Kriz yönetimi mi, yönetim krizi mi? / GÖKHAN TÜRE

Igor Kokoskov’un Fenerbahçe BEKO’dan ayrılışı değil de ayrılış şekli ve zamanı çok tartışılacak…

Anadolu Efes ile oynanan final serisindeki berbat performans sonrası Kokoskov ile bu işin yürümeyeceği belliydi. Nitekim Kokoskov, Sırbistan milli takımı ile de ev sahibi olduğu olimpiyat elemelerinde çuvallayıp tüyü dikti! Bu bakımdan sürecin işleyişini profesyonellikle bağdaştırabilir, Kokoskov’a devam eden kontratı için tazminat vermek yerine, tam aksine mobbingle ayağını kesip, Dallas Mavericks’ten gelecek 700 bin doların kasaya girmesinden memnuniyet duyabilirsiniz. Ama kazın ayağı öyle değil.

30 milyon euro’luk bütçelerle şampiyonluk kovalayan bir oluşum, 2-3 yıl içinde 700 bin dolar için neredeyse sezona antrenörsüz girecek noktaya getirilmemeliydi… Bütçe olarak küçülebilirsiniz elbet ama bunun adı başka bir şey!..

Basketbolda Fenerbahçe BEKO gibi daha yakın bir zamanda Dünya çapında isim yapmış bir markanın değerine bu şekilde zarar vermek hem de bunu “kendi eliyle” yapmak gerçekten çok vahim!...

Bu arada mobbing demişken, Kokoskov’a yapılanın bir benzerine, geçen sene de kulübe 7 yılda tarihi başarılar kazandıran Obradovic uğramış – ki o hiç hak etmemişti - efsane çalıştırıcının, kontrat süresi bitene dek yüzüne bakılmamış, sonunda da küstürülüp yuvadan uçmuştu. Kısa vadede kasaya girecek para belki bir transfer yapmanıza yardımcı olur ama zedelenen imajı, çöpe atılması göze alınan yeni sezonun yaratacağı zararı asla karşılamaz!..

Bu noktada sorulması gereken sorular var. Başlıca olanları şunlar:

1- Eğer yeni sezon planlamasında Kokoskov varsa – ki öyle olmadığı net biçimde görülüyor – sırf kontratın yükümlülüklerinden, yani tazminattan kurtulmak adına yeni sezonun hazırlıklarının başlamasına çok kısa bir süre kalana kadar beklemek, başarının değil paranın ön planda olduğunu göstermiyor mu?

2- Kokoskov ‘gidici’ ise – öyle olduğu da net biçimde görülüyor – o zaman onca transferi yöneticiler “kafasına göre” mi yaptı? Kokoskov’un talimatları doğrultusunda yapıldı ise bu daha vahim! Coachunun devam edip etmeyeceğini öngöremeyen bir yönetim olabilir mi? Takım mühendisliği yöneticilere mi kaldı?

3- Ben bu yazıyı yazarken Aleksandar Djordjevic ile imza aşamasına gelinmişti. 700 bin dolar için yeni sezona ramak kala coachsuz kalmayı göze alan bir yönetime, yeni coachun masada ‘ben şu oyuncuyu istemiyorum’ deme lüksü olacağını sanmıyorum. Zaten öyle olursa imza olmaz. Ama demese de kimya konusu ciddi bir sorun olmaya gebe… (Bu arada, bence hala De Colo’nun yükünü hafifletecek, Henry’yi dinlendirecek bir point guarda ihtiyaç var) .

Fenerbahçe BEKO’da “takım mühendisliğinde” 2 yıl içinde gelinen noktaya bakın!.. Çok değil, 4 yıl önce Euroleague kupasını havaya kaldırmış, üst üste 5 kez Final-Four oynamış bir kulüpte Obradovic sonrası ciddi bir “otorite boşluğu” var… O varken, patron Obradovic, Gherardini ve yönetim ‘tamamlayıcı unsurdu”… Şu aşamada ortaya çıkan tablo, işlerin sağlıklı bir şekilde işlemediğini, yolunda gitmediğini gösteriyor... Sarı-Lacivertli cephede Obradovic gittiğinden beri kriz yönetimi ile yönetim krizi birbirine paralel şekilde ilerliyor!..