Biz büyüdük ve kirlendi dünya / FATİH SÖYLEMEZOĞLU

Biz büyüdük ve kirlendi dünya / FATİH SÖYLEMEZOĞLU

Yeni türkünün tarihe mal olan “Telli telli” şarkısının “biz büyüdük ve kirlendi dünya” sözleri, gelişmeden genişleyen dünya da hepimizi tarif eden büyülü bir cümle olarak hafızalarımıza kazınmış durumda.

Bu hormonlu büyümede tüm manevi değerlerini hızla kaybeden dünya da maalesef sağlıklı nesiller yetişmesi için temiz kalması gereken spor branşları da tüm masumiyetini kaybetmiş durumda. Dünyada sporun en temel örgütlenmiş kurumu olan Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin adı gün geçmiyor ki bir skandal ile anılmasın…

Bir sonraki olimpiyatların hangi ülkeye verileceği ile ilgili çirkin ithamlar nerede ise sıradan ve olağan bir prosedür gibi fiyat tarifeleri ile telaffuz edilirken, konu ile ilgili dönen rüşvet rakamları ve yakalanıp ceza alanlar dudak uçuklatıyor.

ULUSLARARASI OLİMPİYAT KOMİTESİ VE ÖTESİ…
Tüm dünya gençliğini peşinden koşturan ve en popüler spor dalı olan sihirli futbol topunu idare eden FIFA ve UEFA’da dönen çirkin dolaplar ise adi sokak hırsızlarını bile utandıracak boyutlara ulaşmış durumda. FIFA başkanı Sepp Blatter ve UEFA başkanı Michel Platini’nin haksız kazanç-rüşvet iddiaları sonrasında FIFA etik kurulundan almış oldukları 8 yıl futbol organizasyonlarından men edilmeleri, buz dağının altında kalan kısmı düşününce insanı gerçekten ürkütüyor.

Son olarak, WADA’nın ne haltlar karıştırdığı ile ilgili basına yansıyan haberler de, Rusya’nın devlet teşvikiyle doping yaptığı, Olimpiyat Şampiyonu atletimiz Aslı Çakır Alptekin’in, doping nedeniyle 8 yıl müsabakalardan men edilirken WADA yetkilileri ile rüşvet alış veriş söylentileri ise daha önce yazdığım “Tanrı çocuklarımızı spordan korusun” tezinde ne kadar haklı olduğumun belgesi gibi…

Bunların yanı sıra, ne halterdeki skandallara, ne 2000 yılında zihinsel engellilerin katıldığı paralimpik oyunlarında basketbolda altın madalya kazanan İspanya’nın paralimpik basketbol milli takımına engelsiz 2 sporcuyu da dahil ederek şampiyon olması, ne de ülkemizde yaşanan 3 Temmuz sürecinin zihinlerde yaşamaya devam etmesi konusuna hiç girmiyorum…!

BASKETBOL ETİK KURULU…
Gün geçtikçe bu pis bataklık içerisinde irtifa kaybeden sporumuzu kurtarabilmek için acilen önlem alınması gerekmektedir. Son 10 yılda siyasetin sporun içine bu denli nüfuz etmesi, sporu gerçek spor adamlarının elinden almıştır.

Hal böyle olunca sporun içine nüfuz eden siyaset adamlarının bu bataklıktan kendilerini de kurtarabilecek bir yapıyı kurma ve bu oluşuma destek verme zorunluluğu vardır. Bu bağlamda , özerk basketbol federasyonunun acilen bağlı olduğu kurum nezdinde girişimlerde bulunarak tüm basketbol camiasının bu güne kadar takdir ve güvenini kazanmış akil ve aynı zamanda “CESUR” adamlardan oluşabilecek bir “Etik Kurul” ve bu kurulun kendi içerisinde tamamen özgün ve özerk hareket edebilmesini sağlayacak yönetmelikleri çıkarması gerekmektedir. Genel kurul sırasında federasyon seçiminden tamamen bağımsız ve politize olmadan şahsi müracaatların oylanması yöntemi ile oluşturulması gereken bu kurul ile ilgili yapılacak bir beyin fırtınası sağlıklı bir düzenleme yapılabilmesini sağlayacaktır. Aynı şekilde “Tahkim Kurulu”nun da Genel Müdürlük çatısından çıkarılarak, Basketbol Federasyonuna özel bir birim haline getirilmesi gerekmektedir. Haydi Sayın Harun Erdenay, tam zamanı fark yaratmak ve çözümün parçası olabilmek için…

Başlıktaki nedenin sonucu “yenik düşmesin her şey zamana…”

Bir sonraki yazı konum, “Oyuncu ve antrenör menajerlerinin sistem içerisindeki etkileri” Konu ile ilgili söyleyecek sözü olanlar paylaşılmamak kaydı ile fikir, tespit ve önerilerini fatihsoylemezoglu@gmail.com adresinden bana ulaştırabilirler.