Yarış çetin geçecek / İSMAİL DURLANIK

Doğu Konferansı’nda Detroit ve Orlando’nun dışındaki takımların az ya da çok play-off şansının olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Philadelphia Sixers dışındaki Doğu takımları yaptıkları takviyelerle geçen yıldan daha güçlü duruma geldi. Bütün bunların sonucu olarak rekabetin üst düzeyde yaşanacağı bir sezon bekliyorum. Brooklyn Nets, Milwaukee Bucks, Atlanta Hawks ve Miami Heat’i detaylı analiz etmiştim. Şimdi kalan takımlara geçelim.

Boston Celtics “Büyük hamleler seneye”

Boston Celtics teknik ve idari anlamda beklemediğim değişim yaşadı. GM Danny Ainge ayrıldı. Bunu bekliyordum ama ligin en iyi koçlarından Brad Stevens’ın bu göreve gelmesi beni şaşırttı. GM Stevens bıraktığı koltuğuna savunmasıyla tanınan Ime Udoka’yı getirdi. Transfer stratejisini finansal esneklik sağlama üzerine kurdu. Bu doğrultuda Kemba Walker ve Evan Fournier’in boşluğunu görece daha düşük seviye oyuncularla, kısa ve düşük kontratlarla doldurdu. Bu operasyonla önümüzdeki sezon için maaş boşluğu oluştu. Serbest oyunculardan Zach La Vine, Bradley Beal olmadı takasla Jayson Tatum ve Jaylen Brown’ın yanına 3. bir yıldız ismin geleceğini düşünüyorum. Brad Stevens’ın yaz hamleleri 3. yıldız için kararlı olduğunu gösterdi.

Gelelim bu sezona; geçen seneye oranla daha iyi savunma yapmalarını bekliyorum. Hücum yönlendirecek oyuncu yok kadroda. Marcus Smart ana top yönlendirici olarak oynamak istediğini söyledi ama bu rolün altından kalkacağından emin değilim. Koç Udoka birkaç oyuncu arasında oyun kurucu rolünü paylaştırabilir. Üç sayı atacak oyuncu sayısı sınırlı. Celtics hücumda sorun yaşar. Bir nevi piyango olarak son anda kadroya katılan Dennis Schröder’i 6. adam olarak kullanacaklarını düşünüyorum. Josh Richardson son yılları iyi geçirmedi ama Udoka’nın sevdiği türde bir savunmacı. İlk 5’te şans bulabilir. Geçen yıllarda olduğu gibi bütün yük Jayson Tatum ve Jaylen Brown’ın üzerinde olacak. Çaylak sezonunda iyi oynayan Payton Pritchard daha büyük bir rol bulabilir kendine. Dış şut olarak güvenilecek bir isim. Rolünü tam olarak bulamayan Romeo Langford, Aaron Nesmith ve Grant Williams alternatif azlığı nedeniyle daha fazla şans bulacağından bir çıkış yapabilirler. Boston daha derin, daha savunmacı ama hücumda daha sınırlı bir takım oldu. Şayet Tatum, Brown ikilisi bir sakatlık yaşamazsa play-offa girerler ama daha ilerisi bu kadroyla zor.

Philadelphia Sixers “Kriz tırmandırma sanatı”

