Değişim ve dönüşüm zamanı / Coşkun Teziç
21.10.2020 - 18:32

 

“Yola çıkın, yol görünür.”

Mevlana

 

Dünyada geçmişle ilgisi olmayan bir süreci yaşıyoruz. Birçok konuda ülkeler arasında artık herhangi bir rekabet unsuru şu an için var diyemeyiz. Okullar her yerde kapalı, öğrenciler uzaktan eğitim alarak öğreniyorlar. Şu anda eğitimde rekabet sıfırdan başlıyor ve şartlar eşit.

Bu durumda okullara bina ve materyal olarak yapılacak yatırımların orta vadede eğitime ve çocuğun öğrenmesine katkısı yok. Görüldü ki, evde oturarak da öğrenilebiliyor.

Basketbol seyircisiz oynanıyor. Bu durumda binlerce veya yüzlerce kişilik salon yatırımı yapmanın da orta vadede yeni yetişecek sporcuya hiçbir katkısı olmayacak. Şu an en fayda sağlayacak yatırım; Prefabrik salonlar ve zemini sporcu sağlığına uygun açık hava sahaları olacaktır.

Çözüme ulaşması gereken ise; İnsan gelişimini zihinsel, duygusal ve sosyal üç temel değişken üzerinden anladığımız için, zihinsel gelişimi dışında, mevcut durumda çocuğun sosyal ve duygusal ihtiyaçlarını kimin karşılayacağı! Konunun bu aşamada basketbol ayağında neler olabileceğini ortaya koymamız lazım.

Ben kendimi bildim bileli bu ülkede alt yapıdan sporcu yetişmiyor, yetişse de A takımında yer bulamıyor söylemi sabit, kemikleşmiş şikayet kalıbıdır. Yine bildim bileli antrenör eğitimleri, TÜBAD öncesinde, yılın belli dönemlerinde klasik müfredatlarla gerçekleşir ve katılım şansı bulamayan, bazen de bulan antrenörlerin şikayetleri ile sona ererdi. Şimdi şartlar değişti, değişim ve dönüşüm zamanı.

Basketbolda değişim yenilikçi, reformist ve cesur insanlar ile yeni bilgilere açık antrenörler sayesinde olur. Her şeyin değiştiği şu ortamda değişmeyen tek şey eğitim!..

Alt yapılarda hedef kitlemiz Z ve Alfa kuşağı nesillerin öğrenme alışkanlıkları, bilgiye ulaşma tercihleri, duygusal ve sosyal gelişim beklentileri hakkında ne biliyoruz, ne yapıyoruz? Bu kuşak nesillerin hayat becerileri konusundaki temel eğitim beklentileri ve eksiklikleri nelerdir ve bunu ne kadar umursuyoruz?

Mevcut durumu ve bu şartları göz önüne alarak önce vizyonumuzu belirlememiz lazım.

Dijital ortamdan aktarmak üzere içerik geliştiren ve eğitim tasarlayan, bilgiyi en iyi aktaran antrenörler ile ülkenin her alt yapı antrenörüne, farklı içeriklerle de her alt yapı sporcusuna ulaşıyor olmak hedefimiz olmalı. İşe, basketbolda eğitimi en iyi tasarlayan aktaran antrenörler yaratmakla başlamak lazım. Bunların sayısı ilk başta birkaç tane olacaktır ve elbette zirve onların olacaktır.

Peki “diğer antrenörler” dediğinizi duyar gibiyim! Çok önemli görevleri olacak. Sporcunun doğru bilgiye ulaşması, o bilgiyi bilince dönüştürmesi, öğrenme yöntemlerini aktarması, yukarıda bahsi geçen, sporcunun duygusal, sosyal ihtiyaçlarının karşılanması ve motivasyonları bu antrenörler sayesinde olacaktır.

Başta Basketbol Federasyonu olmak üzere, kulüpler, TÜBAD ve sivil toplum örgütlerinin yani basketbolun tüm paydaşlarının bu antrenörlere olanak ve kaynak yaratma konusunda destekleri ise “yeni normal” reformun başarısında en önemli unsur olacaktır.

Dünyada rekabet yeni baştan başlıyor. Biz beş yıl sonra nerede olmak istiyoruz?

Dünyada reform kelimesi ile birlikte en çok anılan sistem eğitimdir. Basketbolda reformun ve rekabetin anahtarı da eğitim olacaktır.

(Kaynaklar: Prof.Dr. Selçuk Şirin, eğitim yayınları, New York Üniversitesi)

COŞKUN TEZİÇ

Yorumlar


Bu haber'e ilk yorumu bırakan siz olabilirsiniz.

Yorum Yazın


Tweetlerimiz