Yukarıdakiler ve aşağıdakiler / İsmail Durlanık

Batı Konferansı bu sene güç dengesi olarak ikiye bölünmüş durumda. Los Angeles Lakers, Phoenix Suns, Utah Jazz, Denver Nuggets, Dallas Mavericks, Golden State Warriors ve Los Angeles Clippers  play off yarışında bir adım önde. Portland Trail Blazers, Memphis Grizzlies ve New Orleans Pelicans son kalan play-off bileti için yarışacaklar. San Antonio Spurs, Minnesota Timberwolves ve Sacramento Kings bir süre play-in yarışı içinde kalır sezon sonuna doğru koparlar. Oklahoma City Thunder ve Houston Rockets herhangi bir yarışın içinde olmaktan çok genç çekirdeğin tecrübe kazanmasına yönelik hedefi olan, gözünü geleceğe çevirmiş takımlar. Bu sene Batı’da rollerin keskinleştiği bir sezon izleyeceğiz. Zirve adayı Lakers, Jazz, Phoenix ve Dallas’ı daha önceki yazılarda detaylı incelemiştim. Şimdi Batı’da geri kalan tanımları yeni sezonda nelerin beklediğine geçelim.

Denver Nuggets “Porter parayı kaptı ama yük Jokic’te”

Denver daha çok iç transfere ağırlık verdi. Aaron Gordon ve Michael Porter JR uzun süreli kontratla devam dedi. Bu ikiliyle sözleşme uzatmaya itirazım yok ama Michael Porter JR’a 35 milyonu garanti bonuslarla 41 milyon dolardan 5 yıllık anlaşılmasını abartılı buldum. Geleceği olan bir oyuncu ama henüz maksimum kontratı hak edecek hücum çeşitliliği ve savunma katkısı göstermedi. Ayrıca Gordon ve Porter’ın maaşlarına Jamal Murray ve Nikola Jokiç’in ücretini eklediğimizde 110 milyon doları aşıyor. Seneye ödeyecekleri lüks vergi 40 milyon dolar civarında. Denver gibi küçük bir pazar için bu rakam çok fazla. Şayet bu 4 oyuncudan birini göndermediği takdirde kadronun geri kalanı minimum ve çaylak kontratlı oyunculardan kurmak zorunda kalabilirler. Sanırım Nuggets bu sene Murray, Porter, Gordon ve Jokic’in olası bir şampiyonluk için yeterli olup olmadığını test edip seneye eldeki veriler doğrultusunda bir karar verecek.

Bu yıla gelecek olursak; Jamal Murray sakatlıktan Şubat veya Mart gibi dönecek. Onun olmadığı dönemde oyun kurucu pozisyonunda zorlanabilirler. Facunda Campazzo, Monte Morris ve PJ Dozier geçen sene iyi iş çıkardı ama Murray’in birebirde takıma sağladığı ofansif katkıyı vermeleri zor. Parayı bulan Michael Porter JR’ın bu sene biraz daha lider pozisyonuna geçmesini bekliyorum. En azından Murray gelene kadar Jokic’e istikrarlı şekilde ofansif destek vermeli. Ayrıca savunmada biraz kıpırdanmalı. Uzun kolları, ayak çabukluğu, atletizmi savunma için yeterli düzeyde. Ancak savunma konsantrasyonu olmadığından defansta yokları oynuyor. Takımın hücum organizatörü Nikola Jokic’e bu sene büyük iş düşecek. Aaron Gordon, Jokiç’le uyum sağladı ve çift yönlü oynayabilmesiyle önemli rolü var. Takıma bu sene katılan Jeff Green en dikkat çekici ekleme oldu. JaMychal Green’le beraber 4 ve 5 numarayı yedekleyecekler. Yedek pivot Bol Bol şut ve topla oynama yeteneğine rağmen çok zayıf olduğu için zaman zaman kısa beşte Jeff Green ve JaMychal’ı 5 numarada görebiliriz.