Sixers karşılıklı yapılan hatalarla bir kartopunu çığa dönüştürürcesine büyüttüğü Ben Simmons sorunuyla boğuşuyor. En son gelinen noktada Simmons’ın oynatılarak takaslanması düşüncesi ağırlık kazandı. Ancak bu konu netleşmediği için Philadelphia’yı Ben Simmons’ın olmadığı bir senaryo üzerinden değerlendirdim. Ben Simmons takıma dönse bile Koç Rivers ve Joel Embiid’e kırgın. Bu nedenle her türlü oyun kurucu sorunu yaşayacakları kesin. En uygun aday Tyrese Maxey. Ancak o da hem deneyimsiz hem de bu sorumluluğun altından tek başına kalkamaz. Hücum organizasyonu birkaç isim arasında paylaştırılabilir. Seth Curry ve Matisse Thybulle’nin ilk 5 başlaması ve bu üçlü arasında bir görev paylaşımı mümkün. Bu konunun çözümünde Koç Doc Rivers’ın var olduğundan şüphe duyduğum taktik yeteneklerine büyük iş düşecek. Uzun forvet Tobias Harris geçen sene iyi oynadı.  Pivot Joel Embiid zaten ligin en dominant pivotu. Oyun olarak da gelişti. Çok daha verimli oynuyor. Georges Niang dış şut için takımın çok ihtiyacı olan bir ekleme oldu. Savunması da iyidir. Utah Jazz’daki üç sayı atan deneyimli isimlerin arasında çok ön plana çıkamadı ama Sixers’da bir patlama yapabilir. Bu durum temsilcimiz Furkan Korkmaz’ın dakikalarının azalmasına yol açsa da rekabet gelişime katkı sağlar.

Sixers yaz boyu yaşadığı belirsizliği Simmons takas olana kadar yaşamaya devam edecek. Takımın bundan etkilenmemesi Doc Rivers’a bağlı. Simmons fitilinin ateşleyicisi olarak oyuncuların lige konsantre olmasını sağlamak da onun görevi. Takım savunmasının Simmons’un yokluğundan fazlaca etkilenmesini beklemiyorum. Simmons kadar üst düzey olamasa da Thybulle iyi savunmacı. Rivers, onun dakikalarını arttırarak savunma sertliğini koruyabilir. Takas olsun olmasın Philadelphia için her anlamda zor bir sezon olacak. Sezonda yaşanacak olası bir başarısızlıkta Simmons olayını da ekleyerek fatura Doc Rivers’a kesilebilir.   

Chicago Bulls “DeRozan sorunsalı”

Bulls transfer döneminin en aktif takımlarından biri oldu. Bazı hamlelerini çok iyi bazıları ise çok riskli hatta kötü buldum. En güzel hamle Alex Caruso oldu. Savunma konsantrasyonu yüksek, hızlı hücumda etkili olan, maksimumunu veren tam da takımın ihtiyacı olan türde bir ekleme oldu. Lonzo Ball da ana oyun kurucu olarak kabul edilir bir takviye. Ancak DeMar DeRozan gerek karşılığında Thaddeus Young ve bir draft hakkının verilmesi, gerek yaşı, maaşı ve savunma zaafiyeti, gerekse takıma uyumu açısından kötü hamle oldu. Deneyimli bir oyuncu. Ofansif katkı sağlar ama takımın ihtiyacı olan isim değil. Onun yerine Kent Bazemore türü topsuz oynayan savunma yapan bir oyuncu alınsaydı. Hem finansal açıdan hamle şansı kalırdı, hem Young gibi şahane bir yedek takımda olurdu. Giden draft hakkı da cabası. Lonzo Ball hızlı hücumda etkili olur ve topu elinde ister, Zach La Vine öyle, DeRozan yarı sahada verimli olur ve topsuz hiç etkili olamaz. Topu nasıl paylaşacaklar? Ayrıca ağırlıklı olarak orta mesafeden skor bulması güvenilmez bir dış şutör olması alan paylaşımı konusunda da sıkıntı yaratacak. Koç Bill Donovan’ın işi çok zor. Ofansif açıdan zengin ama savunma olarak sorunlu bir kadrosu var. Takımda Patrick Williams dışında iyi savunmacı yok neredeyse. Bu takım nasıl savunma yapacak, takım kimyası nasıl sağlanacak, rol paylaşımı nasıl olacak? Tahmin etmek zor. Bulls oyuncu kalitesiyle play-offu zorlar. Kalması da yüksek olasılık ama daha ilerisi çok zor. Ayrıca sezon sonu sözleşmesi sona biten Zach La Vine’in Bulls formasıyla son yılı olabilir. Çok iyi bir sezon geçmezse şampiyonluk yaşama umuduyla bir başka takıma örneğin Boston Celtics’e doğru yol alabilir.   

