Anadolu Efes’e yakışmadı / GÖKHAN GERMAN

Anadolu Efes’e yakışmadı / GÖKHAN GERMAN

Hedefin Final-Four’sa, bütçen iki yıldır Avrupa’da ilk dörde giriyorsa, Top 16’da ‘çerez’ sayılabilecek bir deplasmanı kazanman gerekir. İlk çeyrekte 47, maç sonu ise 84 sayı inanılır gibi değil. Oysa ki, Top 16’ya daha iyi başlayan, sürekli gelişen bir Efes izliyorduk. Kaybedilen Kuban maçında dahi son top hariç oldukça dengeli, ne yaptığını bilen bir takım vardı sahada. Ama Cedevita maçı sanki öylesine bir hazırlık karşılaşması gibi oynandı. Fark 13’e çıktıktan sonra Efes’te bazı şeyler ‘dank’ etti ama maç sonunu oynayamama sorunu bir kez daha ‘hort’ladı. Efes’in kafa kafaya girip kaybettiği bu kaçıncı maç! 13 sayı geriden gelip Birkan ve Brown’un kişisel çabaları ile öne geçtiler ama gerisi gelmedi. Bocalama döneminde İvkoviç de maçı izlemekle yetindi, hiç müdahele etmedi kayıp giden oyuna. İvkoviç’in hediye ettiği maçlara bir yenisi daha eklendi Zagreb’de.. Cedevita’da Zoriç yoktu, tek pivot Bilan tek başına denize döktü Efes’in tüm uzunlarını. İvkoviç, prensip olarak Tanjeviç gibi, pivotlara yardım getirtmiyor. Başlarının çaresine baksınlar istiyor. Ama sanki bu taktik biraz ‘demode’ olmuş gibi. Onlardan başka uygulayan da yok. Zirbes’i, Stimaç’ı, Bilan’ı, yani Avrupa’nın vasat sayılabilecek pivotlarını ‘star’ yapıyor bu savunma planı. Sonuçta bu yenilgi, ilk iki yolunda ağır bir darbe vurdu Efes’e… Belki çeyrek finale kalırlar ama saha avantajını ellerine geçirmeleri artık çok zor görünüyor.