Denver Nuggets’ta geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu sene de sistem Jokic’in hücum yönlendirmesi üzerinden işleyecek. Gordon başta olmak üzere Austin Rivers gibi dış şutörler Jokic’in paslarıyla etkili olabiliyor. Bütün yük Sırp pivotun sırtında olacak. Normal sezonda vasata ulaşan savunma play-offlar için yetersiz kalıyor. Bu sene de farklı bir görüntü beklemiyorum. Murray dönene kadar yaratıcılık sorunu yaşamaları muhtemel. İç ve dış etkili skorerleriyle önemli bir hücum gücüne sahip olan Nuggets play-off yapar. Nikola Jokic geçen seneki oynar, Porter JR ona destek olursa normal sezonu ilk 4 içinde tamamlarlar.

Golden State Warriors “Bütün yollar Klay’e çıkıyor”

Savaşçılar bu sene yarışa dönmek istiyor. İyi bir transfer dönemi geçirdiler. Drafttan katkı vermesini beklediğim Jonathan Kuminga ve Moses Moody’ı aldılar. Kuminga savunmacı kanat forvet, Moody ise 3&D rolüne uygun bir oyuncu. Şampiyon kadronun kilit isimlerden Andre Iguodala takıma döndü. 37 yaşına geldi, büyük bir rol alamaz ama 10-15 dakika katkı verir. Sakatlıktan dönen Otto Porter ve Avery Bradley minimum kontratla takıma katıldı. Sağlıklı kalabilirlerse faydalı olurlar. Kent Bazemore ve Kelly Qubre takımdan ayrıldı ama yerlerinin doldurulduğunu düşünüyorum. 

Golde State için sezonun kaderi Klay Thomspon’un ellerinde diyebilirim. Son iki yılda ağır sakatlıklar yaşayan Klay, Ocak gibi parkelere dönecek. Bildiğimiz Thompson’un yarısı performansla bile dönse Warriors çok tehlikeli takım olur. Çünkü savaşçılar tecrübeli ve geniş bir rotasyon oluşturdu, kanat forvet eksiğini de giderdi. Wiseman ve Looney ikilisiyle boyalı alan savunması hala soru işareti. Sakatlık riski fazla olan oyuncuları ve yaşlı oyuncuların atletizm eksikliği diğer sorunlar. Bunların dışında belirgin bir eksiği yok takımın. Geçen sene Curry ve Draymond Green dışında sisteme uygun oyuncuları azdı. Bu sene çok daha fazla seçenekleri var. Jordan Poole, Andre Igoudala, Avery Bradley, Otto Porter JR, Nemanja Bjelica, Andrew Wiggins’e ilave olarak genç oyuncular James Wiseman, Jonathan Kuminga ve Moses Moody play-off ve fazlası için yeterli isimler. Yeter ki Stephen Curry ve Draymond Green’in yanına bildiğimiz Klay Thompson gelsin.

Öte yandan Golden State büyük bir takas yapmak için yeterli malzemeye sahip. Andrew Wiggins’i eşleştirme kontratı olarak kullanıp yanına Wiseman, Moody veya Kuminga ile ilave draft hakları eklediğimizde bir süper star oyuncuyu alabilecek bir pakete sahip Golden State. Bir Damian Lillard veya daha azına Bradley Beal takası hiç de sürpriz olmaz. Ancak bir takas olacaksa takas döneminin sonunda olur. Çünkü Koç Steve Kerr önce Klay Thompson’ın nasıl döneceğini ve genç oyuncular Wiseman, Moody ve Kuminga’nın sisteme uyumunu görmek isteyecektir.  

Golden State’in takas yapsın veya yapmasın hatta Klay iyi dönmesin gene de play-off yapacak bir kadroya sahip. Klay Thompson iyi dönerse şampiyonluk adayı bile olabilir Golden State. Onları yeniden yarışın içinde izlemek heyecan verici olacak.