 

Indiana Pacers “Umut Rick Carlishe”

GM Chad Buchanan koç sorununu nasıl çözeceğini düşünürken beklemediği şekilde Rick Carlishe’yi kucağında buldu. Eminim 2 yıl daha sözleşmesi olmasına rağmen Carlishe’ın Dallas’ta ayrılmasında rol oynayan Luka Doncic’e minnettardır. Koç Carlishe çok sayıda seçeneği olmasına rağmen hem eski takımı olması hem de oynatmak istediği sisteme uygun bir kadroya sahip Pacers’ı tercih etti. Bence de doğrusunu yaptı. Pacers geniş ve topun paylaşıldığı bir rotasyona sahip. Bir ana skorere ihtiyacı var takımın. Sakatlıklardan uzak kalabilirse Caris LaVert o role uygun isim. Ayrıca Carlishe “daha fazla üç sayı atmasını isteyeceğim” dediği Domantas Sabonis’i ana skorer olarak kullanabilir. Çaylaklara güvenmemesi ve süre vermemesiyle tanıdığımız Carlishe, drafttan gelen Chris Duarte ve Isaiah Jackson’ın hazırlık maçlarındaki performansı için övgü dolu sözler söyledi. Duarte 24 yaşında olduğu için bu durum beni şaşırtmadı ama Stewart sürpriz oldu. Yıllar Rick Carlishe’lı mı değiştirdi yoksa gençler özel yeteneklere mi sahip göreceğiz. 

Koç Carlishe istediği türde bir kadroya sahip ama bu durum her şeyin güllük gülistanlık olduğu anlamına gelmiyor. Savunma sorun. Boyalı alanda Sabonis ve Turner bir arada idare ediyor ama tam olarak aralarında uyum var diyemeyiz. Carlishe ikilinin beraber oynadığı dakikaları sınırlayıp Isaiah Jacskon’ın enerjisi ve atletizminden yararlanarak bir ara çözüm bulabilir. Malcolm Bragdon yanında 2. bir hücum yönlendiren biri isimle daha etkili oluyor. Caris La Vert, hem Brogdon’la görev paylaşımı hem de ana skorer için uygun isim. Ancak sürekli yeni bir sağlık sorunu ortaya çıkıyor. Şayet Carlishe, La Vert’ten istediğini alamazsa bir takas yoluna gider. Aynı şekilde Turner’ı gönderip Sabonis’le uyumlu olacak, onun savunma eksiğini kapatacak bir uzun için takas yoluna gidebilir.

Pacers play-off mücadelesinde son ana kadar var olur. İstediği değişimi erken yaşarsa bileti erkenden de alabilir. Yüksek olasılıkla da sezon içinde bir takas yapar.

New York Knicks “Beklentiler karşılık bulacak mı?”

Kısıtlı kadroyla play-off yaparak hepimizi şaşırtan Knicks bu sene hücuma yatırım yaptı. Kemba Walker ve Evan Fournier dış skorer olarak kadroya katıldı. Walker’ın sıkça sakatlanması, Fournier’in de Celics’de kötü oynaması handikap ama ben yararlı olacakları görüşündeyim. Knicks bu hamlelerle hücum anlamında gelişti ama kendilerini başarıya götüren savunma anlamında geri adım atmış oldu. Bu zorluğu Koç Tom Thibodeau’nun savunma taktikleriyle aşacaklarını düşünüyorum. Immanuel Quickley, Alec Burks, Derrick Rose seçenekleriyle Knicks geniş bir gard rotasyonuna sahip. Mitchell Robinson sakatlıktan döndü. Nerlens Noel takımda kaldı. Bu ikili çember savunmada gayet başarılı ama ikisinin de şut atamıyor olması sorun. Alan açabilecek bir uzun fena olmazdı. Bu görev tamamen Julius Randle’a kaldı gene. Geçen sene 4 numarada şahane bir sezon geçiren Randle belki bu sene aynı seviyeye çıkamaz ama yanında sorumluluğu paylaşacağı deneyimli isimler katıldı takıma. Çıkış sezonunu yaşayan RJ Barrett istikrarı takım adına çok önemli. Savunmasına takımın çok ihtiyacı var. Geçen sene dağınık görüntüsünden de uzaklaşmıştı. Delici olarak gayet başarılı ama şutunu geliştirmeli.

