ŞANSLI / İsmail Durlanık

Büyük başarı hikayelerinin ardında çok çalışmak yatar. Yeteneğiniz sizi bir yere getirir ama kalıcı olmak veya daha ileri gitmek için daima çok çalışmalısınız. Bireysel sporlarda pek olmaz ama takım sporlarında bu durumun istisnalarıyla karşılaşabiliriz. Şans bazen bütün faktörlerin önüne geçip sizi zirveye taşıyabilir. Örneğin kısıtlı yetenekle bir pivot olmasına rağmen doğru zamanda ve doğru takımda olduğu için 3 şampiyonluk kazanan Luc “Lucky” Longley gibi. Lakabının hakkını veren Avustralyalı pivot 1993-1997 yılları arasında Jordan, Pippen, Kukoç ve Rodman’lı  Bulls kadrosunda kendine yer bularak, ileride torunlarına anlatacağı çok sayıda şampiyonluk hikayesi biriktirdi. 2.18 boyunda olmasına ve oynadığı yıllar yarı saha basketbolu oynanmasına rağmen Longley, fizikal mücadeleye giremeyen vasat bir oyuncuydu. Bu nedenle takımı Minnesota kendisini serbest bıraktı. En iyi yaptığı şey orta mesafeden yüksek isabetle şut sokmasıydı. İşte bu özelliği çok sayıda delici oyuncuya sahip Bulls’ta ilk 5 başlamasına, 25 dakika ortalamayla sahada kalmasına, 3 şampiyonluk yüzüğü ve Lucky lakabı kazanmasına yetti. Lonyley’in şansı yüzükle de sınırlı kalmadı. Bulls sonrası Knicks forması giyerken ciddi bir sakatlık yaşadı ve kariyerini bitiren bu sakatlık nedeniyle sigortadan yaklaşık 30 milyon dolar tazminat aldı. Şanslı Luc şayet sakatlanmayıp oynayabilseydi sözleşme gereği 18 milyon dolar kazanacaktı. Oynamayınca fazladan 12 milyon dolar bonus kazandı. Her yönden şanslı olmak böyle bir şey demek.

Bucks Koçu Mike Budenholzer için Luc Longley kadar şanslı diyemeyiz. Geldiği noktayı çok çalışmaya borçlu. 16 yıl San Antonio Spurs’da Gregg Popovich’in 1. asistan koçu olarak görev yaptı. Ardından ilk baş antrenörlük macerasında Atlanta Hawks’la Konferans Yarı Finali oynadı. 2014-15 sezonunda Atlanta Hawks, 2018-19 sezonunda Milwaukee Bucks koçu olarak yılın koçu ödülünü aldı. Milwaukee’de normal sezonda hep başarılı oldu. Ancak play-offlar istediği gibi gitmedi. Normal sezonda takımı zirveye taşıyan sistem yetmiyor, rakiplerin play-offtaki hamleleri Bucks’ı devre dışı bırakıyordu. Koç Budenholzer rakip koçların hamlelerine taktiksel açından karşılık verememesi Bucks yönetimini bir başka koçla çalışma konusunda düşünmeye itiyordu. 2020-21 NBA sezonuna Bucks ve Budenholzer böyle bir ortamda başladı. Olası bir başarısızlıkta kovulacağını çok iyi bildiği bir play-off döneminde ise şans hep yanında oldu. 2-0 geri düştüğü Nets serisinin 4. maçında Kyrie Irving sakatlandı. Kevin Durant muhteşem maçlar çıkararak tek başına Bucks’ı eleyecekken ayağının milimle çizgiye basması sonucu giren şutun 2 sayı sayılması ve maçın uzatmaya gitmesi, sonrasında gelen galibiyetle gelen tur. Ardından Hawks serisinde bu defa Trae Young’ın sakat sakat oynamak zorunda kalması. Bir kez daha 2-0 geri düştüğü Phoenix final serisinde Chris Paul’un MVP düzeyinde oynadığı ilk iki maçın ardından büyük düşüş yaşamasıyla beraber Suns’ın oyundan düşmesi ve üst üste 4 maç kazanan Milwaukee Bucks şampiyonluğa uzandı.

Koç Mike Budenholzer’ın Bucks’la şampiyon olmasını sadece şansa bağlıyor değilim. Bu haksızlık olur. Geçen yıllara göre kenarda daha iyi iş çıkardı. Antetokounmpo’yu 5 numarada kullanması, ısrarla boyalı alana hücum etmesini istemesi gibi doğru hamleleri oldu. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi ana plana körü körüne bağlı kalmadı. Ancak çok şanslı olduğu da inkâr edilemez.

Gelen şampiyonluğun ardından Bucks yönetimi Mike Budenholzer’la 3 senelik yeni bir sözleşme imzaladı. Birkaç gün önce açıklanan anlaşmaya göre Budenholzer 2024-2025 sezonunun sonuna kadar Antetokounmpo’ya koçluk yapmaya devam edecek. Bu süreçte şansı ne kadar yanında olur bilemeyiz ama üstündeki her an kovulma baskısından kurtulduğu kesin. Artık bir şampiyonluk yüzüğü ve daha fazla kredisi var.