Los Angeles Clippers “Kawhisiz bir sezon bekliyor bizi”

Clippers sezona önemli bir kayıpla giriyor. Kawhi Leonard sakat ve ne zaman döneceği belirsiz. Sezon sonuna doğru dönebileceği söyleniyor ama sağlığı konusundaki titizliğini bildiğimiz Kawhi bu sezon oynamaz diye düşünüyorum. Öte yandan geçtiğimiz sezon play-off döneminde Leonard sakatlandıktan sonraki oyunu tekrarlamaları halinde Clippers’ın bu durumdan korkulan kadar etkilenmeyebilir. Çünkü Kawhi topu domine ediyor ve orta mesafeden hücum ettiği için Clippers hücumu doğal olarak dar alanda kalıyordu. Oysa Paul George tamamen idareyi ele aldığı Jazz ve Phoenix serilerinde çok daha geniş alana yayılan, kanat oyuncularının çok daha fazla pozisyon bulduğu hücum aksiyonları fazla bir Clippers izledik. Bu sene de benzerini izleyebiliriz. Yeter ki George geçen sene gösterdiği liderliğin bir tesadüf olmadığını göstersin. Reggie Jackson, Nicolas Batum, Marcus Morris, geçen sene çıkış yapan Terance Mann ve Luke Kannard’lı kadrosuyla Clippers hafife alınacak bir takım değil. Çember savunma sorunu bu sene de başlarını ağrıtacak gibi. Serge Ibaka sakatlıktan döndü ama tek başına boyalı alandaki sorunu çözeceğinden şüpheliyim. 

Portland Trail Blazers “Lillard için papatya falı”

Blazers yeni Koçu Chauncey Billups’ın yıllar önce yaşadığı bir skandal nedeniyle sezon başı ciddi problem yaşadı. Billups’un gelmesinde rol oynayan Damian Lillard işi takasını istemeye kadar götürdü. Şimdilik ikna edildi ama sorun tamamen çözülmüş değil. Portland transfer döneminde tek iyi hamle yaptı. Cavaliers’den Larry Nance JR takıma katıldı. 4/5 oynayabilen, atlet, iyi takım oyuncusu, köşe şutör olma özellikleriyle Portland’ın yıllardır aradığı 4 numara. Geçen seneyi çok kötü geçiren Jusuf Nurkiç biraz form tutarsa Lillard, CJ McCollum, Robert Covington, Larry Nance ve Jusuf Nurkic’li 5 hem uzun hem de daha iyi savunmacı olur. Norman Powell yedek skoreri olur. Larry Nance Portland’a önemli esneklik kattı ama sorunların tamamını ortadan kaldırmadı. Yazdığım 5’i oynayabilseler bile Lillard ve Mc Collum bir arada ciddi savunma riski getiriyor. Portland’ın sezon içi orta veya büyük bir takas yapma olasılığı yüksek. Benim favorim Mc Collum’ın takaslanması. Koç Chauncey Billups’ın işi zor. Savunma başta olmak üzere teknik konular yanında psikolojik sorunlarla da ilgilenmek zorunda. Trail Blazers play-off için Grizzlies ve Pelicans’ın bir adım önünde. Ancak devre dışı kalma ihtimali de var.

Memphis Grizllies “Jaren Jackson JR bekleniyor”

Draftta 10. Sıraya yükselerek forvet için önemli bir potansiyel olan Zhaire Williams’ı aldılar. 2001 doğumlu basketbolcu direk katkı veremeyebilir takımın geleceği adına önemli bir yatırım oldu. Ancak bunu yapmak için takımın 2. skoreri Jonas Valanciunas’tan vazgeçip üstelik Litvanyalı pivota göre daha sınırlı bir oyuncu olan Steven Adams’ı aldılar. Bu hamlenin ardında Jaren Jackson JR’ı 5 numarada kullanmak yoksa boyalı alanda sıkıntı yaşamaları muhtemel. Memphis Grizzlies’te takımın lideri ve sistemin merkezi Ja Morant. Geçen sene play-offlarda çok başarılı oldu. Onun özgüveniyle bu sene de iyi performans sergileyeceğini düşünüyorum. Şutunu elit seviyeye getiremedi ama çok iyi delici ve potaya yönelip rakip savunmanın dengesini bozduğunda takım arkadaşlarına kolay basket imkanı sağlıyor. Takımın bir diğer önemli silahı Jaren Jackson JR olacak. Sakatlık öncesi hücumda dış şut ve topu yere vurarak skor üretmede aşama kaydetmişti, belli seviyede savunma da yapıyordu. Sakatlık dönüşü tam olarak formunu bulamadı. Çok kolay faul alıyor. Faulsüz savunma yapmayı öğrenmesi gerek. Jackson JR’ın Valanciunas’dan doğan boyalı alandan skor üretme görevini üstlenmesini bekliyorum. Koç Tyler Jenkins, Jaren Jackson JR ve Ja Morant’ı bir arada verimli olabilecekleri bir yapı oluşturmalı. 

Grizzlies topu paylaşan, geniş rotasyonla ve takım oyununa öncelik veren bir sistemle oynuyor. Bu sene de aynı sitemde gençlerin gelişimine öncelik vereceklerini düşünüyorum. Koç Jenkins kapasitesi sınırlı oyunculardan iyi verim alıyor. Geçen sene çıkış yapan Dillon Brooks, De Andre Melton, Desmond Bane, uzunlar Xavier Tillman, Brandon Clarke, ağırlığını oyun zekasıyla kapatan Kyle Anderson ve çaylaklar Zhaire Williams, Santi Aldama’lı kadrosuyla Grizzlies play-off yarışının içinde olur ama işleri kolay değil. Zaten sınırlı sayıda dış atıcıya sahiptiler üstüne boyalı alandan istikrarlı skor üreten Valanciunas’ı kaybettiler. Bakalım Koç Jenkins bu sorunlara nasıl çözüm bulacak?  

New Orleans Pelicans “Zion mutlu olabilecek mi?”

Pelicans transfer döneminde Zion Willliamson’a göre bir takım kurgulama yoluna gitti. Bunu tam olarak başaramasalar da Eric Bledsoe ve Steven Adams gibi Williamson’la uyumsuz parçalardan kurtuldular. Oyun kurucu Lonzo Ball’ın ayrılması bir kayıp gibi görünse de topu eline istemesi Zion’la etkili olmasına engel oluyordu. Yerine gelen Tomas Satoransky, Ball’a göre daha düşük profilde bir oyuncu ama Zion’a daha uygun bir stili var. Bir diğer yeni transfer Devonte Graham, Williamson’la oynamaya en uygun isim. Zion’a gelen ikili sıkıştırmaları cezalandıracak, ona alan açacak bir skorer. Ancak onun da savunması yetersiz. Alexander Walker’dan da bu sene çıkış bekliyorum. Takıma hiç uyum sağlayamayan Koç Van Gundy ile yolları ayırmak Pelicans’ın bir diğer artısı oldu. Yeni koç Willie Green’in işinin kolay olduğunu söyleyemeyiz. Takım savunması iyi durumda değil. Zion’a hücumda destek olacak Brandon Ingram gibi değerli bir parça var ama ikili arasında tam bir uyum sağlandığını söyleyemeyiz. Koç Green Zion ve Ingram’ı br arada verimli kullanmayı başarabilirse Pelicans’ın play-off şansı artar. Zion Williamson henüz gelişim sürecinde ama özel yetenek olduğu kesin. Geçen sene ona hiç uygun olmayan bir sistemde çok parlak istatistikler yaptı. Daha iyi savunma yapabilir. Bu konuda kendini geliştirmeli. Bu seneki kadroda Josh Hart kilit oyuncu oldu. Çok iyi savunmacı olması, 2, 3 oynayıp savunabilmesi ve Zion’u tamamlayacak bir stilde oynaması Hart’ı kıymetli hale getirdi. Valanciunas’ın ofansif katkısı Pelicans için önemli ancak o da boyalı alandan ürettiği için Zion’un boyalı alana yüklenmesine engel olur. Koç Green Litvanyalı oyuncudan daha fazla 3 sayıya dayalı oynamasını isteyebilir. Pelicans problemlerini çözememiş ve zamana ihtiyacı olan bir takım. Play-off için az da olsa şansının olması Batı’da 5 takımın kadro kalitesi olarak play-off şansının çok uzağında olmasından kaynaklı.  

San Antonio Spurs “Popovich’in veda sezonu olabilir”

Patty Mills, DeMar DeRozan gibi önemli oyuncuları kaybettiler. Spurs genç ve atletizmi yüksek bir çekirdeğe sahip. Deneyimli isimlerde devam edilmemesini doğru buluyorum. Önemli kan kaybettiler ama tecrübeli isimlerle ilerlemeleri mümkün değildi. Spurs son 25 yılın en düşük beklentili sezonunu yaşayacak. Belli bir seviyeye ulaşan Dejounte Murray, Derrick White, Devin Vasell, Lonnie Walker, Keldon Johnson gibi isimlere daha fazla sorumluluk vererek ne kadar ilerleyebileceklerini görmek San Antonio Spurs’un geleceği adına önemli bir adım olabilir. 

San Antonio ligin en iyi savunmalarından birine sahip ama hücumda çok sınırlı bir takım. Dış şut sorunundan kaynaklı spacing sıkıntısı yaşayacaklarını düşünüyorum. Ayrıca boyalı alanda pivot Jacop Poetl gösterişsiz ama iyi savunmasıyla yararlı oluyor ancak hücumu kısıtlı olduğundan uzun süre oyunda kalamıyor. Yanına skor potansiyeli olan bir uzun bulsalar Spurs iyi bir pivot rotasyonuna sahip olabilirler ama takımda o tipte bir oyuncu yok. 4 numara rotasyonu için DeRozan takasından gelen Thaddeus Young önemli isim. Keldon Johnson’ın gelişimi için de faydalı olur. Young için de takas ve by out söylentileri çıktı. Draft hakkı veya genç oyuncu karşılığında takasa hayır demem ama çok makul bir kontratı olan ve sisteme çok uygun bir oyuncu olan Young’ın serbest bırakılması çılgınlık olur. Dratta seçtikleri Joshua Primo beklediğimden çok yukarılarda seçildi. 2002 doğumlu olduğu için bu sene katkısı sınırlı olabilir, sabır gösterilmeli. Primo için fazla iyimser değilim. Dış şutu dışında önemli bir özelliğini görmedim ancak 15. sıradan Kawhi Leonard, 30. sıradan Tony Parker, 58. sıradan Manu Ginobili’yi seçen Spurs organizasyonunun bir bildiği var diyerek değerlendirmeyi önümüzdeki zamanlara bırakıyorum. 

Spurs hücumdaki sınırlı seviyesinden dolayı play-off şansı düşük bir takım. Sezonu tamamen oyuncu gelişime yönelik kullanmaları yerinde olur ama Gregg Popovich yüksek olasılıkla son koçluk senesinde kaybeden bir takımı yönetmek istemez. Bu nedenle takımı zorlar ama ne kadar büyük koç olsa da eldeki malzemeyle yarışı sonuna kadar götürmesi zor.