Knicks geçen sene yeniden sahne aldığı play-off macerasını bu sene de yaşamak isteyecektir. Seyirci kısıtlaması da olmayacağı için Madison Square Garden’ı dolduracak Knicks taraftarı başta Spike Lee olmak üzere bu heyecanı yeniden yaşamaya hatta tur geçmeye hazır. Bakalım Koç Thibodeau yenilenmiş kadrosuyla taraftara istediğini verebilecek mi?

Charlotte Hornets “Hayward sağlıklı kalırsa yolları açık”

Charlotte Hornets’ın bu seneki transfer hamlelerini yerinde buldum. Savunma ve yarı saha sorununu tamamen çözemediler ama büyük bir maaş boşluğu olmadığını göz önüne aldığımızda yapılabilecek hamleleri yaptılar. Draftta sisteme uyacak iki oyuncu aldılar. Skorer gard James Bouknight atletizmi ve savunma katkısıyla La Melo Ball’le uyumlu olabilecek bir isim. 4-5 oynayabilen Kai Jones hızlı oyuna yatkın ve enerjisiyle boyalı alanda etkili olabilir. Hornets, Kai Jones, Miles Plumlee ikilisiyle geçen seneki Cody Zeller, Bismack Biyombo’dan daha verimli bir pivot rotasyonu oluşturdu. Kelly Qubre dış şut sokabilen kanat forvet olarak kadroya dahil edildi. Golden State formasıyla kötü bir grafik çizen Qubre atletizmiyle Hornets’ın sitemine uygun bir oyuncu. Geçen senenin kötü izlerini sileceğini düşünüyorum.

Koç James Barrego’nun takımı yüksek tempoda oynatacağını görüşündeyim. La Melo Ball, PJ Washington, Miles Bridges atlet oyuncular. Miles Bridges tıpkı Phoenix’te oynayan kardeşi Mikael gibi büyük aşama kaydetti. İyi savunma yapan, köşe şutu sokabilen komple bir oyuncuya dönüştü. Hornets’ın genç çekirdeği bol bol koşarak kazanır. Savunma geçen yıl olduğu gibi sorun olmaya devam edecek. Kadronun gençliğinden kaynaklı devamlılık ve yarı sahada üretememe Charlotte’ın diğer sıkıntı yaşayacağı konular. La Melo Ball’a bir parantez açmak istiyorum. Sıradışı bir pas yeteneğine sahip. Sahada adeta su gibi akıyor. İzlemekten büyük keyif alıyorum. O kadar iyi pasör ki arkadaşlarının kolay sayı atmak için sadece koşması yeterli. Takım arkadaşları için hayatı kolaylaştıran bir isim. Ancak koçu olsam aynı oranda mutlu olmazdım. Savunma yapmıyor ve kontrol edilmesi güç bir oyuncu. Bu nedenle geçtiğimiz yıl Barrego, Ball’ın dakikalarını kısmıştı. Yeteneklerini disiplinle birleştirse çok daha elit oyuncu olacak.

Charlotte Hornets play-off için şansı olan bir takım. Ancak yarı saha hücumunda Gordon Hayward’ın eline ve Terry Rozier’in birebirde üreteceği sayıya bakıyorlar. Hayward sık tekrarlayan sakatlıklar yaşadığı için yokluğunda Hornets hücumu tıkanıyor. Hayward sağlıklı kalırsa Hornets güle oynaya play-off yapar. Aksi durumda eşekarıları için zor bir sezon olur. 

Washington Wizards “Roller nasıl paylaştırılacak?”

Washington Wizards, Russell Westbrook takasıyla kadroyu adeta yeniledi. Wizards yeni oyuncularıyla görece olarak daha güçlü olmayabilir ama daha dengeli bir takım oldu. Dinwiddie ve Beal’den oluşan gard ikilisi Washington hücumunun ana damarı olacak. Oyun kurucu Spencer Dinwiddie hücumu organize eden isim olurken, Beal’ın rolü ana skorerlik. Bu ikiliyi yedekleyecek Kentavious Caldwell Pope, ceza şutu ve savunma katkısıyla önemli bir açığı kapatırken Raul Neto ve Aaron Holiday kalan süreyi paylaşacak. 1 ve 2 numaradaki netlik diğer pozisyonlarda yok. Wizards kadrosunda 3,4 ve 5 numaralı pozisyonda belirsizlik var. Yetenek seviyesi birbirine yakın ancak defoları olan oyuncu sayısı fazla. Deni Avdija iyi pasör ama yavaşlığı nedeniyle savunması sorunlu, Kyle Kuzma devamlılık sıkıntısı yaşıyor. Bazı maçlar yüzdeli şut atıp, savunmada etkili olurken bazı maçlarda basit hatalarla saç baş yolduruyor. Davis Bertans 2.08’lik bir dış şut makinesi olarak alan açmada faydalı oluyor ancak başka bir şey yapmıyor. Rui Hachimura orta mesafedeki başarısını üç sayı çizgisinin gerisine henüz taşıyamadı. Corey Kispert NCAA’de keskin şutör olarak ün yaptı ama çaylak. Benzer bir durum pivot rotasyonunda da var. Montrzel Harrell’ın kenardan gelerek boyalı alanda bitiriciliği ve enerjisiyle rolü net. Dinwiddie’yle oynayacakları ikili oyunlardan bolca sayı üreteceğini düşünüyorum. Ancak diğer oyuncular Daniel Gafford belli ölçüde savunma yapan, atlet ancak ham bir oyuncu. Ayrıca şutu da yok. Thomas Bryant etkili bir şutör ama savunma ribauntlarda etkisiz. Bu isimler bir arada nasıl verimli oynayacak, rol paylaşımı nasıl olacak, oyunda kalma süreleri ne olacak? Bütün bu sorular Koç Wes Unseld JR’ı bekliyor.

Washington’ın play-off mücadelesinde Bradley Beal’in etkili olacağını düşünüyorum. Beal sezon sonu serbest kalacak ve henüz sözleşme uzatmadı. Wizards yönetimi Beal’ı ikna edemez ve sezon sonu serbest kalmasını göze alamazsa takas yoluna gidebilir. O takdirde dengeler değişir.

Bütün bu olasılıkların yanında Wizards’ın play-off şansının olduğunu düşünüyorum. Ligin en kötü koçlarından biri olan Scott Brooks’un ayrılması takıma olumlu yansıyacaktır. Yeni koç Wes Unseld JR oyuncularla ilişkisi iyi ve hücumda başarılı bir koç. Savunma ideal seviyede olmasa da Caldwell Pope gibi elit bir savunmacı katıldı takıma. Unseld’ın bu durumu avantaja çevireceğini düşünüyorum.

Toronto Raptors “Sadece savunmayla nereye kadar?”

Toronto Raptors şampiyonluk sonrası adım adım ve farklı bir yöntemle yeniden yapılanıyor. Kadroyu sıfırlamadan gençleşen ve yarışın içinde kalan Toronto’nun bu seneki kaybı Kyle Lowry oldu. Muhtemelen Raptors tarafından forması emekliye ayrılacak olan Lowry’nin yokluğu hissedilecek. Şimdilik kadroda tutulan Goran Dragiç olabildiğince oyun kurucu açığını kapatmak isteyecektir ama yeterli olmaz. Drafttan kadroya katılan Scottie Barnes iyi pasör, oyun zekası yüksek ayrıca iyi savunmacı. Dış şutunu da geliştirirse ligin en iyi forvetlerinde biri olabilir. OG Anunoby’le beraber kanat forvet rotasyonunda rakip hücumcuların kabusu olmaya adaylar.

Toronto genç ve atlet oyunculardan kurulu ve farklı savunmaları başarıyla uygulayabilecek bir ekip. Ancak işin hücum kısmında Fred Van Vleet ve bençten gelen Gary Trent JR dışında yaratıcı isim neredeyse yok. Takım oyunu ve yardımlaşmayla hücumu belli bir seviyeye taşımak isteyebilirler ama yeterli olmaz. Oyun kurucu pozisyonunda sıkıntı yaşamaları da yüksek olasılık. Koç Nick Nurse taktik açıdan zengin bir koç ve takımı yarışın içinde tutar ama hücumdaki tıkanıklığı nasıl aşacağı konusunda bir formül bulmalı. Sezona sakat girecek Pascal Siakam’ı Barnes ve Anunoby’nin uyumuna bağlı olarak takaslama yoluna gidebilirler. Play-off şansı az olan Raptors, Siakam’ı takaslar karşılığında da bir iki yaratıcı oyuncu alabilirse çok farklı bir takım olabilir.

Cleveland Cavaliers “Kafa karışıklığı giderilecek mi?”

Cleveland Cavaliers transfer döneminde pota altına yatırım yaptı. Bence asıl yatırımı drattan seçtikleri Evan Mobley’e yapmaları gerekirdi ama onun gelişmesini bekleme yerine Jarret Allen’a uzun süreli kontrat vermeyi ve Larry Nance JR karşılığında Lauri Markkanen’i almayı tercih ettiler. Mobley gibi potansiyelli bir gencin yanına hücumu sınırlı Jarret Allen’ı ve düşüşteki Markkanen’i uzun süreli kontratlarla eklemeyi hatalı buldum. Ayrıca yolların henüz ayrılmadığı Kevin Love hala takımda. Bu ikiliye toplanda yılda 36 milyon dolar ödeyecek olmak Darius Garland veya Collin Sexton’dan birinden vazgeçmek anlamına gelebilir. Bu da bu hamlenin bir diğer götürüsü. Yedek oyun kurucu olarak Ricky Rubio’nun alınması ise gayet yerinde oldu. Kontratının son senesinde ve genç çekirdeğe yol gösterecek iyi pasör. Gençlere katkısı büyük olur. Forvet pozisyonunda Isaac Okoro’nun gelişimi önemli. Savunmada ona çok iş düşecek. Şutunu bir ölçü geliştirse oyunda kalma süresi de artar.

Savunma ve genç oyuncu sayısının fazla olması Cavaliers’ın problemli yönleri. Ancak en büyük sorun kafa karışıklığı. Cedi Osman’ı takaslama kararı aldılar. Oynatmadılar. Ardından takastan vazgeçerek oyun kurucu olarak denediler. Şu an için gidecek mi kalacak mı belirsiz. Bunların hepsi birkaç ay içinde oldu. Bir diğer kararsızlık Darius Garland ve Collin Sexton konusunda. İkisi de önemli hücum potansiyeli ama bir arada oynadıklarında savunma ve kalıp sorunu yaşanıyor. Garland hücum yönlendirmede daha başarılı ve skorer. Sexton ise çok iyi delici ve bitirici ayrıca onun da skor potansiyeli yüksek. Sexton’ın bu sene sonu Garland’ın ise 2023’te çaylak kontratı bitecek. Cavaliers bu oyuncuları bedava kaybetmek istemiyorsa kiminle devam edeceğine karart vermeli, diğerini de takaslamalı. İki oyuncu da yüksek kontrat isteyeceğinden ve GM Koby Altman Markkanen+Allen ikilisine 36 milyon dolar bağlamışken Cavaliers istese de iki gence istedikleri kontratı veremez.

Cavaliers’ın minik de olsa play-off şansının olduğu görüşündeyim. Sexton veya Garland takasını yapmaları durumunda karşılığında alacakları parçalarla bu şans artabilir. Ancak o durumda da büyük fark olmasını beklemiyorum.

