Darüşşafaka Doğuş-Anadolu Efes izlenimleri
29.09.2016 - 23:40

Sezonun başlamasına kısa bir süre kala hazırlık maçları iyiden iyiye kıyafetli prova halini alıyor.

Darüşşafaka Doğuş ile Anadolu Efes arasındaki karşılaşma da normal sezon Euroleague maçı gibiydi. Ve iki takımın son durumu için de bazı fikirle edinebildik bu mücadeleden.

Bir maç değerlendirmesinden öte iki takımdan gözümüze çarpanları iletelim.

Her ne kadar pota arızası ve peşinden skorborddaki problem nedeniyle oyun soğusa da tempo iki takımın da aklındaki ilk olgu.

Özellikle Darüşşafaka Doğuş, aldığı net ribaunttan sonra Clyburn ve Anderson ile topu ittirip çok çabuk potaya gidiyor. 4 dakika oynayan Slaughter hariç tüm oyuncuların asist yapmış olması onların topu ne kadar iyi paylaştığını gösteriyor. Özellikle farkı açtıkları son bölümde çok iyi alan paylaşan Daçka, Wanamaker’ın pick’n roll’larıyla rahat skor buldu.

Bu sene çok daha dinamik, agresif, tempolu ve rolleri iyi kurgulamış bir Daçka göreceğimiz kesin. Hücum ribauntlarına giriyorlar, sert oynuyorlar ve hücumda potaya gidebilen isimleri olduğu için sete set kaldıklarında da sorun yaşamıyorlar. Dışarıdan daha iyi soktukları (7/24 ile attılar) veya Wilbekin’in diğer hazırlık maçlarında olduğu gibi topu elinden daha çabuk çıkardıkları akşamlarda galibiyete daha yakın olacaklardır. Ki daha Semih, Ender, Mehmet tribünde…

Kuşkusuz bir isimden ayrıca bahsetmek gerek ki o da Furkan Aldemir. NBA’den döndüğü zaman ABD’nin ona pek yaramadığını görmüştük. Bu yaz bir ameliyat geçirdi ve dönüşü muhteşem oldu. Kısa sürede Blatt’in gözüne girmiş Furkan… Efes karşısında bir üçlük isabetinin de olduğu 15 sayı 7’si hücum 15 ribauntluk performansının yanında top kaybetmemesi önemliydi. Onun yeniden zirve yaptığı bir sezon izleyebiliriz.  

6 gün sonra Cumhurbaşkanlığı Kupası’nda Fenerbahçe ile karşılaşacak olan Anadolu Efes’inse biraz daha zamana ihtiyacı var gibi gözüktü. Avrupa Şampiyonası Elemeleri’nden geldikten sonra takımla yaklaşık 1 haftadır beraber olan Omic’in ritmini bulmaması Efes’in istediği düzeni sahaya yansıtamamasına yol açtı.  Omic’in verimsiz olup süre alamamsıyla Darüşşafaka Doğuş’a özellikle de ikinci yarı çok ribaunt verdiler. Perasovic, takımı bazen çok uzatsa da (Granger, Cedi, Honeycutt, Brown, Dunston) ribaunt sorununu aşamadı. Oysa ki maçın başında Brown ya da Dunston ribaunt aldığı anda topu yere vurdu ve hızlı hücum için geçişlerin başlangıç noktası oldu. Granger-Heurtel/Cotton kısa rotasyonunun sahada olmasının da bunda rolü kuşkusuz var.

Bir diğer sorun dışarıdan net bir şut tehdidinin olmaması. 2/2 atan Cedi Osman’ın dışında takımın geri kalanı 2/16 ile şut attı. Bu iki isabette Granger ve Cotton’dan geldi. 4 numaradan şut tehdidinin yaratılması önemli, yani Derrick Brown ve DeShaun Thomas’ın burada isabetini arttırması gerekecek. Yoksa Daçka gibi içeri yardımlar daha net geliyor ve alan açmada sorun yaşıyor Efes.