Sacramento Kings “Koç kötü yönetim ondan kötü”

Sacramento Kings belli sayıda yetenekli oyuncu topluluğuna sahip olmasına karşın idari ve teknik açıdan yetersiz isimlerin elinde olması nedeniyle sürekli tökezleyen bir takım. Bu sene de farklı bir görüntü beklemiyorum. Dönem dönem iyi oynarlar, hatta üst üste galibiyet serileri alırlar. Ancak devamı gelmez. Kings yüksek tempoda başarılı olan bir takım. Ancak devamlılık sağlayamıyorlar. Geçen sene savunma verimliliğinde ligin en kötüsü olan Sacramento bu sene de benzer bir yapıda. Drafttan seçtikleri Dovion Mitchell yüksek tempoda başarılı olan, üç sayı atabilen, hücum repertuarı geniş ve savunma konsantrasyonu yüksek bir gard. Özellikle savunma katkısıyla De’Aaron Fox ve Tyrese Haliburton’ın bu yöndeki eksiğini kapatacak bir oyuncu. Buddy Hield ligin en iyi dış şutörlerinden olmakla beraber zaman zaman zorlama şut deneyerek verimini düşürüyor. 3 numarada Harrison Barnes tavanı düşük ama oyunun her iki yönünde istikrarlı katkı veren tam bir takım oyuncusu. 4 ve 5 numara Kings’in en çok sorun kaldığı mevkiler. Büyük ümitlerle 2. sıradan draft edilen Marvin Bagley pozisyonu belirsiz bir oyuncuya dönüştü. 4 numara için şutu yok 5 numara için de çember savunamıyor. Ayrıca üst üste yaşadığı sakatlıklarla öz güvenini önemli ölçüde yitirdi. Pivot pozisyonunda Richaun Holmes atletizmi ve enerjisiyle belli bir katkı sağlıyor ama kalıp olarak çemberi savunacak fiziğe sahip değil. Yanına çember savunacak bir uzun gerekirken GM Monte McNair, Alex Len gibi savunması yetersiz bir istikrarsızlık abidesini tercih etti. Bu hamle bile Kings’ın nasıl bir yönetim aciz içinde olduğunu gösteriyor. Keza aynı akıl takıma katkısı olmayan Luke Walton’u takımın başında koç olarak tutmaya devam ediyor.  

Sacramento Kings, Buddy Hield gibi piyasa değeri olan bir ismi gönderip pota altına savunmacı isimleri kadroya katması gerek. Bir de Luke Walton’un yerine gerçek bir koç bulmalılar.

Minnesota Timberwolves “Değişim şart”

Sacramento Kings için söylediğim sözlerin bir benzerini hatta fazlasını Minnesota Timberwolves için de kullanabilirim. Kurtlarda öyle bir negatif hava var ki takımdan ayrılan ya patlama yapıyor veya daha komplike oyuncuya dönüşüyor. TWolves forması altında geçirdiği 7 yılda ligin en kötü savunmacılarından biri olan Andrew Wiggins, Golden State’e gider gitmez ortalama üstü bir savunmacıya dönüştü. Jimmy Butler, Sixers üzerinden Miami Heat yaptı ve NBA finali oynadı. Koç Tim Thibodeau geçen sene drafta yatar dediğimiz Knicks’i play-offa soktu ve yılın koçu ödülünü kazandı. Minnesota ise umutla başlayan ama hüsranla sonuçlanan sezonları yaşamaya devam ediyor. Hücum anlamında önemli silahlara sahip olmasına rağmen yeterince mücadele etmeyen TWolves geçen sezon hücum verimliğinde 25., savunmada ise 28. oldu. Bu kadrodan kazanan bir takım çıkmaz. DeAngelo Russell, Malik Beasley hatta Karl Anthony Towns hala bir değer taşıyorken takaslanmalı ve Anthony Edwards’ın etrafına yeni bir takım inşa edilmeli. Yoksa başarısız sezonlar birbiri ardına devam eder.

