada olup da katkı vermeyen, hatta oyunda kaldığı 8 dakika rakibin etkili uzunu Singleton’la “profesyonelce” didişip, O’nu oyundan düşüren Antic’ten Sloukas’a, Datome’den Vesely’ye tek bir oyuncu sayamayız...

Fenerbahçe, OAKA’daki 2. sinir savaşından da alnının akıyla çıkarken, ilk maçı kazanmış olmanın özgüvenini yansıttı sahaya... İlk 5 dakikada 10 sayı öne geçen PAO’ya 4 dakikada 14-0’lık müthiş seriyle cevap verip rakibin motivasyonunu allak bullak ettiler. Maçın devamında kontrol Fenerbahçe’nin elinden çıkmadı. PAO’nun geri gelmek için çırpındığı son çeyrekte 3 sayı geriye düştükten sonra gelen 9-0’lık seri ise Fenerbahçe ve Obradovic’e özgü sıradışı bir işti.

Sonuçta Kanarya, Atina’dan cebinde olağanüstü bir krediyle İstanbul’a dönüyor. Bu kredide tabii ki en büyük pay, oyuncularını seriye müthiş hazırlayan, onların sahip olduğu artı değerleri sahaya yansıtmasını sağlayan Obradovic’te... Efsane coach, omuzundaki apoletleri boşuna takmadığını ortaya koydu... Darısı bir yenisine...

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın