Bir numara (Şart mı?) ve coach / HURŞİT BAYTOK

Günümüz basketbolünde değerlendirmeler artik salt istatistiki verilere bakarak yapilirsa yeterli olamayabiliyor, hatta sizi yaniltabiliyor bile. Aliskanliklarin, iliskilerin( gerek coach - oyuncu, gerekse de oyuncu - oyuncu ), kimyanin, bireysel performanslarin hangi şart ve ortamlardan etkilenerek arttigina veya kesildiğine önem vermek gerekli hale geliyor. Rakibin senin savunmani hangi yollari kullanarak zorladigi, bu konuda istikrarli olup olmadigi, senin rakibi kaç kere cizgiye yolladigin ve bu örneklerden daha onemlisi, bütün  bunlarin sebeplerini analiz etmek daha onem kazaniyor. Özetle,  bu ve bunlar gibi bir cok teknik ve psikolojik degerlendirme daha onem kazanmis durumda. Oyuncunun bireysel performansinin kazanmayi ne derece etkiledigi, sergiledigi performansin takimda sinerji yaratip yaratmadığının degerlendirilmesi coach'lari daha cok ilgilendiriyor.


Artik takimlar, yukarida özetlenen düşünceler ışığında düşünürsek,  eskiden oldugu gibi iyi bir point guard ile basarili olmanin cok otesine geçtiler. Evet, ozellike Euroleauge'de son senelerde basarili takimlara baktigimizda iyi birer point guard varligi inkar edilemez. Ancak, bu guard'larin yanlarında ayni özellikleri tasiyan birden çok oyuncunun var olduğunu da gözden kaçırmamak lazim. Takim icerisinde bir cok oyuncunun ust duzey fundamental becerisine sahip olmasinin yaninda, etkin saha gorusu, oyun bilgisi, oyun algisi, algi yönetimi, sogukkanlilik (ozellikle baskı ile basa cikabilma adina ), hazir olma, farkindalik, oyunun bir kaç hamle önünde olma, hissetmek(içgüdü), yaraticilik, fiziksel özellikler ( ki artik bir kriter olmanin otesinde olmazsa olmaz ) gibi kavramlar, bugünün basketbolunde,  yalnizca point guard'da olmasi gereken ozellikler olarak sayilmiyor. Birden çok oyuncunun bu ve benzeri ozelliklere sahip olmasi  yadsinamaz bir gercek olarak ortada duruyor.

Bir diger onemli fark da basketbol oyunu cok hizlandigi icin kontrol artik tamamen coach'larin elinde olamıyabiliyor. Onun icinde yukarida yazili ozelliklere sahip birden cok oyuncu ile ayni lisani konuşabilmek, iletisim, yüksek empati gücü, coach'un felsefesinin oyuna uygunluğu ve sürdürülebilir olmasi, ön hazirlik, güven müessesesinin doğru çalışması, kişiliği yönetebilme becerisi, coach'un teknik taktik bilgilerinin aktarmasinin en büyük yardimcisi oluyor. Ekibi coach kurar ama takimi lider yonetir. Coach'un işi lideri yonetebilmektir. Burada su saptamayı da yapmalim, takimin lideri mutlaka guard olacak diye bir zorunluluktan bahsetmek sizi zorlayici bir kavramdir. Olmasi  tabii ki Şam'da kayisi kivaminda olur ama bu bir zorunluluk degildir. Takim icerisinde bir baska oyuncu bu gorevi ustlenebilir .Kaldi ki bu bir görev olmayıp, dogal olarak insan tabiatının en üst duzey vasıflarından biridir. Tabiidir, dogaldir.


Sonuç olarak, mutlak bir numara kavrami eskimemekle birlikte, yeterli degildir. Diger oyuncularinda ayni ozelliklere sahip olmasi gerekli hale gelmistir. Oyun hizlanmistir, coach, daha bilgili daha kültürlü olmali ve bu meziyetleri ile daha güvenilir bir tutum  sergilemeli , kişiliği idare edebilmelidir. Ayrica coach,  oyuncularinin içgüdülerine guvenmeyi becerebilmelidir ki,  bunu,  oyunculari ile karşılıklı guven iliskisini kurabilen bir coach yapabilir .

 

Hurşit Baytok