Houston Rockets “Draftın kârlısı”

Draftı en verimli değerlendiren takım Houston Rockets oldu. Jalen Green’i 2 numaradan seçerek saha içi lider adaylarını buldular. Alperen Şengün’le pota altına önemli bir yatırım yaptılar. Usman Garuba savunmasıyla, Josh Christopher ise benç skoreri olarak katkı sağlayacak roketlere. Christian Wood ve Daniel Theis boyalı alanda skor ve savunma katkısı beklenilen deneyimli oyuncular. Ligde herhangi bir iddiası olmayan Rockets’ın amacı genç çekirdeğin birbirine uyumu ve gelişimini sağlayabilmek olacak.  Koç Stephen Silas’ın hücumun merkezine Jalen Green’i oturtacağını düşünüyorum. Önemli bir skor potansiyeline sahip olan Green yılın çaylağı ödülünü alabilir.

Hızlı bir basketbol oynamasını beklediğim Houston tecrübesiz ve hata yapmaya müsait bir takım. Kazanmaya değil de oyuncu gelişimine yönelik planları olduğu için bu büyük sorun değil ama bu genç çekirdeğin oyun kurucu pozisyonunun Kevin Porter JR gibi problemli bir oyuncuya bırakılması gençlerin gelişimi açısından risk. Kontrolsüz bir oyuncu. Kadroda yer alan Eric Gordon gibi hala değeri olan bir ismi takasta kullanarak önce takımı oynatmayı prensip edinmiş bir gardı örneğin Ricky Rubio türü birini almaları daha iyi olur diye düşünüyorum. Bunun dışında Rockets tecrübesiz oyunculardan kurulu bir ekip ve çok sayıda top kaybı yaptıkları maçlar izleyebiliriz. Türk basketbolcuların oynadığı tüm takımlar gibi Houston’ı Alperen Şengün nedeniyle ayrı gözle izleyeceğiz. Hazırlık maçlarında iyi maçlar çıkardı. Pas yeteneğini NBA’de de sergileyeceğini gösterdi. Daniel Theis gibi olumlu bir karakterle pivot pozisyonunu paylaşması gelişimine katkı yapacaktır. Houston’ın geleceği nasıl şekillenir bilemem ama Alperen’in geleceğinden umutluyum. Umarım Mehmet Okur gibi hem oyunu hem karakteriyle NBA’ye damga vuran bir kariyeri olur.

Oklahoma City Thunder “boşa geçecek bir sezon”

GM Sam Presti’nin hamlelerine anlam veremedim. Geçen sene aşama kaydeden Moses Brown’u takasladı. 6. sıradan Johathan Kuminga gibi garantili bir seçim yapmak varken Josh Giddey gibi NBA için yavaş ve şut atamayan bir gard seçti. Bunlar yetmezmiş gibi gelecek yıllarda kullanabileceği 15 1. tur draft hakkı olmasına rağmen 16. sırayı ilave bir draft hakkı için Rockets’a takaslayarak takımın ihtiyacı olan Alperen Şengün’ü seçme şansını kaçırdı. Şu anda takımın pivotu Derrick Favors ve Mike Muscala. Bir de orada kullanabileceği fiziği NBA için yetersiz Pokusevski var. Bu isimlerle boyalı alanı nasıl savunabilirsiniz veya yarın için hangi aşamaya gelmelerini belleyebilirsiniz! Bu yap boz Oklahoma’yı kaybetmeye alıştırabilir. O takdirde de serbest oyuncu getirmek veya Shai Gilgeous Alexander gibi önemli potansiyeli olan oyuncuları elde tutmak zorlaşır. Yeniden yapılanırken kaybetmeyi göze alırsınız ama bir yandan da yavaş yavaş bir temel de oluşturmanız gerekir. Oklahoma bu “sil baştan” anlayışını sürdürürse 15 draft hakkından umduğu verimi alamaz. Bu sene Thunder için boşa geçmeye aday bir yıl olacak.