Detroit Pistons “Aranan kan bulundu”

Yeniden yapılanma sürecini yaşayan Detroit Pistons aradığı umudu drafttan buldu. Draftta 1. seçim hakkını kazanan Pistons etrafına takım inşa edebileceği tavanı çok yüksek bir oyuncu olan Cade Cunnigham’ı seçti. Cunningham çok komple bir gard. Şutunu yaratabilen, üst düzey pas yeteneğine sahip. El yakan topları kullanabilen. Baskı altında sorumluluğu ele alan. Ayrıca çok iyi savunmacı. Bu özellikleri NBA ortamında sergilediği takdirde Pistons liderini buldu diyebilirim. Cunningham 2 numarada da oynayabiliyor ama bence ana oyun kurucu olarak oynamalı. Cade Cunnigham’ın geçen sene iyi oynayan Saddıg Bey, Isaiah Stewart ve Jerami Grant’la uyumu çok önemli. Saddiq Bey, yüksek yüzdeyle dış şut atan, boyalı alana penetre edebilen aynı zamanda iyi savunmacı. Isaiah Stewart pota altında oynayan oyuncuya göre kısa ama gücü, atletik yetenekleri ve kısaların karşısında durabilmesiyle iyi bir rotasyon oyuncusu olabilir. Bu isimlerin Cunningham’la uyumu Pistons’un geleceğinde alacakları rolü belirleyecek. Ayrıca Kelly Olynyk ve Cory Joseph genç çekirdeğe katkı sağlayacak deneyimli isimler takıma katıldı. Özellikle Corey Joseph, son yıllarda düşüş yaşadı ve çok sık takım değiştirdi ama yedek oyun kurucu olarak ideal isim. Baskıdan uzak bir ortamda oynayacağı için faydalı olacağını ve Cunnigham için iyi bir mentör olacağını düşünüyorum.

Herhangi bir iddiası olmayan Detroit Pistons’un sezonda beklentisi Cunningham ve diğer gençlerin gelişimi olacaktır ancak Koç Dwyane Casey’in bu hedef için doğru isim olduğu konusunda kuşkum var.

Orlando Magic “Kim gitsin kim kalsın?”

Doğu’da yolu en net takım Orlando Magic. Çok sayıda genç yeteneği kadrosunda barındıran Magic için ana hedef oyuncu gelişimi. Wendel Carter JR, Chuma Okeke, RJ Hampton, Mohamed Bamba gibi rolünü tam olarak bulamamış, istikrar sorunu yaşayan ama potansiyeli olan oyuncuların yanında geçen sene iyi oynayan Cole Anthony, bu senenin çaylak oyuncuları Jalen Suggs ve Frantz Wagner ve sezona sakat girecek Markelle Flutz ve Jonathan Isaac, Orlando’nun geleceğinde var olma mücadelesi verecek. Özellikle çaylaklar Jalen Suggs ve Frantz Wagner’dan çok yönlü oyunları ve savunma katkısı nedeniyle beklentim yüksek. Suggs yüksek oyun zekasına ve savunma disiplinine sahip. Franz Wagner, point forvet türünün bir örneği. Savunmada elit olması zor ama hırsı oyun bilgisiyle savunmada handikap yaratmaz. Markelle Fultz ve Jalen Suggs’ın birbirini tamamlayan gard ikilisi olabileceğini, 3 numarada Frantz Wagner, 4 numarada ise Jonathan Isaac ve kenardan gelecek Cole Anthony ile beraber Orlando Magic’in omurgasını oluşturabileceğini düşünüyorum. Asistan koçluk yaptığı yıllarda oyuncuları gelişimine yaptığı olumlu katkıyla tanıdığımız Jamahl Mosley yeteneklerini sergileyebileceği bir takıma geldi. GM John Hammonds’un doğru koç seçimi yaptığını söyleyebilirim. Takımda tecrübeli olarak Gary Harris, Terrence Ross ve Robin Lopez var. Lopez’in gençlere abilik yapacağını diğer iki isme uygun bir teklif geldiğinde takas edileceğini düşünüyorum. Orlando Magic maçların çoğunu kaybedecek belki ama gençlerden hangilerine yatırım yapacağını görme şansı olacak.