Yeni transferlerden en merak edilen isim Bryce Cotton olsa gerek. Kişisel fikrim; Cotton’ın şu anda Heurtel’in önünde gözüktüğü... Heurtel kendi oyununu oynuyor her zamanki gibi ama Cotton, hem topa yön verip paylaşabiliyor, hem de sırasını bekleyip ceza şutunu sokabiliyor. Rol tanımına uyup gerekli yerde gerekli işleri yapabilen bir isim. 13 dakikada 7 sayı 4 asist bunu kanıtlıyor. Tek sorunu fiziği… Ve tabii ki yabancı sınırı.

Bir diğer transfer Tyler Honeycutt, önemli bir hamle…  Savunmada zayıf taraftan yaptığı yardımları, hücumda havada adeta asılı kalarak aldığı ribauntlarla müthiş bir enerji gücü olacak. Daçka karşısında Honeycutt 6 sayı 4’ü hücum 7 ribaunt 1 asist 4 top çalma 1 blokla oynayarak etkisini gösterdi.

Dunston’ı da belki yeni bir transfer olarak düşünebiliriz çünkü Ivkovic’ten sonra Peras’la rolünün daha da arttığını söyleyebiliriz. Onun sırtı dönük oyunu üzerinden kurgulanan setleri fazlasıyla göreceğiz. Özellikle Omic ritmini bulana kadar Dunston’a ihtiyaç daha da artacak.

Bunlar kuşkusuz daha ilk gözlemler ve sezonun daha çok başındayız. Darüşşafaka Doğuş net bir fikre sahip ve roller hem tanımlanmış hem de oyuncular tarafından kabul görmüş. Efes ise geçen yıldan daha iyi olacak gibi. Daha tempolular, daha atletikler ve daha özgürler…

Biraz da saha dışına değinelim. Bir hazırlık maçı olmasına karşın iyi bir ilgi vardı maça. WV Arena’da her zaman güzel bir ortam oluyor ve bu salonn enerjisi oldukça yüksek. Ama en güzel görüntüyü İbrahim Kutluay verdi. Darüşşafaka Doğuş’un icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, oğlu Ömer ile devre arasında basket oynarken karşılaşma sonundaysa diğer çocukların katılımıyla kendini bir maçın ortasında buldu. Ve evet; İbo hala şut kaçırmıyor.

Yorumlar


Swee Pea Omiç kesinlikle çok kötü bir transfer. Slovenya milli takımında iki maçını seyrettim. Vidmar'ın çok gerisinde. Bundan çok daha iyi olacağını da sanmam. Heurtel'le birlikte sorun çıkarma potansiyeli yüksek. Kyrylo Fesenko gibi bir oyuncu çok daha iyi bir seçim olurdu.
30-09-2016 18:05
nihat Dünkü maç ile birlikte Olympiakos maçını ortak değerlendirirsem, ben Efes'i - Can Bey'in aksine - son derece hazır ve ne yapmak istediğini bilen bir görüntüde buldum. Ahmet Çakı'nın başlattığı çabuk oyun hala devam ediyor, ki bu kadar çok guardın olduğu bir takımda son derece geçerli bir strateji. Efes şu anda Avrupa'nın açık ara en atletik (üst düzey) takımı ve bunun kurgusu da son derece iyi yapılmış. Maçta zaman zaman görülen uzun beş, bir dönem Kunter'in uyguladığı motion offense'i andırıyor ve Honeycutt-Thomas-Brown-Cedi gibi pozisyonsuz oyuncular bu işi gün geçtikçe daha iyi yapabilecektir kanaatindeyim. Dünkü maçın skorunu belirleyen şey, ilk çeyrekteki pota arızası (Efes o ana kadar domine ediyordu maçı), Bertans'ın ve Aldemir’in ekstra performansları ve dördüncü periyoddaki hakem saçmalıklarıydı. Şu anda Efes'in ihtiyacı Omiç'in ve Furkan'ın (yazı bomboş geçirmiş gibi) forma girmeleri ve uzun vadede de Dunston'a yedek atletik bir uzun (Frank Elegar vs) bence.
30-09-2016 14:01

Yorum Yazın


Tweetlerimiz